Kaydet
a- | +A

Bu köşede yayınlanan çeşitli mektuplarla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından gönderilen açıklama aşağıdadır. "1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu''nda öğretmenlik, özel bir ihtisas mesleği olarak tanımlanmış, öğretmen adaylarında aranacak niteliklerin Milli Eğitim Bakanlığı''nca belirleneceği ve öğretmenlerin öğretmen yetiştiren yüksek öğretim kurumlarından mezun olanlar arasından seçileceği hükme bağlanmıştır. Bu doğrultusunda, yüksek öğretim kurumlarının hangi programlarından mezun olanların, hangi branş öğretmenliğine atanabileceği, Talim ve Terbiye Kurulu kararıyla belirlenmiş ve öğretmen atamaları bu kararlara uygun olarak yapılmıştır. Ancak, sınıf öğretmeni yetiştiren yüksek öğretim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılayacak sayıda mezun verememesi nedeniyle, öğretmen ihtiyacının az olduğu ya da olmadığı diğer branşlarda öğretmen olabilecek niteliği taşıyanlardan sınıf öğretmenliği sertifikası almış olanların da başvuruları kabul edilmiştir. Sınıf öğretmenliği sertifikası bulunanlar, sayı olarak bu alandaki ihtiyacın üzerinde olduğundan, yine yukarıda belirtilen kanuna uygun olarak Talim ve Terbiye Kurulu''nca belirlenen öncelik sırasına göre değerlendirilmişlerdir. Bu sıra; Eğitim Fakülteleri, Fen-Edebiyat Fakülteleri ve bunların dışındaki fakülteler şeklindedir. Ayrıca, sıralama yapılırken atanacak adayların ileride esas branşlarında duyulacak ihtiyaç da dikkate alınmıştır. Bakanlığımızca 15 Eylül ve 5 Ekim tarihlerinde bilgisayar kur''ası ile gerçekleştirilen öğretmen atamalarında, norm kadro açığı, adayların tercihleri ve Devlet Memurluğu Sınavı''ndan aldıkları puan esas alınmıştır. Adayların norm kadro açığı bulunan illere yerleştirilme işleminde bilgisayar programı, bir branştan bir ile ayrılan kontenjandan fazla tercihin bulunması durumunda, kontenjan kadar adayın tespitini DMS''de alınan puanlara göre yapmıştır. Devlet Memuru olmak isteyen herkesin, Devlet Memurluğu Sınavına katılma zorunluluğu bulunmaktadır. 16 Temmuz 2000 tarihinde yapılan sınavda başarılı olanlar öğretmenliğin yanı sıra, bütün devlet memurluklarına başvurma hakkına sahiptir. Bu hak, sınavın yapıldığı tarihten itibaren iki yıl süreyle geçerlidir. Başka bir anlatımla DMS''de başarılı olanlar, yapılacak duyurularla diğer devlet memurluklarına başvurabilecekleri gibi, bundan sonraki dönemlerde ihtiyaç olması halinde öğretmenlik için de başvurabileceklerdir. Çeşitli fakültelerden mezun olan, ya da sınıf öğretmenliği sertifikası bulunanların öğretmen olarak atanmaları zorunluluğu bulunmamaktadır. Öğretmen alımı ihtiyaçla orantılı olarak gerçekleştirilmektedir. Nitekim ataması yapılamayan adayların durumu, 3 Kasım 2000 tarihinden sonra, daha önce atamaları yapılanlardan göreve başlamayanların yerine yine aynı esas ve usullerle değerlendirilecektir."

Suçlu kim? Milli Eğitim Bakanlığı''na; Çocuklarımızı gönderdiğimiz ilkokulumuzda 3 öğretmenimiz var. İlk gelen öğretmenimiz 10 yıllık, fakat sınıf okutmamış, resim, müzik derslerine girmiş. 2. gelen öğretmenimiz Ziraat Mühendisi, 2 yıllık öğretmen. 3. gelen öğretmenimiz ise sınıf öğretmenliğini bitirmiş, 19 yıllık öğretmen. Milli Eğitim, bizim okulda iki öğretmenin görev yapacağını belirttiği için üçüncü gelen öğretmen (iki senedir çocuklarımızı okutuyordu) çocuk okutmaktan başka bir görev yapacakmış. Diğer öğretmenler çocuklarımızı okutacakmış. Onları suçlamıyorum, onlara da sınıf öğretmenliği hakkı verilmiş. Tayinleri yapılmış, görevlerini yapacaklar. Yalnız sormadan edemiyorum, sınıf öğretmenliğini bitirmiş 19 senelik öğretmen mi suçlu, yoksa bizim çocuklarımız mı suçlu? Milli Eğitim Bakanımız''ın çocuğu bizim köyde okula gitseydi, bu kadar rahat olabilir, veya uyuyabilir miydi? * İsmi Mahfuz Bir Okuyucu - AMASYA

Lütfen beni anlayın Ben 15 yaşında, Süper Lise 1. sınıf öğrencisiyim. Şu an hayal kırıklığı içerisindeyim. Nedeni şu; benim en büyük idealim Beden Eğitimi Öğretmeni olmak. Orta 2. sınıftan beri bu mesleği istiyorum. Gerçekten kararımı verdim ve hedefime ulaşmak için eyleme geçtim. Yani gece gündüz spor yapıyorum. Fakat boşuna yaptığımı biliyorum. Çünkü "torpil" diye kahrolası birşey var. Bu konuyu 3 senedir araştırıyorum... Torpil yüzünden spor bölümüne gitmedim, İngilizce bölümüne gittim. Benim gibi yetenekli öğrencileri spor bölümüne almıyorlar da ilgisiz kişileri alıyorlar, bu nasıl olur, anlamış değilim. Sonuçta "burası Türkiye" değil mi?.. Şimdi ne yapacağımı bilemiyorum. 3 senedir koştur koştur, birşey yok. Sevmediğim ve asla da sevemeyeceğim bir mesleği seçeceğim, öyle değil mi? * Hatice Araç - Ereğli - KONYA