Kaydet
a- | +A

Benim eşim İETT''de şoför olarak çalışıyor. O da diğer meslektaşları gibi sabah 4.30''da kalkıp işe gidiyor. Tayyip Bey zamanında sözleşmeleri imzalanacaktı, ama başkan gidince o iş yattı. Bugüne kadar da maaş artışını sağlayacak sözleşme imzalanamadı. Yan gelirleriyle beraber 220 milyon maaş alıyorlar. Bu defa baktık ki 90 milyonluk para hesabımıza düşmüş. 75 milyon lira kira veriyoruz. Okuyan iki çocuğumuz var. Biz nasıl geçinelim?

İETT şoförlerinin sinirlerinin bozuk olduğu söyleniyor. Bu şartlarda yaşayan, evine ekmek götürecek gücü kalmayan bir babanın nasıl olmasını beklerdiniz? İETT''deki 9 bin personel bu durumda. Geçim sıkıntısından, el darlığından huzurumuz kalmadı, kimsenin yüzüne bakacak halimiz kalmadı. Normal haklarımız verilseydi, şimdi 450-460 milyon lira maaş almamız gerekirdi. Yetkililere telefon açtığımızda da "maaş alıyorsunuz ya, kapatın çenenizi" şeklindeki hakaretlere maruz kalıyoruz. Kul hakkı, insan onuru bu kadar mı ucuz? Birileri çektiğimiz bu zulme dur desin artık? İsmi Mahfuz Bir Okuyucu - Pendik - İSTANBUL

Derbent sakinlerine haksızlık yapılıyor Bizler 1987''den beri sorunları çözülemeyen Derbent sakinleriyiz. Mahallemizin S.S. Oto Sanatkarları Yapı Kooperatifi''yle süren davası hâlâ tam olarak çözülmüş değil. Bir aydan beri iki kez yıkım oldu. Bu yıkımlardan basın haberdar olmadı. Bizler bu mahallede 1974 yılından beri ikamet etmekteyiz. Yıllardır bizi bu mahalleden çıkarmak isteyen ilgili kooperatif 1987 yılında Bedrettin Dalan zamanında verilen Havuzlu Bostan mevkili tapularla mahallemizi elimizden almak istemektedir. Havuzlu Bostan denilen yer, İstinye ile Derbent arasında kalan bir bölge olduğu halde, bürokraside yapılan değişikliklerle, hava haritasındaki yerine değil de kendi istedikleri yere göre harita çizilmiştir. Bunun ispatı da elimizde mevcuttur. Belediyedeki ismi Derbent, Sarıyer haritasında Derbent, Devlet Arşivleri''nde Derbent, Türkiye haritasında Derbent, Bize gelen faturalarda Derbent, kısaca milyonların bildiği bu Derbent nasıl oluyor da kooperatifin tapusuna göre Havuzlu Bahçe oluyor? Yetkililerden istediğimiz, bu soruna artık bir çözüm bulmaları. Bıçak kemiğe dayandı. Evlerimizden vazgeçmemizi kimse beklemesin. Devletin koyacağı bir bedelle evlerimizin tapusunu almak istiyoruz, Derbent yazan bir tapu... Mahalle Sakinleri Adına Serdar Çelen - İSTANBUL

Şehit ailelerine minnet duygularımla... Bakmaya doyamadığı, sevmeye kıyamadığı biricik evlatlarını yetiştirip en güzel çağında, yemyeşil bir fidan gibi iken, vatan uğruna kara toprağın bağrına emanet etmek zorunda kalan ve öylesi yürek dağlayan dayanılmaz acıyı yaşarken bile "vatan sağolsun" diyebilen kahraman şehit ailelerimiz, sonsuz sevgi, saygı ve minnet duygularımı iletirim. Allah sabırlar versin. Evlatlarınız, herkese nasip olmayan, her vatanperver yiğit vatan evladının hayalini süsleyen "şehitlik" ve "gazilik" denen o yüce mertebeye erişmiş bulunmaktadır. Şehitler ölmez. Vatan savunması uğruna canını seve seve feda eden kahraman vatan evlatları, mekanınız cennet olsun. Nurlar içinde yatın. Vatan uğruna "gazilik" denen o yüce mertebeye erişmiş çok değerli gazilerimiz, hepimiz sizlerle gurur duyuyoruz.

Çok değerli mensuplarını yitirmiş olan Şanlı Ordumuz, Şerefli Emniyet Teşkilatımız''a da başsağlığı ve sabır dileklerimizi iletiriz. Gönül dolusu sevgiler ve saygılar. Bundan sonra saçlarınızın bir teline bile zarar gelmez inşallah. Sizleri çok seviyoruz.

Ayla Öztürk - İSTANBUL

Kayagan köyünü bilir misiniz? Turizm Bakanlığı''nın dikkatine; Rize''nin Pazar ilçesine bağlı Kayagan köyü, yeşilliğiyle, tarihi özellik taşıyan evleriyle, taşfırın ve şehit mezarlarıyla turizme kazandırılacak harika bir yerdir. İlçe merkezine 17 kilometre uzaklıkta bulunan bu orman köyü, doğal nedenlerle değerlendirilemeyen pırıl pırıl akarsuları ile de dikkat çekmektedir. Birazcık katkıyla Türk Turizmine eşsiz bir turizm beldesi kazandırılacağı şüphesizdir. Sık çamları, binbir çeşit çiçek türleri ve pınarları ile yayla turizmi için paha biçilmez bir mekandır. Yüksekten akan, başka yerleşim alanlarından geçmeden köye ulaşan akarsuları çok temiz, içilebilir ve alabalıkça da zengindir. Böyle bir yeri daha fazla bekletmek, turizme kazandırmamak Türkiye için büyük kayıptır. İhsan Topaloğlu-TRABZON