Kaydet
a- | +A
TELEKOM Genel Müdürlüğü''ne; Son günlerde sık sık dile getirilen bir şikayet çıktı ortaya. Diyelim ki maddi yönden sıkıntıya düştünüz. Telefon paralarını bir müddet ödeyemediniz. Sonra sıkıntıyı aştınız, parayı ödemeye gidiyorsunuz. Önce paranızı gecikme cezası ile birlikte alıyorlar, hiçbir açıklama yapmadan. Siz de rahatlıyorsunuz, telefonunuzun açılmasını bekliyorsunuz. Ama sizi bir sürpriz bekliyor, adınıza kayıtlı telefon, size hiçbir tebligat yapılmadan başkasına satılmış... Bu yasalara uygun mu, değil mi yetkililerin bileceği iş... İşte en son Pendik''ten arayan Resul Petek''in anlattıkları: "Adıma kayıtlı 0216 397 78 06 numaralı telefon, borcundan dolayı kapalı idi. Borcu gecikme zammıyla birlikte ödedim. Telefonumun açılmasını beklerken açılmadı. Arıza olabilir düşüncesiyle ilgili servise müracaat ettim, yine açılmadı. Telefon arızaya tekrar müracaat ettiğimde, arızanın giderildiğini, Kaynarca santraline müracaat etmem gerektiğini söylediler. İlgili santrale gittim, telefonumun bir başkasına satıldığı söylendi. Pendik''teki Telefon Müdürlüğü''ne sordum, aynı şey söylendi. Yapmam gerekenin de yeniden bir başka numara için müracaat etmemin olduğu belirtildi. Bana ait olan bir telefon bana sorulmadan, Tebliğler Kanunu''na göre bilgi verilmeden nasıl başkasına satılır? Mecburen tekrar yazıldım. O bölgede 4-5 yıl telefon bekleyenler var. Bana ne zaman çıkar bilemem. Ama bu işte bir yanlışlık yok mu?" Suşehri Belediye Başkanı''ndan açıklama Suşehri Belediye Başkanı Sedat Sel''in, 4 Ekim 2000 tarihli gazetemizin bu köşesinde yayınlanan "Ne olacak Suşehri''nin hali?" başlıklı yazıyla ilgili açıklaması: "Suşehri''nin geçmişten gelen su problemini çözmeyi Cenabı Allah''ın şahsıma nasip etmesi, en büyük mutluluğum oldu. Suşehri''nde yaşayan hemşehrilerim konuyu biliyorlar. Ancak köşenizde yayınlanan yazıdan, ilçe dışında yaşayan hemşehrilerimin bu konuda yeterince bilgiye sahip olmadıklarını anladım. İlçemizin içme suyu ihtiyacını 2050 yılına kadar karşılayacak içme suyu kuyularımız geçtiğimiz ilkbaharda açıldı. Saniyede 120 litre kapasiteli, tahlil sonucunda TS 266 (1997)''ye uygunluğu belirlenen su bulundu. İller Bankası''nca projelendirilerek inşaata başlandı. Suyun 2000 yılı içinde kullanıma sunulması planlandı. Ülkemizde belediyeler mali sıkıntılar içinde çırpınırken, belediyemizin böylesi projeleri uygulayabilmesinin anlamını insanlarımızın idrak ve insafına bırakıyorum. Ayrıca ilçemizde çöplerin günde üç defa toplandığını, Türkiye''nin en ucuz içme suyu tarifesini uygulayan belediyelerden biri olduğumuzun bilinmesini istiyorum." Balcılar, sahtecilerden dertli Tarım ve Köyişleri Bakanlığı''nın dikkatine; Bizler, Mersinli bal üreticileri ve pazarlamacıları olarak mevcut durumdan şikayetçiyiz. Avrupa Birliği''ne uyum yasası çerçevesinde, Gıda Nizamnamesi''ne tabi tutulduk. Bu vesileyle bizim için büyük sayılabilecek rakamlar harcayarak Gıda Üretim Sertifikası, Gıda Sicil Sertifikası ve Marka Tescil Belgesi aldık. Uzun uğraşlar verdik, herşey gıda yönünden iyi olacak dedik, fakat hiç de umduğumuz gibi olmadı. Şu anda piyasada bal adı altında yığınla glikoz satılmaktadır, bu olaya bir dur diyen de yoktur. Hakiki balın kristalize olması halkımızın yanlış yönlenmesine yolaçmaktadır. Glikoz donmadığı için, halkımız bal diye glikoz yemektedir. Hastaların şifa diye aldıkları glikoz, dertlerine derman olmamaktadır. Glikoz donmadığı için bunları satanlar dürüst; hakiki bal da kristalize olduğu için bizler "sahtekâr" damgası yiyoruz. Bu olaylardan da çok çok büyük haksız kazançlar elde edilmektedir, halkımız aldatılmaktadır. Tarım Bakanımız Sayın Hüsnü Yusuf Gökalp''in bu konulara daha sıkı tedbirler almasını temenni ediyoruz. Bal üreticileri ve pazarlamacıları adına Haluk Turhan - MERSİN