Benim havsalam almıyor teröristbaşı''nın tutuklu bulunduğu İmralı Cezaevi''nden batı medyasına giden demeçlerini. Tümünde bu açıklamaların ince bir tehdit var ülkemize, insanımıza. Avrupa''dan yayın yapan Medya Televizyonu terör örgütü PKK''nın organı. Demeçler hemencecik burada da yayınlanıyor. "Başkan Öcalan" veya "Genel Başkan" diye dünya kamuoyuna yutturulmak isteniyor teröristbaşının açıklamaları. "Bugün Liderler Zirvesi toplanıyor" diye de kaç gündür böylesi yayınlar canhıraş sürüyor. Terör örgütü PKK''nın Başkanlık Konseyi Üyesi Duran Kalkan da öyle bir tehdit ediyor ki, Eylül ayında aldıkları eylemleri durdurma kararını yeniden gözden geçirebileceklerini belirtiyor!
Tehdit bununla da bitmiyor, teröristbaşı Öcalan''ın serbest bırakılması da isteniyor! Bir de cinlik yapıyor; bu yayını Türkçe gerçekleştiriyorlar! Dedikleri gerçekleşsin devamı da elbette gelecek teröristlerin. Aynı gün HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir de bir basın toplantısı yaparak deyimin tamıtamına örtüştüğü "aba altından sopa" gösterdi. Demirel''i, Ecevit''i ve Mesut Yılmaz''ı metheden Demir, MHP''ye şantaj yapıyor, FP ve DYP''yi de sert şekilde eleştiriyor. "Oy hesaplarıyla ülkeyi uçurumun kenarına sürüklemeyin.. Öcalan idam edilirse ülke kan gölüne boğulur" deyiveriyor! Liderlere konuya ilişkin birer mektup gönderdiğini de anlatmaktan geri kalmıyor. Bunlar gerçekleştiği zaman diliminde de; Tunceli''nin Ovacık ilçesi yakınlarında Amerikan yapısı Skorsky helikopterimiz PKK terör örgütü militanlarınca vuruluyor. Makinalı tüfek atışında helikopterimiz ağır hasar görürken bir binbaşımız, bir yüzbaşımız ve dört de erimiz altı asker şehit düşüyor. Daha sonra teröristlerle sıcak temas sağlanıyor ve 6 terörist PKK''lı öldürülüyor ama, 30 bini aşkın şehitlerimize 6 yeni askerimiz daha ekleniyor. Hem de bu eylem, terör örgütü PKK''nın yeni saldırı tehdidinden üç gün sonra gerçekleştiriliyor. Öcalan gibi bir teröristbaşı''nın barış çağrılarını tekrarladığı günlere denk geliyor! Ne tesadüf değil mi?! Yabancı medyanın yayınlarını da izledim, ortak görüş; teröristbaşı Öcalan ve terör örgütü PKK''nın kuvvetlerini yeniden düzenlemek için zaman kazanmaya yönelik taktikler olduğunda birleşiyorlar. Sadece liderlerin değil, hepimizin bir kere daha yeniden düşünerek bir durum değerlendirmesi yapmaya ihtiyacımız yok mu? Ne dersiniz? Her şey o kadar net ki!
Bu da bir başka sessiz tehlike Trafik canavarı da öyle. Uyuşturucu da. Ama sözkonusu olan ikisi de değil. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarihinde ilk kez bir sağlık sorunu için toplandı New York''t#ki binasında. Toplantıya ABD''d#ki başkanlık seçimlerinde aday olan, başkan yardımcısı Al Gore da katıldı. Gündem (ne idi) tahmin bile edemezsiniz. AIDS''ti. ABD bu konudaki mücadele için 100 milyon doları bankada bloke edeceğini açıkladı Al Gore''un ağzından. BM''ye olan borcunu ABD geciktiriyor ama AIDS''e kesenin ağzını açtı. AIDS''ten bugüne değin 16 milyon insan öldü. Bunların % 60''ı da en gelişmemiş kıta Afrika''da maalesef. Bizim ülkemizde peki? Olmaz mı? Elbette var. Allahtan dinimiz bu tür hastalıklara bir kalkan gibi duruyor da tehlikeli boyutta değil. Fakat "nataşalar" böyle bir felaketi ülkemize maalesef tanıttı. Sorumluluğumuzu bilerek mücadeleyi artırmalıyız. Sanatçı Serpil Barlas ve bazı sanatçılar sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak AIDS Mücadelesi veriyorlar. Hem kutlamak, hem arka çıkmak gerek bu tür resmi ve sivil oluşumlara. Tehlike kapıyı devirmeden, kilidini takmakta gecikmemeliyiz. AIDS, uyuşturucu gibi, trafik canavarı gibi ciddi bir tehlike. İhmale gelmez. Üstelik de bulaşıcı.
