Kaydet
a- | +A

Tabiî âfetlerin hepsi de ürkütücüdür. Fakat insanoğlunun en savunmasız yakalandığı tabiî âfetin deprem olduğunu bir kere daha anladım. Yeryüzü üzerinde birtakım fay hatları tesbit etmişiz, bu bölgelerin tehlikeli olduğunu kabul etmişiz ama bu kırıkların ne zaman oynayacağını, depremin ne zaman, ne şiddette olacağını kesin olarak bilmemiz şimdilik mümkün değil. Bir gece yarısı, yataklarımızda uyuyup dururken 20 saniye, 45 saniye içinde her şey, bütün dünyamız alt üst olabiliyor. Başka hiçbir âfet böyle ansızın bastırmıyor üzerimize. Kasırga, hortum, tayfun, hele şimdiki bilgisayarlar ile günler öncesinden tespit edilebiliyor. Yanardağ patlamaları da yine önceden en azından duman ile kendini belli ediyor. İlkbahar ve sonbahar ayları Amerika''nın kasırga mevsimidir. Orta Amerika''nın tropikal denizinde doğan kasırgalar Karayipler''deki adaları, Amerika kıyılarını harap edip geçer. Her kasırgaya bir isim takarlar. Bazen kadın ismi, bazen erkek ismi. Bu mektubu bir kasırganın akşamında yazıyorum. Birkaç gün önce Karayip Denizi''nde kopan kasırga bugün New Jersey''e geldi. New Jersey Amerika''nın kuzeydoğu eyaletlerindendir ve bu havali kasırga bölgesi sayılmaz, kasırgalar çok defa güney eyaletlerine kadar gelip dönerler. Bu defa biz de nasipleniyoruz. Bu defakinin adı Floyd Kasırgası. Televizyon ve radyo neredeyse bir hafta öncesinden "Florida''nın şu kadar mil açığında, Karayip Denizi''nde kasırga koptu. Hızı saatte şu kadar mil... Kuzeye doğru ilerliyor" diyerek haberleri vermeye başlamıştı. Televizyonun hava durumu kanalında uzun uzun şemalar çizildi, yorumlar yapıldı. Bu asrın en şiddetli kasırgalarından biri idi, bu ayarda bundan önceki kasırga 1985''te kopmuştu. Her saat başı haberleri dinledik. "Floyd Kasırgası ilerlemeye devam ediyor. Kuzeybatıya döndü. Hızı şu kadar...." Kasırganın ilerleyişini adım adım takip ediyorduk. Amerika kıyılarını yoklayacağı anlaşıldı ve ziyaret edeceği şehirlerde halk tedbir almaya girişti. Dükkân ve ev pencerelerine, kapılarına tahtalar çakıldı, kum torbaları hazırlandı. Derken Floyd Güney Carolina''da karaya ayak bastı. Haberler devam ediyordu: "Hızı saatte şu kadar mil, yönü şöyle. Yarın sabaha karşı filan şehirde olacak, öğlen saat 12''de falan şehirde, akşam 4''te filan şehirde." Kasırgayı istenmeyen fakat beklenen bir misafir gibi karşılayacaktık. Kadınlar marketlere koştu. Zaten kadınlar her zaman marketlere koşuyor ama bu defa aldıkları şeyler farklıydı. Ekmek ve bazı kuru yiyecekler ile galon galon içme suyu dolduruyorlardı arabalarına. Suların kesilmesi ihtimali vardı. Onların telâşına güldüm. Bizler ne de olsa görmüş geçirmiş insanlarız, tecrübeliyiz. Su kesilmesine alışkınız. Mutfaktaki çanağı çömleği suyla doldurdum mu tamamdır. Elektrikler kesilecek diye küçük ev jeneratörleri, el feneri, pil satışlarının da birden arttığı söyleniyordu. Biz elektrik kesilmesine de alışkınız. Ben mumlarımı hazır ettim. Floyd''u beklemeye başladık.

Evet, kasırganın bugün New Jersey''de olacağı duyuruldu. Sabaha karşı telefonlar çalmaya başladı, bütün okullar tatil edilmişti. Çocuklarda bir sevinç, bir sevinç! Neredeyse kasırga birkaç gün devam etsin isteği. Bütün gün bekledik. Muhabirler, kameramanlar canlı yayınlarda Floyd''un adımlarını ekranlara getirdi. Gök boşanırcasına yağmur, şiddetli rüzgâr, Atlantik''in kabaran, kıyıları döven suları. Basın yayın organları o kadar şartlandırmış ki bizi, okyanusun hemen kıyısında da oturduğumuz için ben daha büyük bir fırtına beklerken akşam vakti ortalık dindi. "Geçti" dediler. "Floyd New Jersey''i terketti." Doğrusu ziyaretinden pek bir şey de anlamadık. Ne elektrikler, ne sular kesildi, ne ağaçlar yıkıldı, ne sel bastı.

Bu sabah rüzgârlı, günlük güneşlik bir gün. Floyd''un hatırası bahçede bol miktarda yaprak ve dal parçaları kalmış. Bir iki plastik sandalye, çöp bidonu devrilmiş. Hepsi bu! Elbette televizyondaki görüntüler yalan değil. Kasırganın çok fazla hasar verdiği bölgeler var. Her neyse... Bizim buradan geçti, gitti. Şimdi yine Karayipler''de kopan bir başka kasırgaya gözler dikilmiş durumda, bir tane daha geliyormuş! Deprem felâketi böyle mi? Kasırgaya hazırlanmak gibi bir deprem hazırlığı mümkün değil ki. Üç gün öncesinden, beş gün öncesinden nasıl bilip de hazırlanacaksınız? Alınabilecek tek tedbir binaları depreme dayanıklı inşa etmek ve deprem bölgelerine nüfus yığılmasını önlemek. Heyhat! Biz iki konuda da sınıfta kalmışız. Memleketimizin bir numaralı deprem bölgesini, bir numaralı sanayi bölgemiz yaptık; yetmedi, binalarımızı da depremi falan akla getirmeden rastgele diktik. Suçlu aranıyor ya bir suç zinciri var, hepimizi dolanıyor. Halkaları biz oluşturuyoruz. Tarım arazilerini imara açanlar, tarladan kurtulup "apartman sahibi olmak" sevdasıyla başı dönenler, coğrafyamızın en mûtena bir parçasını kara dumanlı endüstri bölgesi haline getirenler, inşaatları yapanlar, denetleyenler, ruhsat verenler, imar affı çıkarıp tapu dağıtanlar... Upuzun bir zincir... Bu zinciri başından sonuna elden geçirip onarmak lâzımdır.