Kaydet
a- | +A

Sigortalıların büyük bir kısmı gerektiği durumlarda bile SSK Hastanelerine gitmeyi tercih etmiyor. Başka çaresi olmayanlar, tedavisi büyük maliyet gerektirenler de mecburen bu çileyi göze alıyor. Yolu düşenler bilir; sıra almak, kuyruğa girmek, muayene olmak büyük bir sıkıntı. Hele büyük şehirlerde bunu çekmeyen anlayamaz... Tedavi de insanı çileden çıkarıyor.

İlaç almak bile insanın bir gününe mal oluyor. İnsanlar daracık bir salona doluşmuş, tıkış tıkış. Sıcaktan bunalan bunalana. Ağır bir koku. Havalandırma bile bu insanlara çok görülmüş. Sağlam giren, bedenen sağlam kalabilse bile, ruhen tedaviye muhtaç hale gelir... SSK Hastanelerinin başka devlet hastanelerine sevk ettiği hastaların hali de apayrı bir mizah konusu... İlaçları yine SSK hastanesi veriyor. İstanbul trafiği malum, ameliyat olmuş veya durumu acil olan hastalar için ilaç ihtiyacı da biliniyor. Bir veya iki kişinin bu ilaç trafiği ile meşgul olması lazım. Saatlerce yol, saatlerce ilaç kuyruğunda bekleme ve aynı şekilde geri dönüş... Vatandaşa ancak bu kadar işkence yapılabilir... Bir de tedavisi uzun süre alan hastaların halini düşünün... Bu hastanelerin ilaçları da verip sonra faturaları SSK''ya kesmesi çok mu zor? SSK da bu ilaçları satın almıyor mu? Vatandaşın verdiği primlerle kurulan bu kurum ne zaman düzelecek, kim düzeltecek belli değil. Bunca insanı ümitsiz, bezgin bir hale getirip adeta işkence etmeye kimsenin hakkı olmamalı.

Beceremiyorsanız bari o yükümlülüklerinizi devredin. Veya bırakın vatandaş istediği yerde tedavi olsun. Daha düşük maliyetli olacağına eminim... Vatandaşı koyun yerine koymaktan vazgeçin. Parasızlığı veya derdiyle pençenize düşmüş diye bunca pervasızlık, insanlığa yakışmaz... Tezatlar 1. Hanımefendisiyle birlikte sağlık kontrolüne giden, gösterişten uzak, inançlı, kültürlü, edepli ve halktan biri olarak örnek bir "Reisicumhur''un" ve "eşinin" nasıl olması gerektiğini gösteren Sayın AHMET NECDET SEZER" beyefendiye şükranlarımı, böyle Reisicumhur''a sahip olmanın, milletle birlikte mutluluğunu yaşadığımı şükranlarımla arz ederim. 2. Sayın Sağlık Bakanımız''la Trabzon hastanesinin baş tabibini -ki ilaç sanayiinin çeşitli ecnebi ve yerli firmalarında reprezantan olarak senelerce çalıştığımda tanımak onurundaydım. Trabzon''daki meslekdaşını (TV''ler resimleri ile teferruatlı olarak olayı bildirdiler) makamında tecziye eden bakanımın bu olayı ile bizi üzdüğünün, her iki hazık hekimin de saygıya değer kişiler olduğunu, barışarak bizleri de mutlu

edeceklerini bilhassa sayın Bakanımdan beklerim. 3. Hükümetimizin memur ve memur emeklilerimize hakları olan zamları yapmaları, hem alanları hem de yapanları bir nebze mutlu etmiştir. Peki sosyal hizmetlerin başı olan Sayın Okuyan beyefendi ise bu zamlardan kendi de istifade etmiştir. Tabii ki hakkıdır. Ama SSK''yı kurtaracağım diyerek SSK''lının ve emeklisinin eline geçen parayı artmasını şöyle dursun zamlardan mahrum edilmesine neden olması, zaten zor geçinmekte olan emeklileri üzmez mi... Maaş diye aldığı takribi 100 ile 200 milyon arasındaki paradan (az veya çok) genelde hele kirada oturan, bu aldıkları maaşa ilave ederek kiralarını ödeyenler geçinsinler mi, çocuk mu okutsunlar, yesinler, giysinler ve yaksınlar mı ve de gezmek ihtiyaçlarını gidersinler mi?... Bu para Allah aşkına yeterli mi? Enflasyona bağlanırsa bu SSK''lılar enflasyonun artması için dua mı etsinler ki zamlı maaş almak için ya da enflasyon canavarı ile zaten geçinemezken bir de mahkumu mu olsunlar. Vatandaşın bu kesimi SSK''yı kurtarayım diyerek zamlarını enflasyona bağlayan Sayın bakan bugünlerde enflasyon olmadığı için eminim mutludur, çünkü SSK''lılara zam yapmamaktadır. Memurlar ile işçiler arasındaki uçurum artık birleştirilemeyeceği gibi yaklaştırılması bile imkansızdır. Malumunuz SSK alacaklarını alamadığı müddetçe kurtulamaz. Peki ama bu alacaklarını alamayan bu SSK''nın işçi ve emeklilerinin buradaki günahı nedir. Yapılan zamlardan SSK istifade edememektedir. Revayı hak mı?.. Temenni ediyorum Sayın Cumhurbaşkanımız bu duruma el atar da, Sayın Okuyan beyefendiyi de uyarır, bizlerin de hakkı olan zamlı maaşlara kavuşmayı sıkıntılardan kurtulmayı bizlere lütfeder... *İbrahim Sıtkı Ergen-İSTANBUL

Mezarlık düşmanı Eskişehir''imizin Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen Muttalip Mezarlığını dozerlerle tahrip etti. Mezarlıkları koruma kanununa rağmen hiçbir yetkili buna mani olamadı. Esentepe mezarlığını çevreleyen duvarlar yer yer yıkılmış, o duvarlar dahi tamir ettirilmiyor. Sanırım talan sırası Esentepe mezarlığında. Bu mezar talanına engel olmayan yetkililerin mezarları da birgün aynı akıbete uğrar... *Adem Çokdoğan-ESKİŞEHİR