Ateş çemberi Deyim yerindeyse bölgemiz tamı tamına böyle. Öyle bir coğrafyada bulunuyoruz ki, bir kibrit bir ormanı yakmaya yetecek kadar duyarlı. Siz de tahmin ediyorsunuz ki pattanak Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev Ankara''da öyle "Ramazan Bayramı''mı Türkiye''de geçireyim" diye falan gelmedi. Hem kibriti görüyor, hem ormanı. Ankara''da da bu görüşüldü. Kafkasya yanıyor alev alev..bitişiğinde Azerbaycan var, yanında da biz. Ateşin sıcağı bile yeter telaşlanmaya. Hatırlarsanız aralarında bir Türk gazetecinin de bulunduğu yabancı medya mensupları bir müddet önce Moskova''yı zor durumda bırakacak bir ifşaat yayınladılar. Hürriyet''te de manşet oldu. Filmler başta batı medyası olmak üzere yabancı ajanslarca gündemlerine alınarak pazarlandı. Biraz hafızanızı zorlarsanız hatırlayacaksınız konuyu. "Moskova Volgodons ve Buynaksk''da 300''e yakın insanın öldüğü üç binadaki patlama bir provokasyon.. Ruslar Çeçenistan''a operasyon başlatmak için böyle bir yola başvurdular." Sonra kanlı çatışmalar başladı. Rusya insan haklarını ihlal ederek, sivilleri hedef aldığı saldırılarında hem onca insanı katletti, hem de yüzbinlerce Çeçen''i evinden, yurdundan etti, göçe mecbur bıraktı. Çeçenistan da viraneye döndü. Uluslararası toplum tepki gösterince bile kılını kıpırdatmadı. Ta ki Çeçenler''in karşı saldırısına kadar. Resmen açıkladılar Ruslar. Düne kadar (bir iki askerimiz öldü) diyenler "bugün 26 neferimizi kaybettik" demek durumunda kaldılar. Çeçenistan''daki Çeçen zaferi karşısında Rus komutanların tümü değişti. Rusya Devlet Başkenvekili Vladimir Putin Çeçenistan Özel Temsilcisi dahil hükümette önemli değişiklikler gerçekleştirdi! Dünya kamuoyunu yine aldatmak için "Çeçenler, Urus Martan Kentinde intihar komandosu eğitimi kampında militan yetiştiriyorlar" biçiminde yakıştırmalara girdiler. Yapsalar da yeri istiklâlleri için mücadele veriyorlar, canları, malları, namusları söz konusu, ülkeleri bahis mevzuu. Bunlar bir insanın onurudur. Rusya bu defa Çeçen savaşçıların Azerbaycan ve Gürcistan''da toplandıklarını, stratejiler tespit ettiğini, desktek gördüklerini ileri sürdü. Moskova Bakü ve Tiflis''i de ateş çemberine düşürmek istiyordu ki Haydar Aliyev kalktı Ankara''ya geldi. Çeçenler de Şali''de kontrolü ele yeniden geçirdi, Argun''da ise silahlar susmuyordu. Rusya 50 askerinin kaybolduğunu açıkladı. Rus analar ayaklanmak üzere. Moskova kendi insanını bile Kafkasya''daki bu ateşe atıyordu. Kafkaslar''da askeri harekat alanını yaygınlaştırmaya çalışıyordu! Aliyev uçtu geldi Ankara''ya. Türkiye Can Azerbaycan''a askeri ve ekonomik desteğini tekrarladı. Haydar Aliyev''in Orgeneral Kıvrıkoğlu ile görüşmesi de bu desteğin bir parçası. Azeriler''i ve Gürcüler''i Çeçenler''e destek vermekle suçlayan Rusya''ya karşı Türkiye askeri açıdan da Bakü''nün yanında olduğu mesajını verdi. Oh bee!.. Cumhurbaşkanı Demirel cuma günü de iki günlüğüne Gürcistan''a gidiyor. Rusya saldırıları nedeniyle uluslararası arenada yalnızlığa itilirken barışa da bir atım atılıyor. Ankara''da Azeri-Ermeni ilişkileri de ele alındı. Moskova''daki Bağımsız Devletler Zirvesi''nden sonra Aliyev ve Koçaryan Davos''ta da buluşacaklar. Diyalog ne götürecek, ne getirecek belli değil ama Rusya''nın tek başınalığı bu adımla net görülecek. Belki de bir sorun çözümlenmeye çalışılacak. İsrail-Suriye görüşmeleri kadar önemli bir temas Kafkasya için. Hatta Ermenistan''ın işgal ettiği yerler bile masaya yatırılacak, Azeri kaçkınların durumu müzakere edilecek. Rusya''nın katliamı, düşman ülkeleri bile bir araya getirmeye mecbur etti. Türkiye''nin akıllı diplomatik atağı kutlanacak bir olay. Hele Çeçenler''in zaferi, Kafkasya''daki İstiklal Mücadelesini daha da fazla ateşlerse şaşmamak gerek. Neden olmasın? Mazlum milletlerin ahını almak öyle kolay değil, aheste aheste çıkıyor işte böyle.

