Ankara''da bazı kamu kuruluşları vardır ki zarar üzerine zarar eder. Bazılarına da parasını koyacak kasalar yetişmez, yıl sonunda götürür bunu "hazine"ye teslim eder. RTÜK gelirleri o kadar fazla ki, kurum; bina aldı, lojman aldı, personeline bir ay tek, bir ay çift maaş, ikramiye, teşvik ödedi; araç-gereç donanımını halletti, temsilciliklerini örnek hale getirdi, yine de parası arttı. Peki ne olacak bu artan paralar, devletçi bürokratlar gibi "hazine"ye mi aktarılacak? Hayır, ferasetli politikacı, sağduyulu devlet adamı bunu yağdan kıl çeker gibi halleder ve halledildi. Yeni hazırlanan yasa tasarısı ile RTÜK''ün gelirlerinden kullanamayıp, yıl sonunda kasada biriken gelirleri Kültür Bakanlığı''na aktarılacak. Kültür Bakanı Sayın İstemihan Talay açıkladı bunu. Özel bir açıklama. Lokal bir toplantıda yaptı üstelik. Bakanlık "Kilis''te Osmanlı Devri Mimari Eserleri" adıyla ansiklopedik bir kitap neşretti. Muhteşem bir çalışma. Önce Yayımlar Dairesi Başkanı Ali Osman Güzel''i kutladım. Sonra Sayın Talay''ı, Osmanlı''nın 700. Yıl Dönümü Etkinlikleri içinde. Sıra Yazarı''na geldi. İlahiyat Fakültesi''nde buldum tanımadığım bu akademisyeni, fikir işçisini, kültür gönüllüsünü. Doçent Dr. Abdülkadir Durmaz. Yozgatlı, yiğidin harman olduğu yerden. Kilis ile ilgisi falan yok. Prof. Nusret Çam salık vermiş böylesi bir bilimsel çalışmayı. O da soluğu Kilis''te almış 90''lı yılların başında. Kent o zaman ilçe, il olmamış. Kilis''in her tarafı kültür, sanat ve medeniyet örnekleriyle dolu. Ancak ne o günün kaymakamı, ne de Belediye Başkanı Güven Sipahi yardımcı olmamış. Yok da dememişler, evet de.
Para kazandırmazsa yayınlanmıyor Yazar Abdülkadir Durmaz iki sene mekan edinmiş kenti. Cami hücresinde yatmış. Bir ekmeği bütün güne paylaştırmış içine biraz da katıkla. Parasının yettiği kadar amatör fotoğraflar çekmiş bir devri tescil için. Bir başka Kilisli yazar Hasan Şahmaran moral vermiş, teşvik etmiş, anlattığı kadarıyla. Kitap ortaya çıkmış, doçentlik tezi kabul edilmiş ama eser "satmaz, para kazandırmaz" diye kimse basmıyor. İyi ki de basmamışlar. Kültür Bakanlığı''na da bu yakışırdı. Hem çağdaş bir baskı gerçekleşmiş, hem cildi, hem kağıdı lüks. Kilis Kültür Derneği Genel Merkezi''ne giderek (bu hizmeti ödüllendirin, kutlayın) dedim. Başkan Şinasi Çolakoğlu (eski milletvekili) şükran ile karşıladı. Dernek''te toplandık. Çünkü Sayın Talay''dan da geleceğine ilişkin söz almıştım. Bunda meslektaşım Nafiz Şahin''in katkıları da çok.
Medeniyetimiz zenginliğimiz Seçkin bir davetliyle birlikte olduk. Bittabi ben de davetliyim. Demokrat Parti zamanında "Ziraat Vekili" Kilisli Nedim Ökmen''in hemşehrilerine bağışlattırdığı binada yapılıyor tören. Şimdi üzerine yine bir başka Kilisli yazarımız Mehmet Ali ve rahmetli Prof. Ahmet Taner Kışlalı anneleri adına Lütfiye Kışlalı Kız Talebi Yurdu yaptırıyorlar. Bakan İstemihan Talay, böyle bir mirası barındırmanın hem gururunu taşıdıklarını, hem de bütün dünyaya, medeniyete ne kadar saygılı bir ulus olduğumuzu gösterdiklerini anlattı. Bu eserlere sahip çıkmanın zenginliğimizi gösterdiğini kaydetti. Neyse ki şimdi Kültür Bakanlığı''nın kaynağı RTÜK ile artacak, günümüz için bir şans olan İstemihan Talay''ın hizmetleri de artacak. Kilis milletvekili Mehmet Nacar, kent için bir kültür merkezi istedi. Ancak ödenek yokmuş. Hükümet böyle bir politika da uygulamak istemiyormuş. Dedim ki: -Paraşüt Operasyonu''yla, Kilis, adını hiç de hoş olmayacak biçimde duyurdu. Bu imajı kente yapacağınız bir kültür atağı ile lütfen değiştirin. Size sunulacak gerek kent yönetiminin gerek sivil toplum kuruluşlarının projesine destek olun; lütfen. Böyle bir söz verdi sayın Bakan. Şimdi Kilis''i cazibe merkezi haline getirecek, bir proje yarışması başlatıldı. Bakalım nasıl gerçekleşecek, ben de merak ediyorum. Bakana sunulan plakette ise altı sanatçı ciltçi, ebrucu, ressam, müzehhibe, minyatürcü ve grafiker''in emeği vardı. Beğeni de kazandı Bekir Soysal''ın dizaynı. Üretenlere katkıda bulunmak her kesimin sorumluluğu. Öyle değil mi?

