Kaydet
a- | +A

Bizler Ankara Beypazarı''nda bulunan bir sitenin sakinleriyiz. Önceleri sessiz ve sakin olan sitemiz, şimdilerde ralli alanına döndü. Bazıları için de direksiyon eğitim alanı oldu. Sorumsuz ebeveynler yüzünden heran birşeyler olacak korkusuyla yaşıyoruz. Çocuklarımızı kapı önüne çıkarmaya çekiniyoruz. Evladını kaybeden Boray Uras''ın durumuna düşmek istemiyoruz. Çocuklarına küçük yaşlarda araba verip, gezmesini sağlayan kişiler, sizlere soruyorum! Ehliyetsiz araç kullanmakla ve kullandırmakla kanuna karşı geliyorsunuz. Çocuklarınızı böyle sokağa salmakla bizleri sıkıntıya sokuyor, korku içinde yaşatıyorsunuz. Kanuna karşı gelmek, etrafa korku salmak sizlere zevk mi veriyor? Sizin çocuklarınız aynı durumda olsa ve böyle bir sıkıntıya maruz kalsanız ne yapardınız? Lütfen size yapılmasını istemediğiniz şeyleri siz de başkalarına yapmayın. Çocuklarımızı sadist bir canavar olarak değil, topluma yararlı bir insan olarak yetiştirelim. Sizleri akıllı ve mantıklı olmaya davet ediyorum... Site Sakinleri Beypazarı - ANKARA

Teknik elemanlar üvey evlat mı? Bizler Samsun Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü''nde çalışan 657 sayılı yasaya tabi teknik elemanlarız. Mahiyetimizde, işçi statüsünde çalışan arkadaşlarımızın 1/3''ü kadar maaş almaktayız. Mayıs ayı içinde işçi statüsüne tabi olarak çalışanlara bir yarım, bir tam ikramiye ve bir maaş olmak üzere ortalama birer buçuk milyar TL ödeme yapıldı. Oysa; devletin afetten, selden zarar gören afetzedelerin yanında olduğunu hissettirebilmek için bu çalışmalara ve diğer arazi çalışmalarına da fiilen katıldığımız halde, henüz 1999 yılına ait arazi tazminatlarımızı alamadık. 22.02.2000 tarih ve 1092 sayılı yazı ile düyuna kalan alacaklarımız Bakanlığımızdan istendiği halde gönderilmedi. Gönderilecek miktar yalnızca 12 milyar 539 milyon TL olup, yaklaşık 120 kişiyi kapsamaktadır. Mühendis, mimar, tekniker ve teknisyenlere 2000 yılına ait arazi tazminatları ödenmediği gibi, 1999 yılında da arazi tazminatlarımız düyuna kaldı. Mağduriyetimizin giderilmesi için, bir an önce arazi tazminatlarımızın ödenmesini istiyoruz. İsmi mahfuz bir okuyucu

-

SAMSUN

DMS mağdurlarına kulak verin Öncelikle böyle bir köşe hazırlayıp, bazılarının kulakarkası ettiği biz Türk halkının sesini dinlediğiniz ve bunu kamuoyuna duyurduğunuz için sizlere teşekkür ederiz.

Çok yakında birinci yaşgününü kutlayacağımız ve hepimizin de yakından tanıdığı DMS (Devlet Memurları Sınavı) hayalinden bahsetmek istiyoruz. Hersene 40 bin civarında öğretmen adayı -burada T.C.'' deki tek bir kurumdan bahsediyoruz- 1 ay gibi kısa bir sürede kadroların tespiti ve 40 bin öğretmen adayının atanması gerçekleştirilirken; 19 bin küsur DMS mağdurunun -burada ise T.C. deki kurumlardan, sedece M.E.B ve bir de nasıl oluyorsa oluyor hiç bir taşra kuruluşunda boş kadrosu olmayan veyahutta T.C. Hükümeti dışında sanki bağımsız bir kurum olan Bayındırlık Bakanlığı hariç diğer kurumlardan bahsedilmektedir- DMS sözlerinin zikredilmeye başlanmasından bugüne kadar 1 seneyi aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ bir sonuca bağlanamaması... Bu hayalin başlangıcındaki çizgisinden sapmış olduğunun ve torpil sözcüğünün, mecazi anlamının, Türkçe lugatlarda, gerçek anlamı yerine kullanılması kaygımızın altını çizmek istiyoruz... DMS Mağdurları

Çilemiz ne zaman bitecek? Konya Valiliği''ne, Büyükşehir ve Selçuklu Belediye Başkanlıkları''na; Biz, aşağıda ismi bulunan 61 kişinin sıkıntısı, çilesi ne zaman bitecek? 18. Madde uygulaması neticesinde 22K3 pafta, 19425 Ada, 1. parsel resmi kurum alanı bizlere tahsis edildi. Zaman aşımına uğradığından resmi kurum alanının kaldırıp, emsaline uygun mesken alanına tadil edip düzeltin. Düzeltilmezse Konya Valiliği resmi kuruluşlara satın alsın. Almayacaksa lütfen emsallerine uygun olarak, vakit geçirmeden düzeltin. Mağduriyetimize daha fazla seyirci kalmayacağınızı umarız. İsimleri bizde mevcut Özalkent, H. Çelebi ve Aydınlıkevler Sakinleri - KONYA