-8 Ekim, bu pazar günü Ankara ASKİ Salonu''nda büyük kongreniz var. Yeniden aday mısınız genel başkanlığa? -Arkadaşlarım müsaade ederse adayım. Ayrıca partide herkes de aday olabilir. Adora Altınel Otel''de BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve kurmaylarıyla dün sabah birlikte kahvaltı yaptık. Basın Müşaviri Mehmet Davut Özülker zaman zaman bu tür düzenlemelerle siyasetçileri ve gazetecileri bir araya getiriyor. Konuşuluyor ve tartışılıyor sorunlar. Daha da ötede bilgileniyoruz. Bir zamanların ülkücü gençlik önderi, şimdiyse orta yaşlı politikacı Yazıcıoğlu anlatıyor: -12 Eylül zindanlarında dayaktan moraran vücudumuzu göstermedik Avrupa İnsan Hakları Komitesi üyelerine. Sordular, (devletimizle sorunumuzu biz hallederiz) dedik; şikayet etmedik. Yan koğuştaki marksistlerin çığlıklarına ilk isyan da bizden geldi yetkilelere. İnsan haklarını ta o günlerde savunuyorduk, şimdi de. BBP Lideri''nin anlattığı kadarıyla büyük kongrede demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti öne çıkacak:
Sezer''i iyi okumak -Kongrede siyasetteki duruş noktamızı göstereceğiz. İnsan öncelikli politika üretiyoruz. Türk halkı umudunun bittiği yerde bile, bir umut kapısı bulmuştur. Her gün halkla beraberim. Arayışlarını biliyorum. Umutları biz olacağız. Çünkü taşrada çok ciddi dayatmalar var. İnsanlar konuşmaya korkuyor. Kırşehir''de yaşlı bir piri faninin anlattıkları içler acısıydı. Bu psikoloji bütün vücuduna sinmişti. İnsanlar artık yardım etmeye bile korkuyorlar. -Neden? -Geçenlerde Almanya''daydım. Eşim de yanımdaydı. 80 hemşehrimin oturduğu köyde sohbet ediyorduk. Eşime sordum. Bana bir Alman polisini tarif et dedim. Edemedi. Çünkü otorite kendini belli ediyordu ama göstermiyordu. Oysa Almanya bir polis devleti gibi. Bize gelince hiç de demokrat bir ülke yönetimi gibi davranılmıyor. Polis her yerde ve kendini belli ediyor. İşsiz sayımız 14 milyon oldu. -Cumhurbaşkanı Sezer''in konuşması.. -Oldu bittilere, keyfiliklere, antidemokratik uygulamalara, hukuk dışılıklara müsaade etmeyerek, yetkisini kullanacağının mesajını verdi. Hükümet ise meclisteki aritmetik çoğunluğuna dayanarak tasarruf etmek istiyor. Muhalefet de olmayınca, sorunlar büyüyor. Hantal devlet yapısı değişmiyor. İspiyonculuk meşrulaştırılıyor. Mağduriyetler ömür boyunu kapsayacak biçimde genişletiliyor. Cumhurbaşkanı konuşmasıyla yetkilerini tartışmaya açtı. Ayrıca iktidar önerdi Sayın Sezer''i ve seçti. Seçerken de çiftliğe kahya seçmediğini çok iyi biliyordu. İktidar maalesef taahhütleri alınmış bir hükümettir. -Peki sorunlar nasıl çözülecek, hep eleştiriyle çözülmüyor? Mini reçete -Önce Türkiye korkuyu yenecek. Kısır çekişmeleri bırakacak. TBMM de parlamentoyu öne çıkaran bir başkan seçecek. Milletvekilinin hür iradesini kullanmayı engelleyen iç tüzük değişecek, hepsi bu şimdilik. İnsanlarımız Türkiye''yi medyadan öğrenmeyi yenecek sonra. Öteki Türkiye ile karşı karşıya gelecek halkımız, yöneticilerimiz. -CHP yönetimini değiştirdi. Onlar da sizin gibi parlamento dışı. Ancak sizin gibi iddialı değiller. -Olamazlar. Deniz Baykal''ı kutlarım ama denenen CHP kaldığı yere geri döndü. Kendini hiç yenilemiyor. Arayışlara cevap veremiyor. BBP, öyle değil. Bütün MHP, FP, ANAP, DYP tabanından alâka gördüğü gibi, DSP ve CHP''den de gelenler var. Bunu büyük kongrede istatistiklerle açıklayacağım. Biz Türkiye''nin partisiyiz, hedefimiz bütün insanlarımız. Türkiye kumpastan kurtulacak. (Bir sana, bir bana dönemi) bitecek. BBP ihtiyaçlardan ortaya çıktı. Bu sonbahar çok ciddi siyasi oluşum ve gelişmelere sahne olacak. Çünkü "Muratlar artık çuvalı deliyor." Mızraklar zaten belliydi. Keyfilik artık demokrasiye müdahale edemeyecek. Kamu israfı enflâsyonun çok üstünde. 18 Nisan seçimleri neticesini yeneden iyi okumakta fayda var. Politikada bazı gelenekler ciddi ciddi tartışılıyor. Bakalım BBP "dürüst, çalışkan, üretken, yiğit insanlar ama; iş yaptırır, iş yapabilir ve iktidara gelebilirler mi?" imajını değiştirebilecek mi büyük kongrede. Yani, Pazar''a...

