Kaydet
a- | +A

Ben liseyi bitirdim, üniversiteye hazırlanıyorum. Depremde evimiz ve dükkanımız yıkıldı, durumumuz çok bozuldu. Yıkılan dükkanımızın yerine Sakarya Valiliği prefabrike dükkanlar inşa ettirdi. O dükkanlara yerleşmesine yerleştik ama iş olmayınca dükkanı neden açalım ki; iki haftadır siftah yapmadan dükkanımızı kapatıyoruz. Peki, evimizin masraflarını nasıl karşılayacağız? 17 Ağustos depreminin üzerinden 1.5 seneden fazla bir zaman geçti. Basına bakıyorum, Sakarya''nın adı geçmiyor. Sadece Yalova ve Kocaeli, sanki deprem sadece bu illerimizde oldu...

Sakarya hiçe sayılıyor. Yolu düşenler bilir, yollar, sokaklar o kadar kötü ki ayda bir ayakkabı değiştirmek zorunda kalıyoruz. Koskoca şehir akşam 8-9''da sessizliğe bürünüyor, hayat bitiyor. Geçen gün İzmit''e gittim, orada depremden iz kalmamış, sanki deprem olmamış gibi. Peki Sakarya neden böyle? Evimizin civarında 5 katlı bir bina var ve oturulmayacak kadar kötü. Binanın bir tanesi yola doğru eğilmiş, inanın ona bile oturma izni verilmiş. Buradaki olumsuzlukları gören yok, Sakarya unutuldu. Biz Sakaryalılar da... Emre - SAKARYA

İndirim hakkını bize de tanıyın Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü''nün dikkatine; Bizler Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi''nde görev yapan sağlık personeliyiz. Güzel yurdumuzun doğu bölgesinde görev yapan Sağlık Bakanlığ''na bağlı sağlık ocakları ve hastanelerde çalışan sağlık personeli, Silahlı Kuvvetler personeli ve tüm askerler, Emniyet Teşkilatı mensupları ve Milli Eğitim Bakanlığı''na bağlı öğretmenlere kurumunuz tarafından uygulanan uçak bileti indiriminden, sağlık personeli olduğumuz halde, Sağlık Bakanlığı''na bağlı kurum ve kuruluşlarda çalışmadığımız için istifade edemiyoruz ve bu uygulamayı Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırı buluyoruz. Yurdumuzun aynı bölgesinde, aynı şartlarda ve aynı kutsal görevi yapmamıza rağmen, kurumunuz tarafından uygulanan bu indirimlerden yararlanamıyor oluşumuzun kanuni ve mantıki açıklamasını yetkililerden beklerken, uygulamadaki bu önemli hatanın düzeltilmesini temenni ediyoruz. *Y.Y.Ü. Tıp. Fak. Sağ. Araş. ve Uyg. Hast. Sağlık Personeli - VAN

İGDAŞ''tan açıklama 5 Nisan 2001 tarihli "Neden bize de doğalgaz verilmiyor?" başlıklı yazınızda Nuri Kartal isimli vatandaşımızın doğalgaz talebiyle ilgili şikayeti yer almaktadır. Vatandaşımızın 2000 yılında ilgili şubemize yaptığı başvuru değerlendirilmiş ve bölge hakkında etüt yaptırılmıştır. Etüt sonucunda, binanın Şifa Yokuşu Sokağı''nın merdivenli kısmında olmasından ve kod farkından dolayı binaya hat çekilmesinin mümkün olmadığı tesbit edilmiştir. Araçlarımızın bile giremeyeceği merdivenli sokakta herhangi bir çalışma yapmak mümkün değildir. Ayrıca muhtemel bir acil durumda araçlarımızın müdahale edemeyeceği bir yere gaz vermek işletmecilik açısından doğru değildir. Vatandaşımızın "apartmanımızın etrafındaki her binada doğalgaz kullanıldığı" şeklinde belirttiği binalar sözkonusu sokağın yol tarafında kalan ve servis kutusu konulabilecek durumda olan binalardır. Söylendiği gibi merdivenli kısımda bulunan binalarda doğalgaz kullanımı sözkonusu değildir. *İGDAŞ Halkla İlişkiler Müdürlüğü

DMS ve sonrası 17 Ekim 1999''da Devlet Memurluğu Sınavı''na girdik. Sınavı yaklaşık 400 bin kişi kazandı. Sınavın üzerinden 1.5 yıl geçti. Sınavın geçerlilik süresi 2 yıldır. Şimdiye kadar işe başlayan aday 40 bin civarındadır. Sınavın geçerlilik süresi 7 ay sonra bitiyor. Devletin yüzbinlerce açık kadrosu var. Neden gençlere iş verilmiyor da bizi karamsarlığa itiyorlar? Sınavı ne maksatla açtılar? Sınavı kazananların yarısı bile işe alınmadan, zaman aşımına uğratıyorlar. Bu süreyi 1-2 yıl daha uzatmaları lazım, yüzbinlerce insan ümitle iş bekliyor... Kadrosuzluk sebebiyle kütüphanelere kilit vuruluyor. Memur eksikliğinden işler yavaşlıyor, çoğu kamu kuruluşunda bu eksikliği özel şirketlerin desteğiyle kapatıyorlar. Peki bizler süs için mi bu sınavı kazandık? Tekrar bir sınav açılırsa, ilk sınavı kazananlar ne olacak, bu bizlere haksızlık değil mi?

*Kenan Çolak