İstanbul''da son nüfus sayımında, kentin % 75''inin gecekonduda oturduğu ortaya çıktı. Peki Ankara''da durum nasıl? Resmi bir açıklama yok. Ancak Ankara Valiliği''nin kömür satışlarını serbest bırakması üzerine, ucuz ama sağlıksız yakıtın başkenti kirli havaya soktuğunu herkes görüyor. Şimdi karineyle çıkarıyorsunuz, sözkonusu hava kirliliği gecekondu nüfusunun Başkent''te de ağırlıklı olduğunu ortaya koyuyor. Rüzgar''ın esmemesi de çevre kirliliğini tescil etti.
Daha kış gelmeden, pastırma yazı yaşarken kirli hava tehlikeli boyuta doğru tırmanıyor.
Başkent trafiğini Akay Kavşağı''nın açılan bölümü de rahatlatmadı. Belli saatlerde İstanbul''a rahmet okutturuyor. Araçlar badi badi, kaz yürüyüşüyle, kaplumbağa koşusuyla mesafe alıyor kirli havada. Vatandaşın sorunu bir hayli fazla. Galatasaray''ın başarısı bile gündemini değiştiremiyor. Ankara''da alıyor soluğu. Başkent''in her gün nüfusu da artıyor, trafiği de. TBMM, her gün 15 bin seçmen ağırlıyor biliyor musunuz? Seyyar satıcılar da çoğaldı, evlere eşya pazarlayanlar da. Ne yapsın işsiz insan?
Meşrutiyet Caddesi''nin birkaç yüz metrelik bölümünde 4 demir köprü, yaya geçidi yapılıyor. Bazılarına göre kent estetiğini bozuyor bu hurda yığını!?
Başkentteki otobüs duraklarında dev duyurular yer alıyor birkaç gündür. Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bazı gazete ve yazarların açtıkları kampanyayla; Ankara''da yaşayanların nüfus sayımında doğdukları kentte sayılmaları neticesinde 4 metro yapacak kadar bir kaynağı kaybettiklerini açıklıyor. 750 bini aşkın Ankara''da yaşayan insan, nüfus sayımı günü memleketine gitmiş! Bittabi bu, Başkent''e ayrılan kaynağı ve kadroyu etkiliyor. Gökçek, başta Emin Çölaşan''ın bu konudaki yazısından da panolara alıntılar yansıtmış. Kavga ciddi.
Mahkemenin yıkım kararı uygulanmıyor
Benim kavgama gelince, bir aydın sorumluluğu içinde Milli Şairimiz, İstiklâl Marşı''mızın Yazarı Mehmet Akif Ersoy''un Ankara''da iken ikametine verilen Taceddin Dergahı bitişiğinde bir heyula gibi dikilen inşaat. Yıkımı için mahkeme kararı olmasına rağmen Altındağ Belediye Başkanlığı''nın umurunda bile değil. Dahası da var, suç duyurusunda bulunan ve bu tarihi mekanı, SİT alanını, Akif''in aziz hatırasını koruma duyarlılığı gösteren Doçent. Dr. Yavuz Kır''a bile davadan vazgeçmesi için baskı yapılıyor. Bunu yapanların yüzü kızarmıyor. Dünyanın her tarafında böylesi yerler özel koruma, hususi ilgiye mazhar mekânlardır. Paris''te maydanozu bulan adamın heykeline bile sahip çıkılıyor, biz ise Hacettepe Kampusü içindeki Taceddin Dergahı''nı görmezden geliyoruz!?
Şimdi suç duyurusunda ben de bulunuyorum: Yıkın lütfen bu yasak ve mühürlü inşaatı. Akif''in hatırasına sahip çıkın. Faziletli bir Belediye''ye de doğrusu hiç mi hiç yakışmıyor. Çelişkiye düşüyorlar. Bütün aydınlarımızı da aynı duyarlılığı göstermeleri için, göreve çağırıyorum.
Lütfen Hacı Bayram''a
Hacı Bayram Veli Külliyesi Ankara''nın bir simgesi. Her gün binlerce ziyaretçisi gelir. Üç-beş yıl önce yeniden dizayn edildi. Şimdiyse bakımsız ve sahipsiz. Park yeri uğruna, külliyeye zarar veriliyor.
Kültür ve Dayanışma Vakfı namaz kılmak, yahut cenaze veya gezmek için gelenlerin araçlarından 750 bin TL park yeri parası alıyor. Girene kadar. Çıkmanız için kaldığınız süreden fazla zaman ayırmanız gerek. Çünkü tek yön olmasına rağmen, bedavacılar veyahut parkçıların anlaştığı ucuzcular; bir aracın bile zor geçtiği yerden içeri giriyor. Her gün kavga, her gün tartışma var bölgede. Hacı Bayram Hazretleri''nin hatırası zedeleniyor. Aşağıda ise yeni dizayn edilen merdivenler kırılarak park yeri haline getirilmiş. Pejmürdelik bir yana hovardaca harcanan kaynaklar heba olup gidiyor. Bölge mezbeleliğe dönüşüyor, denetimsizlikten.
Sadece Taceddin Dergahı''na, Hacı Bayram''a değil, Ankara''ya birinin sahip çıkması gerek. İlgisi olan olmayan çoğu kişi AB ile ilişkilerdeki Katılım Ortaklığı Belgesi, ABD seçimleri, Merkez Partisi falan tartışmalarıyla meşgul de, kendi asıl işine lakâyd. Herkes işine bakmalı, önce görevini başarıyla tamamlamalı, yeni bir dünyanın eşiğindeki başkentimiz için.

