Yeni ders yılının başlaması dolayısıyla ilk ve orta öğretim kitap masrafları yeniden gündemde. Ne yapabiliriz? Amerika''daki uygulamadan söz edeyim. Burada ilk ve orta dereceli okullarda öğrencilerin okuyacağı bütün kitaplar okullar tarafından temin edilir. Okul idaresi, ihtiyacı olan kitapları öğrenci sayısınca sipariş edip yayınevinden getirtir. Her okul, ders kitabı olarak kabul edilip basılmış kitaplar arasından istediğini seçmekte serbesttir, ders kitabı basan düzinelerce yayınevi vardır. Sene başında, okulun açıldığı gün çocuğunuz okula bomboş bir çanta ile gider. Birkaç gün sonra bakarsınız ki, çantası parlak ciltli, kalın kalın, kitapçılardaki 20-30 dolarlık kitaplar kalitesinde kitaplarla dolmuş. Bu kitaplar bir sene müddetle onundur. Her kitabın kapağının iç kısmında şimdiye kadar o kitabı kullanan öğrenciler ve hangi yıl kullandıkları yazılıdır. Ad yazmak için 9 hane vardır, demek ki her kitap en fazla 9 yıl boyunca kullanılabilir, 10''uncu sene yenilenir. (Yalnız ben şimdiye kadar 5 yıldan fazla kullanılmış kitap görmedim) Sizin çocuğunuz da adını, soyadını, ders yılını yazar. O ders yılında o kitaplar onundur. Sene sonunda aldığı kitapları okula teslim eder. Yepyeni kitapla okuyamıyorum diye üzülmek de aklına gelmez. Aileler ders kitaplarının fiyatlarını bile bilmez; eğer çocuk kitabı kaybederse, yırtarsa ancak o zaman ceza olarak bedelini öderler. Peki Amerikan okulları bu masrafın altından nasıl kalkıyor, Amerika''da eğitim hizmetleri bu kadar bedava mı? Hayır, hiç de bedava değil! Konuya devlet mi el atmış? Hayır! Amerika''da devletin eli öyle her yere uzanmaz. Amerika''da ilk ve orta dereceli okul öğrencilerinin yüzde 90''a yakını, İngilizce''de "Public School" denilen devlet okuluna gider. "Her şeyi özel" dediğimiz ABD''de eğitim hayatında özelin payı ancak yüzde 10 civarındadır. Ancak devlet okulları merkeziyetçi değildir. Devletin güvenliğini, menfaatlerini ilgilendiren temel konularda Washington''a bağlı, asıl mahallî idarelerin denetiminde, semt halkının da yönetiminde söz sahibi olduğu, bütçelerinin yüzde 6''sı federal devletten, yüzde 50''si eyaletten, yüzde 44''ü mahallî idareden temin olunan okullardır. Washington, okulların kitap seçimine karışmadığı gibi kitapların temini işine de karışmaz.
Bütçenin yüzde 44''ünün mahallî idareden temin olunması ne demektir? Her semt için kararlaştırılmış bir emlâk vergisi vardır. O semtte oturan ve gayrımenkul sahibi olan herkes belediyenin o semte, oturduğu kalitede bir eve takdir ettiği miktar ne ise o vergiyi ödemekle mükelleftir. (Emlak vergisi beyanname usulü değildir.) Amerika''da devletin en uzun elini vergi toplama işinde ve ensenizin kökünde hissedersiniz. Verginin şakası yoktur, emlak vergisinin ise kaçırması falan yoktur. Bu verginin hemen hemen tamamı eğitim işlerinde kullanılır, "o semtin" eğitim işlerinde kullanılır. Yani veliler her sene Eylül ayında kitap parası vermiyorlar ama ödedikleri emlâk vergisi ile eğitime muntazaman ve peşin peşin katkıda bulunuyorlar. Çocukları yoksa da, çocukları öğrencilik yaşında değilse de, bir semtte ev sahibi olan herkes, vergisiyle, oradaki eğitime destek olmaktadır. Gayrimenkul sahibi olmanın sorumluluğudur bu. Kiracı olanlar bu vergiden muaftır, fakat tabiî ki verilen hizmetten aynı derecede yararlanırlar. Bu usul memleketimizdeki okullarda yerleştirilemez mi? Bizim kolay kolay tahsil edilemeyen emlak vergilerimiz kaynak teşkil eder mi etmez mi bilmem amma! Bir kaynak bulsak da, her okul okutacağı ders kitaplarını toptan satın alsa ve öğrencilere dağıtsa... Kitabı bir ders yılı müddetle öğrenciye ödünç verse... Böylece veliler de her sene kitapçı vitrinlerini gözlerken ceplerindeki paranın hesabını çıkarmak, bazen çıkaramamak derdinden kurtulsa... Düşününüz ki alınan bir kitap birçok seneler kullanılacaktır. Ekonomik olmaz mı? Gördüğüm kadarıyla kitaplarımızın baskıları hiç de kötü değil... Çocukların temiz kullanmalarını da sağlarsak aynı kitap üç-dört yıl pekala kullanılabilir. ABD gibi ortalama gelir seviyesi yüksek ve israfı meşhur bir memleket bile öğrencilerini kullanılmış kitaplarla okutuyor. Her öğrenci "matbaa kokusu üzerinde bir kitap" ile okusun demiyor. Ya da hiç değilse şöyle bir formül bulamaz mıyız? Geçen haftaki yazımda, kayıt yaptırma veya kayıt yenileme sırasında velilere "Araç gereç yardımı istiyor musunuz?" diye bir soru sorulmasını teklif etmiştim. "Evet" diyenlere içinde kalemi, defteri vesairesi bulunan standart bir torba hazırlanacak, okul açıldığı gün dağıtılacaktı. Ardından, sınıflarına göre gerekli kitaplar da okul tarafından bu öğrencilere temin edilecekti. Ve bu yardım için devletin elini beklemeyecektik; bu işi okulun Okul Aile Birliği, Koruma Derneği organize edecek, o semtin iş sahiplerinden maddi kaynak oluşturulacaktı. İşte, hiç değilse, ihtiyacı olan öğrencilere okul tarafından dağıtılan bu kitaplar ödünç olabilir. Her sene semtin sakinlerine tekrar yük olmasın diyerek kitapları öğrencilere sene sonuna kadar verip okullar kapanacağında geri alarak, ertesi sene yine araç gereç yardımı isteyen öğrencilere dağıtsak, nasıl olur?

