İkibinli yıllarda yaşadığımız bugünlerde, tabiatı mahvetmek için elimizden gelen her türlü kötülüğü yapmaktayız. Ülkemizdeki av-yaban hayatı, özellikle son yıllarda iyice azalmış, bazı yörelerde bitme noktasına gelmiştir. Burada Orman Bakanlığı ve özellikle Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü görevini layıkıyla yapmamakta ve perde arkasından durumu idare eder bir vaziyettedir. 2000 yılında değişik bir uygulama başlatılmış, ancak bunda da yetersiz ve aciz kalınmıştır. Avlanma parasını yatırmayan avcı sayısı yatıranların en azından (iddia ediyorum) 500-1000 katıdır. O zaman yapılan uygulama adaletsiz, haksız bir uygulamadır. Daha önceki yıllarda Fahri Av Müfettişi olarak, yasak ve usulsüz avcılığa karşı birkaç arkadaşla beraber mücadele verdik. İstenen sonucu alamayınca bu işi kamuoyuna duyurmayı uygun bulduk.. Son yıllarda usulsüz ve kaçak avcılık çok aşırı bir şekilde ve bilinçsizce yapılmaktadır. Bunu genellikle gece saat 11-12''den sonra, özellikle Gelibolu Yarımadası, İpsala, Enez, Uzunköprü, Kırklareli yöresine kurulan ses cihazları vasıtasıyla yapıyorlar. Gece saat 11-12''den sonra araziye çıkıldığında sabahlara kadar bu cihazların kuş seslerini kilometrelerce uzaktan duymak mümkündür. Her nedense buna yıllardan beri önlem alınmamış ve halen daha alınmamaktadır. Özellikle Gökçeada''da koruma sahası da dahil olmak üzere, aşırı bir şekilde keklik avlanmakta ve sadece bu yörelerde, Gökçeada''da görülen keklik, bitme noktasına gelmiştir. Bu kaçak ve usulsüz avcılığın önlenmesi ve gelecek nesillere zengin av-yaban hayatını devretmemiz, herkesin üzerine düşeni yapmasıyla mümkündür. Özellikle geceleri yapılan ışıklı avcılığın ve ses cihazları ile yapılan kaçak avcılığın kamera ve fotoğraf makineleri ile tespit edilip, televizyon ve gazetelerde yayınlanması ile gündem oluşturacağı kanaatindeyiz. Çünkü bu usulsüz ve kaçak avcılıkta, bir kişi 1 günde binlerce kuş vurmakta ve resmen katliam yapılmaktadır. Aynı şekilde özellikle tarım arazileri olan yörelerde keklik ve tavşan avı da gece görüş lambaları kullanılarak yapılmakta ve bu hayvan nesillerini bitirmek için ellerinden gelen çabayı göstermekteler. Eski Av Müfettişleri-ÇANAKKALE
Görev yolluklarımız neden denmedi? Sağlık Bakanlığı''na; Ben Kayseri''de doktor olarak çalışmaktayım. 17 Ağustos depremi sonrası Kocaeli bölgesine sağlık hizmeti vermek üzere, 15 gün geçici görevle gittik.Orada depremzede vatandaşlarımıza hizmet ettik. Ancak 10 ay geçmesine rağmen, hâlâ görev yolluklarımız ödenmedi. Kayseri Sağlık Md. ödenek olmadığından bahsediyor. Bizler doktor, sağlık memuru, ambulans şoförü toplam yaklaşık 100 kişi civarındayız. Acaba gerçekten ödenek mi yok? Yoksa ödenek geldi de başka yerlere mi aktarıldı? Kayseri Sağlık teşkilatından bir cevap alamadık. Acaba Sağlık Bakanlığının bilgisi var mı? İsmi Mahfuz Bir Doktor-KAYSERİ
Ekders ücretlerimiz verilmedi
Kırıkhan''dan yazan bir grup öğretmen, iki aydır ekders ücretlerini alamadıklarını söylüyorlar. Geçim sıkıntısı çektikleri herkesin malumu olan öğretmenler, artık borç alabilecek bir yer de kalmadığını, bu şartlar altında verimli bir şekilde çalışmalarının mümkün olmadığını belirtiyorlar. "Eğitmeleri için yavrularımızı teslim ettiğimiz öğretmenlerimiz, toplum içinde ezik, dört büklüm olmamalıdır. Eve alacağı ekmeğin parasını nereden bulacağı endişesine düşen öğretmenlerin alın terlerinin bedeli olan iki aylık ekders ücretleri bütün girişimlere rağmen ödenmemiştir." Yetkililer bu sesleri duymalı, dayanacak halleri kalmayan bu öğretmenlerimizin sıkıntılarını biran önce gidermelidirler...

