O kadar çok okumam gereken kitap ve dergi birikmiş ki, ipin ucu kaybolmuş. Dolayısıyla bir müddettir gazeteye otomobilimle değil, otobüsle gidip geliyorum. Yolda iki saat kitap okuyorum fazladan. Sağolsunlar elime ulaşan epeyi eser var. Buna bir de dostlar ve genç aydınlar tavsiyede bulunuyor. Mesela iki önemli isim Mahmut Çetin ve Ali Gemuhluoğlu; Mahmut Çetin''in İlişkiler ve Boğaziçi''nde Aşiretler''i mutlaka okumamı önerdiler. Yerine getireceğim. Bu ara Amin Maalouf''a daldım. Lübnan asıllı Fransız yazar. YKY çoğu eserini güzel tercümelerle yayınladı. Tümünü okudum. Sıra şimdi "Ölümcül Kimlikler"de. O da bitmek üzere. Şiir Antolojilerini çok karıştırıyorum üstelik. Bir de çete, mafya, istihbarat örgütleri üzerine yazılmış çok sayıdaki kitapların hepsini aldım. Kendime fırsat bulmaya çalışıyorum.
Osmanlı barışı Fransa''da ABD''den sonra sözde Ermeni soykırımı iddiaları dün Senato''da görüşülürken, atak yapan Türk Parlamento Heyetimiz bu konuda kaç dilde, hangi bilgi ve belge götürdü, bilmiyorum. Ancak her konuda bir "üniversite" sorumluluğu içinde yayın yapan "Yeni Türkiye"nin son eseri Osmanlı''dan Günümüze Ermeni Sorunu çok önemli bir çalışma. Editörlüğünü Hasan C. Güzel''in üslendiği eser "mazisiz âti" olamayacağından yola çıkarak Ermeni senaryosu ve gerçekleri, Pax Ottomana ve Hıristiyan azınlıkların durumunu ve Ermeni zulmünün kurbanlarını yerli yabancı 18 tarihçi-araştırmacı yazarın çalışmalarından aktarıyor. İngiliz ve ABD arşivlerine varıncaya kadar taramış akademisyenler. Ortaya bir "Osmanlı Barışı" çıkıyor ki uyguladığı millet sistemi, herhalde şu an Ortadoğu''ya da acil olarak uygulanabilecek statü. Yani Kudüs''ün kurtuluşu, Osmanlı Barış''ı. Ülke yönetimimizde sorumluluk almış herkesin yutarcasına okuması, özetlemesi gereken bir çalışma Yeni Türkiye''nin yayını. Allah''tan İbrahim Birol''un derleyip hazırladığı, Alperen Yayınları''nın neşrettiği "Gül''ün Şavkı" yüreklendirici, motive edici bir eser. "Muhsin Başkan"ı tanımanın en kestirme yolu. Ders almanın, ders çıkarmanın resimli, şiirli, "içimizden biri" olanı. Nereden nereye geliyor insanlar, kuruluşlar ve her şey. Muhsin Yazıcıoğlu''na hep soruyordum, "Başkan, hayatını ne zaman yazacaksın, hatıralarını ne gün dillendirecek, doğrularının tümünü tarihi akışı içinde ne vakte kadar aktaracaksın?" Cezaevi notlarını çıkardı, kısmen okudu. Bugüne ulaşmasının taktiğini ise defterin üzerine yazdığı "savunma notları" biçiminde açıkladı. Yoksa "Yassahh hemşehrimmm"e çarpıp kaybolacak. İlerde drama çekeceklere belge bırakmak gerek. Lâf söz olup uçup gidiyor çünkü. Abdurrahman Karakoç usta''nın deyişiyle "Her kapıda bir hesaba girmeyen/İnancından zerre taviz vermeyen/Dost alnına kara leke sürmeyen/Bir güzel ülküdür gönül verdiğim" tarihe bir şekilde tescil edilmeli, milletini yüceltmek isteyenlerce. Yani liderler tarafından.
Özümüzü kesen kılıç Namık Kemal Zeybek başarılı birkaç Kültür Bakanı içinde ilk üçe girer dersem yanılmam. Bilgi toplumunu onunla tanıdık. Şimdi birikimini, tecrübesini Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi''nde aktarıyor, yaşatıyor. Üniversite''nin hele bir "sanat topluluğu" var ayakta alkışlarsınız. Daha önce de izlemiştim, şimdiyse Bahtiyar Vahapzade Üstad''ın yazdığı, Rayımbek Seytmetov''un yönettiği "Özümüzü Kesen Kılıç: Göktürkler"i sahneye koymuşlar. Tamı tamına profesyonel bir çalışma gençlerinki. MEB Şûra salonu bu yüzden doluydu herhalde. Sonra Şinasi Sahnesi. 17 Kasım''da ODTÜ''de olacak topluluk. Kostüm, dekor, efekt, ışık, müzik birbirinden güzel. Mesajı ise daha da görkemli: Türk devleti için en büyük tehlike; fitne, iç barışın bozulması, halktan uzaklaşmak, makama, ünvana, imkana yöneticilerin daha fazla öncelik vermesi. Onun için devlet otoritesinin temsili kılıç, her geleni kesiyor. Erken farkedildi Allah''tan. Rektör Yardımcısı Prof. Feyzullah Budak, bağımsızlık mücadelemiz sırasında Kazaklar''ın maddi-manevi yardımlarını hatırlattı. Sonra da Milli Şair Mağcan Cumabay''ın İstiklal Savaşı''mızı anlatan 27 kıtalık şiirinden örnekler verdi. Peki kim bu Cumabay, siz tanıyor musunuz?

