Milli Eğitim Bakanlığı''nın dikkatine; Bir grup Ziraat Mühendisi olarak 22.06.2000 tarihli gazetenizde bahsettiğimiz sorunumuza halen bir cevap alamadık. Böylece bakanlığımızın bize karşı, eğitime karşı ne kadar duyarlı olduğu bir kez daha gözler önüne seriliyor. Anlamadığımız konu, eğitim hayatında ilkokul, ortaokul, lise ve hatta 4 yıllık lisans eğitimini tamamla ama iş yok!.. Milli Eğitim Bakanlığı sürekli. "acaba daha ne sınavı açsam" diye düşüneceğine; "mezun olan binlerce insanı nasıl iş sahibi yaparız" diye düşünse daha iyi olmaz mı? Tarım Bakanımız bile Ziraat Mühendisi olmasına rağmen, bizim halimizi anladığını sanmakla hata etmişiz. Umduğunu bulamamak diye buna denir... Problemi ne kadar anlatsan, yazsan, faks çeksen kimsenin ilgilendiği yok. Çözüm yönünde hiçbir yetkili bir adım atmıyor. Galiba böyle gelmiş, çilemiz böyle devam eder... *Bir Grup Ziraat Mühendisi
Gittiğimiz yerleri kirletmek insanlığa yakışmaz Ben emekli bir bayanım. Yaşım 65, kız kardeşimle yaşıyorum. Fırsat buldukça iki kardeş, arabamıza atlıyor, Kemerburgaz ormanlarını geziyor ve Bin Başı denen kaynak suyundan alıyoruz. Fakat her gidişimizde, insanlığımızdan utanıyoruz. Ne zaman gitsek çöpleri, çocuk bezlerini her türlü pisliği saçılmış olarak buluyoruz. İnsanlar bu kadar pis mi? Anlayamıyorum, pisliklerini bu şekilde nasıl bırakıyorlar? Utandım, tiksindim, oturulacak, bir lokma yenecek temiz bir yer bulamadık. Nereye gitsek pislik yuvası. Bari bir görevli konsa, ceza kesilse, insanlar belki o zaman pisliklerini toparlayıp çöp bidonuna koymayı öğrenirler. Hiç olmazsa kaynak sularımız, ormanlarımız temiz kalsın... *K., Z. Yılmaz - Hasköy - İSTANBUL
"Otopark Mafyası" sokaklarımızı da parselledi 27.06.2000 tarihli gazetenizin bu köşesinde Ayla Öztürk hanımın otopark ile ilgili yazısını okudum. Kendisinin Beyazıt''ta caddelerdeki otopark mafyası ile ilgili dertlerini öğrendim. Ben ise, bırakın caddeleri, Fatih''te sokakların bile otopark mafyasına parsellendiğine bizzat şahit oluyorum. Bir apartman sakini olarak apartman dairesi satın alırken devlete otopark ücreti vermiyor muyuz? Mahalli idare diye seçtiklerimiz, bizden topladığı vergilerle sokaklarımıza, caddelerimize daha iyi hizmet getireceğine zulmediyor. Neredeyse evimizde kendi arabamızın, misafirimizin arabasının otopark parasını ödeyeceğiz. Bir örnek olarak, Fındıkzade Kızıl Elma Caddesi''nde Sağdan ikinci sokağın başındaki tabela gösterilebilir. Böyle uygulamalar devam ederse artık boş vakıf ve belediye arsaları, caddeler ve sokaklar parsellenecek, ülkemizde işsiz kalmayacak. Bunlar garibanın değil, otopark mafyasının eline geçecek. Belediyeler böyle zulümler yerine insanlara başka türlü faydalar sağlasa daha iyi olur. * F. Öztekin - Fatih - İSTANBUL
Bağlum''a hiç geldiniz mi? Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayıh Melih Gökçek''in dikkatine; Ben Bağlum''da oturan bir vatandaş olarak size sisleniyorum. Öncelikle biliyorum ki, Melih Gökçek verdiği sözün arkasında duran mert bir Anadolu çocuğudur. Onun için Anadolu''nun en ücra köşelerini aydınlatan fikirlerin sahibi, başkenti hizmetlerle donatan bir Belediye Başkanı''dır. Bağlum da geçmişte bundan nasibini almıştır. Ancak; geçtiğimiz yıl yapılan Belediye Başkanlığı seçimlerinden önce Bağlum''daki bir konuşmanızı hatırlıyorum: "Sevgili Bağlumlular, siz bizi seçin, hizmete evet deyin. Yollarınız yapılmaz, sularınız akıtılmazsa gelin yakamıza yapışın... Size doğalgaz sözünü bile... şartlarda veriyorum..." Peki sayın Gökçek, o gün bugündür Bağlum''a hiç geldiniz mi? Yolları hiç gördünüz mü? Sular kaç günde bir akar? Hizmet denilen şey ne ola ki? Yakanıza yapışmak işine gelince... Sevgiler ve saygılar... *Mehmet Cebe - Bağlum - ANKARA
Telefonlarımız ne zaman bağlanacak? TELEKOM yetkililerinin dikkatine; Ben Büyükçekmece''ye bağlı Gürpınar''ın Yenievler Ziyaoğlu Sitesi''nden yazmaktayım. Sitemizde 32 daire bulunmakta, yaklaşık iki senedir oturmaktayız, ama hâlâ telefonlarımız bağlanmadı. *Ziyaoğlu Sitesi Sakinleri - Gürpınar- B. Çekmece - İSTANBUL

