Yeni ders yılının başlaması dolayısıyla eğitim sistemimizdeki bazı meseleler üzerine bir şeyler karalamak istiyordum, fakat gazetelerimizde son günlerde çıkan haberler konuyu biraz değiştirmeye sevketti beni. Gerçi, bu konu da eğitim ile alâkalı. Elhak, alâkalı... Eğitim deyince fizikten, kimyadan, coğrafyadan, matematikten, sayısaldan, sözelden başka şeyler de anlamazsak hüsrana uğrarız.
Uyuşturucu bütün dünyada insanların başına musallat olan belâlardan biri. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde de her geçen yıl uyuşturucu kullananların sayısı artmaktadır. Kullanıcılar daha ziyade gençlerdir ve her geçen yıl uyuşturucu ile tanışma yaşının biraz daha düştüğü söylenmektedir. 9-12 yaşındaki çocukların bile yüzde 6''sının "ucuz uyuşturucular" sayılan tineri, bally''yi devamlı kullanıyor olması ne demektir? Psikologlar, psikaytristler, doktorlar bu gidişata nasıl dur denileceği, ne gibi tedbirler alınacağı, gençlerimizi korumak ve kurtarmak üzere nasıl çalışılacağı hakkında elbette fikir sahibidirler; çünkü konu her şeyden önce ferdin beden ve ruh sağlığı meselesidir. Ancak aynı zamanda toplum sağlığı meselesidir de. Gençlerinin yüzde 17''si esrar, eroin, kokain gibi uyuşturucuların bağımlısı olmuş ve bu oranın her yıl arttığının söylendiği bir memlekette konu aynı zamanda toplumun, devletin sağlığını da tehdit etmektedir. Çocuklarımızı bu belâdan korumak ve bu derde yakalananları kurtarmak, tedavi etmek için dernekler, sivil toplum kuruluşları, hastahâneler, eğitimciler olarak çeşitli faaliyetler yaparken ben şu tedbiri de tavsiye ediyorum. Üniversiteye giriş kayıtları yapılırken para, fotoğraf, ikametgâh ilmuhaberi, nüfus cüzdanı sureti gibi belgeler isteniyor ya, bundan böyle "uyuşturucu ve alkol bağımlılığı yoktur" belgesi de istensin. Bir insanın uyuşturucu ve alkol bağımlısı olup olmadığı basit bir kan tahlili ile belli olur; üniversiteye kayıt için başvuran her genç bu raporu getirmekle yükümlü olsun. Raporu üniversitenin anlaşmalı olduğu bir tahlil laboratuvarından, üniversite doktorundan yahut yine üniversitenin onayladığı bir hastahâneden alacaktır. Raporu temiz olmayan öğrenci giriş imtihanlarından kaç puan almış olursa olsun kaydı yapılmasın. Böyle bir kanun getirilirse, gençlerimiz için, istikbalini düşünen geçlerimiz için caydırıcı olabilir. En deli dolu yaşları olan lise çağlarında ayaklarını denk almalarına yardımcı olabilir.
Üniversiteden mezun olduktan sonra işe girerken, devlet veya özel sektör, sanıyorum böyle bir tahlil istiyordur. İstemiyorsa onlar da istemelidir. İşin mahiyeti ne olursa olsun, hangi seviyede olursa olsun, başvuran adaylardan mutlaka böyle bir belge istenmelidir. Rakamlara bakınız: Ülkemizde 23 milyon sigara tiryakisi, 20 milyon alkol dostu, 5 milyon alkol bağımlısı var ve gençlerin yüzde 17''si uyuşturucu müptelâsı. Bu maddeler yüzünden her yıl 350 vatandaşımız hayatını kaybediyor....
Amerikalı yazar Mark Twain''in lâtifesine sığınsak?! Ne demişti: "Üç türlü yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan, istatistik." Ne var ki, gazete sayfalarına giren haber ve görüntüler bu rakamların -maalesef- doğruluğunu gösteriyor. İstikbalimizi üniversite mezunlarının eline bırakıyoruz. O halde oraya girenlerin ruh ve beden sağlığını denetlemek de bizim vazifemizdir. Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı, peşinden türlü kötülükleri getiriyor. Tüyler ürpertici haberler okuyoruz. Hem, kendisinden başkasına kötülüğü dokunmayacak bile olsa, uyuşturucu ve alkol bağımlısı olmuş gençten memleket hayrına ne bekleyebiliriz? Çocuklarımızın bu zehirleri hiç denememesi, onların mahkûmu olmaması için eğitmek şart. Bu eğitimin içine, -irticadan falan korkmadan- biraz olsun mâneviyat katmak şart. Her şeye rağmen bağımlı hale gelenleri tedavi edip topluma yeniden kazandırmak şart. Ama, işin ehli, bu eğitim ve tedavi ile meşgul olurken bir taraftan ceza mahiyetinde böyle bir kanun çıkarmak, üniversiteye kayıt yaptırmak ve işe girmek isteyenlerden "uyuşturucu ve alkol bağımlılığı yoktur" belgesi istemek de şart. Görüyoruz ki işin şakaya gelir tarafı yok. Böyle bir tedbir almazsak, 21''inci yüzyıldaki istikbalimiz ayran içenlerden çok, esrar içenlerin elinde kalacak.

