Malik Sezgin, Grand Hotel Esplanade''den gelip beni aldı ve Weimar Instıtute''nin Berlin''deki etkinliğine götürdü. Malik Bey İstanbul''lu. Ailesiyle birlikte 25 yıldır Almanya''da. Tercümanlık yapıyor ağırlıklı olarak. Genel Merkezleri Potsdam''da olan Weımar Instıtute''nün Başkanı Alman Avukat Ebubekir Rieger. Çok genç. Çalışmalarını İslamı anlatma, yaşama ve dayanışma biçiminde özetliyor. Bir aydın platformu olarak da noktalıyor. Arayış içindeki batılı gençler ve entellektüeller de hedef kitleleri, dostları. İslamische Zeitung adında bir haftalık gazeteleri var. İslam dünyasının sorunlarına eğiliyorlar.
Mevlâna da tercüme edilmiş Almanca''ya. Kitap olarak yayınlamışlar. Sultanahmet Camii ve Boğaziçi''nin posterleri de çiçek gibi yayınlarında. İnternet ile de (www.muslim-lawyers.net) bütün dünyaya bağlanıyorlar... Rainer Maria Rilke ünlü Avusturya asıllı Alman şair. İyi bir sınıfa mensup olsun diye ailesi subay mektebine gönderdi, kendisi şair oldu. (1875-1926) Hâlâ okunan bir sanatçı. Rusya dahil bütün Avrupa''yı dolaştı ve o günün sanatçılarıyla birlikte oldu. Saatler Kitabı''nı dua ederek tanrıya ulaşmaya çalışan bir keşişin ağzından yazdı. Varlığında gizemli bir kıpırdanma olduğunu hissetti. Henrik İbsen, Maurice Maeterlinck, Nietzsche izlerinden gitti. Ritmi, akıcı müziği, telkin gücüyle ateşli dualarda buldu kendini. Lükse, erotizme ve sefalete karşı çıktı. Ancak sanatta ve bilgideki her yeniliği takip etti. Arayışlarını hızlandırdı. Yeni bir lirik üslup geliştirdi. İncil''den ve mitolojiden konulara girdi. Ustalık ve incelikle, üslûbunu yükseltti. Yoğun bir duygusal ve ahlâki özle kendini değişik hissettirdi. Kusursuz bir öz yakaladı. Sorunlarını ve korkularını yendi. Dizeleriyle düşünceyi ve derinliği kaynaştırdı. Bütün satır aralarında "Allah"ı zikrediyordu.
Kendini arayan adam Bunalımlara girdi, ağıtlar yazdı. Duino Ağıtları doruk noktası oldu. İşte asıl hikaye bundan sonra başlıyor Rilke''de. Çünkü o arayışlarını noktalamadı sürdürdü. Cehennemin uçurumunda sanki sallanıyordu. İşte burada Hıristiyanlığı sorgulamaya başlıyor Rilke ve Nietzsche gibi Hıristiyanlığın aşkınlık ve dualizmine karşı çıkar. Hep taze kalan ve içi dolu olan bir yeni istiyor. Kozmik iç mekâna dayalı bir tekçiliği savunuyor. Rilke ölçüsüz bir estetikçi oldu. Bununla da kendisini yendiğini ve kurtardığını öne sürenler olduğu gibi görüşleri hâlâ tartışılıyor ve şiirleri hâlâ okunuyor. Seçilmiş Şiirleri ve Mektupları Türkçe''de de yayınlandı. Rilke''yi okumakta fayda var. Bir saat sürdü bu sohbet. Şimdi Hıristiyan aydınlar arayışları çerçevesinde Rilke gibi kafasındaki sorulara cevap arıyor. Nedeni de toplantı sonrasındaki sordukları sorular. İslam diniyle ilgili bilgi istemeleri. İsevilikle karşılaştırmaları. Weimar Instıtute''nün Rilke Toplantısından sonra Ebubekir Rieger, Malik Sezgin ve Danimarka''dan Ali Eyüp ile birlikte Hasır''a gidip ezo gelin çorbası içtik, döner, dürüm ve kuşbaşı yedik. Benim de artık Ankara''ya dönme zamanım geldi galiba. Ayrıca Fenerbahçe hiç de bekleneni vermiyor. Canımı sıkıyor.

