Bu haksızlığı düzeltin! Sayın Başbakan ve yardımcılarının dikkatine; Bizler Bayındırlık ve İskan Müdürlükleri, Devlet Su İşleri, Karayolları, Köy Hizmetleri''nde çalışan mühendis ve mimarlarız. Yanımızda çalışan kamu işçileri ortalama 800 milyon TL ücret alırken; trilyonlarca istihkaka imza atan, her türlü arazi ve iklim şartlarında, her türlü riske rağmen aldığımız maaş 300 milyon TL''dir.Bu korkunç uçurumu halka anlatıyoruz, kimse bize inanmıyor. İş barışı bozulmuştur. Herkes ümitsizliğe düşmüştür. Verimlilik azalmıştır. Herkes devletine küsme noktasına gelmiştir. Dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bu haksızlığın bir an önce giderilmesini istiyoruz *Buğrahan Bayraktar (İnşaat Mühendisi) Maliye ve Sağlık Bakanlıkları''na; Bizler Giresun merkez ve ilçelerinde çalışan bir grup sağlık personeliyiz (Köy Sağlık Ocağı ve Sağlık Evleri). 1998 yılından beri ne yazık ki gezi paralarımızı alamıyoruz. Hastanelerde çalışanlar döner sermaye, nöbet parası, öğretmenler de ders yılı başında ek öğretim ödeneği alıyorlar. Bizler neden mağdur ediliyoruz. Hep birlikte hastanelere mi tayinimizi yaptıralım? Kokşumuz Ordu ilindeki arkadaşlarımız gezi paralarını muntazam bir şekilde alıyor. Biz üvey evlat mıyız? *Bir Grup Sağlık Personeli - GİRESUN Çalışan Bağ-Kur emeklilerine yapılan zulüm Bağ-Kur''dan emekli olan vatandaşların yüzde altmışı 60 - 70 milyon; yüzde kırkı 80-90 milyon TL maaş almaktadır. Yılbaşında yürürlüğe koymak istedikleri yüzde on kesinti kararını, yapılan şikayetler üzerine geri çektikleri halde, 7. aydan itibaren aylıklarımızın üçte birini keserek kararı sessizce, tekrar yürürlüğe koydular. Bu kesintiler bizlere zulüm olmuştur. Kurumu soyan hırsızların verdiği zarar bizden mi tahsil ettiriliyor? *Salih Aybar - Çalışan Bağ-Kur emeklisi Derdimize çare arıyoruz Tarım ve Köyişleri Bakanı''nın dikkatine; Mahsulümüz bazı seneler iyi olmadı, borcumuzu ödeyemedik. 6 ton gübre almıştık. Şu an televizyonumuz, traktörümüz hacizli. Aldığımız gübrenin ana borcu 90 milyon Lira idi. Şimdi ödeyeceğimiz miktar faizi ve avukat ücretiyle birlikte 1.225.000.000 TL. oldu. Yetkililere yalvarıyoruz, faizin yarısını alsın. Gübresiz ekmeyelim. Bankaları kurtarıyorlar. Çiftçiye de el atsınlar. Milyonlarca çiftçi perişan. *Kulu''lu Çiftçiler- KONYA Köyümüz susuz Bu satırları Rumeli Feneri Köylüleri adına yazıyorum. Kadınlar olarak susuzluktan bizar olduk. İnanamayacaksınız ama susuzluk rüyalarımıza bile girdi. Bundan üç yıl önce Mesut Yılmaz en kısa zamanda su getireceklerine dair söz vermişti. Herhalde yoğun işlerinden dolayı bu işle meşgul olamadı. Umudumuzu kaybetmedik, hala sabırla bekliyoruz. Sağlığım yerinde olsa, su taşıyabilsem... Ayrıca okulumuz da yetersiz. Biz köy halkı olarak elimizden gelen katkıyı yapmaya hazırız. *Şükran Menekşe - Rumeli Feneri Köyü - İSTANBUL Bize bu yapılır mı? Sayın Melih Gökçek Beyefendi; Emekli öğretmen olarak indirimli otobüs kartından istifade ederken iptal etmişsiniz. Sizi yetiştiren, bu makamlara getiren hocalarınıza bu muameleyi yapmamalıydınız. Yaşı 60''ı geçen bütün zenginler, hakim, hekim, banka müdürü, üst düzey yönetici kısaca iyi geliri olanlara bedava kart veriyorsunuz. Ayda 200 milyonla geçinmeye çalışan 2 bin cıvarında öğretmene yaptığınız reva mı? *Turhan Özveren (Emekli Öğretmen) - ANKARA

