Kaydet
a- | +A

İstanbul''un her semtinde olduğu gibi, Şirinevler Kazım Karabekir Caddesi''nde de haftada bir gün pazar kuruluyor. Pazarcılar erken saatlerde, büyük bir gürültü ile gelirler. Demir direklerini de aynı şekilde, ses çıkararak yerleştiriyorlar. Küçük çocuklarımız ve yaşlılarımız için çok sıkıntı çekiyoruz. Yerleştirilen tezgahlardan çoğu defa evimize girmeye bile yol bulamıyoruz. Hastamız veya acil bir durumumuzun olmasını düşünmek bile istemeyiz, çünkü bu şartlarda yapabileceğimiz fazla bir şey olmayacak. Hele küfürlü konuşmaları, ailelerimizle bizleri çileden çıkarmaktadır. Zaman zaman tartışmamızın bile bir faydası olmamaktadır. Pazar bitiminde ortaya saçılan pislikler de işin cabası... Belediyeler bu işlere bir düzen veremez mi? Kontroller daha çok sıklaştırılsa, bütün pazarcıların mahalle sakinlerini, vatandaşları rahatsız etmeden uygun bir şekilde çalışmaları sağlanamaz mı? Pazar bitiminde de her pazarcının çöplerini bir çöp torbasına koyması sağlansa... Belediyemizin bizleri bu sıkıntıdan kurtarmasını bekliyoruz.

Bilal Özel-Şirinevler / İSTANBUL

Son uygulama bizleri perişan etti İETT Genel Müdürlüğü''ne; Bizler Tuzla-Esenyalı-Kaynarca-Pendik-Kartal semtlerinde ikamet etmekteyiz. Son günlerde 130 Kadıköy-Tuzla hattının değiştirilip, yerine 130 Bostancı-Tuzla seferinin konmasıyla perişan hallere düştük. Eskiden 2 saatte gidip gelebiliyor iken, yeni uygulama ile 3.5 saatte gidip gelemiyoruz. Yollarda beklemekten strese düştük. Hattın uzun olmasından, trafiğin yoğun olmasından, şoförlerin çok yorulduğundan, otobüs seferlerinin aksamasından bahsediliyor. Anlıyoruz, şoförlerimiz çok yoruluyorlar. Yeni uygulama ile bu sefer yolcular perişan duruma düştü. Daha akılcı bir çözüm bulunamaz mı? Alakası olmayan yolcular binmese, otobüs sadece merkezi duraklarda dursa... İETT Genel Müdürlüğü''nün bizleri hayal kırıklığına uğratmayacağına inanmak istiyoruz. Otobüs hattımızı geri istiyoruz... Tuzla, Esenyalı, Kaynarca, Pendik, Kartal sakinleri- İSTANBUL

Depremzede üniversitelilere kolaylık gösterilsin Milli Eğitim Bakanlığı''nın dikkatine; Biz Sakarya Üniversitesi''nde okuyan ve son sınıfa kadar gelmiş öğrencileriz. Deprem dolayısıyla geç açılan üniversitemiz geç kapanacağı için üniversitemizin bu sene mezun olacak öğretmen adayları M.E.B''nin öğretmen atama başvurularına yetişememektedir. Gerekli başvuruları üniversitemiz yapmış olmasına rağmen olumlu cevap alınamamıştır. Bu durumda bu öğrenciler mağdur olmaktadır. Depremin şokunu yaz okulunda yaşayan, birçok arkadaşını kaybeden, tüm bu sıkıntılar içerisinde üniversite eğitimine devam eden ve artık sonuca yaklaşan bu öğrencilerin ne suçu var? Yoksa depremin sorumlusu bizleriz de farkında mı değiliz? Bu konuda yöneticilerin gösterdikleri duyarsızlığı kınıyor; bu konuyu gündeme getirmenizi sizden rica ediyoruz. Bizler tıpkı DMS''de olduğu gibi bir formül uygulanarak mezun olma ihtimali olan öğrencilerin başvurularını eksik evrakla da olsa kabul edilip; sonuçta mezun olanlarınkinin değerlendirmeye alınıp, olamayanlarınkinin iptal edilmesini bekliyoruz. Sakarya Üniversitesi Öğrencileri- SAKARYA

Vatandaştan haraç alınıyor

Havaların ısınmasıyla beraber deniz mevsimi de açıldı. Ama ne açılış! 25.06.2000 tarihinde ailemle beraber Şile''ye danize gittik. Şehre girişte dernek adı altında bir ücret ödedik (2.500.000TL). Bize yol gösterdiler, devam ettik. Deniz kenarına geldik. Bir de ne görelim, 5 milyon da deniz parası. Devletin denizini, yolunu gasp etmişler, vatandaştan haraç alıyorlar... Trilyonluk Boğaz Köprüsü''nden geçiş bile 1 milyon olduğuna göre, böyle fahiş fiyatlarla halkı bezdiren bu insanlar suç işlemiş olmuyor mu? Ben bu tip tesislerin paralı olmasına karşı değilim, yalnız verdiğimiz paranın nereye gittiğini bilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Neticede, Şile''ye giderken yolda durmak isteyen vatandaşlar 5 milyon TL hazırlasınlar. Çünkü durduğun her yerde 2.5-5 milyon istiyorlar. Vatandaş da kuzu kuzu veriyor. Duyarlı kanun görevlilerinin bu konunun üstüne gitmesini ve bu durumun yasal olarak düzeltilmesini istiyoruz. Recep Karakoç - İSTANBUL