Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı''na; Halk olarak iyice soyulmaya başladık. TEDAŞ''ın 10.11.200 tarihli elektrik faturasını inceledim, muhtelif ücret adı altında 5 milyon TL. bulunduğunu gördüm. Bunun ne olduğunu telefonla Uzunköprü TEDAŞ yetkililerine sorduğumda, önce bunun ne olduğunu bilmediklerini, sonra da sabit ücret olabileceğini söylediler. Daha doyurucu bilgi alabileceğimi söyleyerek Edirne''deki TEDAŞ''ın numarasını verdiler.
Verilen numarayı aradım, yetkili kişi bunun sabit ücret olduğunu, işyerlerinden 5 milyon, konutlardan 1 milyon TL alınmaya başlandığını söyledi. Bunun alınmayacağını bizzat açıklayan Enerji Bakanı''nın demeçlerinin basında çıktığını söylediğimde de ilgili kişi, gazetelerin yazdığına itibar edilmemesi gerektiğini ifade etti. İptal edilmiş olsa bile kendilerine yazılı olarak tebliğ edilmediği için almaya devam edeceklerini söyleyen TEDAŞ yetkilisi, genelge gelmeden hiçbir bilgiye itibar edemeyeceklerini belirtti. Biz önce telefonda, şimdi de elektrikte sabit ücret ödemek zorunda bırakılıyoruz. Zaten belli bir rakkamı aşanlara yüksek zam oranı uygulanarak ücret alınıyor. Nedir biz vatandaşların çektiği, birileri bu gücümüzü aşan zamlara dur demeyecek mi? *İsmi Mahfuz Bir Okuyucu - Uzunköprü
Önce kaçak elektrik kullanımını engelleyin! Ben Gebze''de oturan bir sade vatandaşım, yeni gelen elektrik faturasında "muhtelif ilaveler" diye 1 milyon TL ilave olarak sabit değer diye bir para talep edilmektedir. Sizin vasıtanız ile sayın TEDAŞ yetkililerine şunu sormak istiyorum, siz vatandaşa fatura yazarken elektriğin birim maliyetini gözönüne alarak Kwt fiyatını belirlemiyor musunuz? Bu ne biçim uygulama böyle? Bu uygulama düpedüz vatandaşı kaçak elektrik kullanmaya teşvikten başka birşeye yaramaz. TEDAŞ yetkililerine tavsiyem, böyle düşüncesizce uygulamalardan vazgeçip, mantıklı düşünerek, önce kaçak elektrik kullananları engellemeleri, ondan sonra gerek görülürse böyle tedbirlere başvurmalarıdır. *Aydın Durmuş (Elektrik Teknisyeni) - GEBZE
Gecikme zamları da depremzedeye mi gidiyor? Maliye Bakanlığı''na; Şubat ayında ödemem gereken 60 milyon TL civarındaki Araç Deprem Vergisini ödeyememiştim. Bugün borcumun ne kadar olduğunu öğrenmek ve ödemek için gittiğimde, borcumun 231 770 000 TL olduğu söylendi. Bu hesap doğru ise, vade farkı depremzedenin mi, yoksa 60 milyon depremzedeye, 172 milyon başka hesaba mı gidiyor? *Ayhan Gümüşsu - İSTANBUL
Özürlülerle dalga mı geçiyorsunuz? Ben geçenlerde yapılan "özürlüler için işçilik sınavı"na girdim. Sınava başvururken bize, sınavı kazanırsak hangi illerde çalışmak istediğimiz soruldu ve bir liste vardı (hangi ilin kaç kontenjanı olduğunu gösteren) bu listeden seçim yapıp sınava başvurdum.
Sınava girdik, sonuçlar açıklanınca şaşırdım kaldım. Normal işçilik sınavına giren arkadaşlara hangi ilde görev yapmak isteyecekleri ve hangi ilde ne kadar kontenjan olduğu belirtilip sorulmamış. Bize bu soruldu. Bu sorunun manası nedir? Her ilde ne kadar özürlü işçi alınacağı, yani ne kadar eksik olduğu belli demektir. Sınava girenler içerisinde puana göre tercihlere göre bizlerin ya yerleştirilmesi, veya kazanamadığımızın belirtilmesi gerekmez mi? Hayır öyle birşey yok, ne kazandığımız belli, ne de kaybettiğimiz. Sınavı neden açtınız, eğer işçiye gerek yoksa? Gerekli ise neden kimin kazandığı veya kaybettiği belli değil? ÖSYM''ye telefon açtım, neden böyle diye soracaktım, bana "biraz acele eder misin?" dediler; sadece şunu sorabildim, "kazanıp kazanmadığımız belirtilmiyor mu?" "Sizde belirtilmedi" dediler. Ben de "peki nasıl olacak biz mi araştıracağız"diye ekleyince, cevap "evet" oldu.
Bu sınavı düzenleyenler biliyorlar ki, biz özürlüler için iş aramak özürlü olmayanlara göre daha kolay, kapı kapı dolaşmak ne ki, bizim için çocuk oyuncağı!
Sayın yetkililer, siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Eğer yaptığınız işten anlamıyorsanız, neden hâlâ oradasınız? Ben zaten kapı kapı gezip iş arayabilecek olsam sizin açtığınız sınava dahi girmezdim ve şu an işsizim demezdim, bir işim olurdu. Her kim bu konuda sorumlu ise, o kişiler ya yaptığınız işi doğru düzgün yapın, ya da bırakın gidin artık, yazık bu halka. Sizler
bize hizmet etmek için geldiniz. Eğer etmiyorsanız, edemiyorsanız çekilin köşenize ve hizmet edecekler gelsin sizin yerinize.
*Harun Temizel

