Neler yazılmış neler söylenmiştir dostluk üstüne. Dostlukta tıpkı aşk gibidir. İnsan ikisini de yanı başında ister, ancak aradaki fark da şudur, aşk bazen insanı terkeder de, işte o zaman dost teselli eder. Hayatın gerçekten yaşanır hale gelmesi hemen yanıbaşımızdaki dostlarımızla mümkündür. Yaşadığımız sürece sıkıntılarımız, sevinçlerimiz daima bizimle olacaktır. Ancak yaşadığımız olayların şekli nasıl olursa olsun tüm bunları tek başımıza karşılamak pek mümkün değildir. Aksi türlüsünün de zaten hastalıklara, bunalımlara sebep olduğunu biliyoruz. Bir genç hanım, "dünyanın en zengin insanıyım ben çünkü dostlarım var benim" diyor, hasta eşini iyileştirmek için harcadığı çabanın kendisinde oluşturduğu maddi ve manevi yaraları sarmaya çalışırken. O halde dostlar edinelim, mevcut dostlarımızın da kıymetini bilelim. Daha doğduğumuz andan itibaren öne anne-babamızın ilgisine muhtacızdır. Daha sonra yeni kişiler eklenir bu halkaya, oyun arkadaşları, okul arkadaşları derken, ilgilerine muhtaç olduğumuz dostlarımız yerlerini alırlar hayatımızda. Bir annenin çocuğuna gösterdiği özen gibi emek ister, dostluk. Serpilip, gelişmesi gösterilen bu özenin büyüklüğüne bağlıdır. Dostlarımız kendi edindiğimiz, seçimi tamamen bize ait olan kişilerdir. Bu ilişkide arada verilmiş sözlere, konulmuş kurallara rastlanmaz. Bir zorlamada yoktur. Tamamen siz istediğiniz için hayatınızdadırlar. Kim zorlayabilir sizi falancayla dost olmaya? Zaten o zaman bunun adına dostlukta denmez. Dostluklar aile bağları gibi kendiliğinden kurulmaz, ya da evlilik, boşanma gibi sonunu başını belirleyen törenler, kurallarda yoktur bu ilişkide. O halde insanlardan kaçmayıp, gerçek dostlar edinelim, ileride ömrümüzü yalnız başımıza tamamlamak istemiyorsak eğer.
DİKKAT! * Dost seçiminde, zarar veren, sağlıksız ilişkilerden kaçınıp daha yapıcı ve yararlı ilişkiler kurmalııyz. * Yeni dost olduğumuz kişiyi tanımaya çalışmalıyız. Bize şefkatsizce yaklaşıp, keder, üzüntü veren kişilerle dostluk kurarken çok düşünmeliyiz. * Sadece inandığımız bir dostun bile bize güvenmesi, fikirlerimize, düşüncelerimize, duygularımıza saygı duymasının kendimize olan güvenimizi arttırdığını bilmeliyiz. * Dostluğun cömertçe sevebilmekten geçtiğini bilmeli, açık olmalı ve karşılık beklemeden verebilmeliyiz. * İnsanın diğer insanlarla ilişki içinde olması yani sosyal yaşamının aktif olması onun genel yaşamında da olumlu etkiler yapar. Sevgi ve arkadaşlık iş yaşamında da başarının anahtarıdır. * Arkadaşlar gönüllü olarak birbirlerinin hayatlarında rol almalı ve birbirleri adına düşünebilmelidirler. * İki dost arasında sadakat çok önemlidir. Zira sadakat şartlar ne olursa olsun birbirine sadık olmaktır.
Okuyucu köşesi Başarı kavga ile olmaz Sevgili Ümit Can; Üniversite sınav sisteminin üzerinizde oluşturduğu olumsuz etkiden dolayı anladığım kadarıyla biraz yıpranmışsınız. Ancak ülkemiz genç bir nüfusa sahip ve bildiğiniz gibi her yıl binlerce genç üniversite sınavına giriyor, çünkü yerleştirmeler ÖSS sınavına tabi. Dolayısıyla bu bir yarıştır ve bu yarışta iyi hazırlananlar başarılı olur. Kişinin başarılı olmak için çevresiyle kavga etmek yerine, kurallar neyse ona göre davranması gerekir. Üniversite giriş sisteminin hataları, eksiklikleri zaten defalarca birçok ağızdan dile getirildi. Bu köşede bunları tekrar tekrar kaleme almamın size bir faydası yok. Çünkü kısa vadede değiştiremeyeceğimiz şeylere takılı kalmaktansa onlar değişene kadar sistemin gereklerini yerine getirmek şahsımız için daha faydalı olur. Önümüzdeki sınava hatalar düzeltilmiş olarak girilecek ve iyi olanlar yine başaracaklardır. Size tavsiyem, sınav sistemiyle kavga etmek yerine başarılı olmak için çaba harcamalısınız. Siz kavga ederken, birçok arkadaşınız çalışarak sizi geçiyor. Sistemli ve programlı bir şekilde çalışın ve başarılı olan guruba siz de katılın. Ya da bir sanat sahibi olmak için çaba harcayın. Bunun için mevcut meslek kuruluşlarına gidebileceğiniz gibi, bir ustanın yanında da yetişebilirsiniz. Başarılar...
Paylaşılan bir sevinç iki kat olur, paylaşılan bir acı yarıya iner Dostluk-arkadaşlık Sevgili Gençler Bugün sayfamızda, yemek-içmek kadar önemli olduğuna inandığım arkadaşlığın-dostluğun önemini sizlerle paylaşmak istedim. Günümüzde değişen ve ağırlaşan hayat şartları, maalesef bazen dostlarımıza, sevdiklerimize yakın olmamızı engelliyor. Oysa ömürler geçiyor. Önce uzun gibi görünen fakat geçen yıllarla kısalığını farkettiğimiz hayatımızı, çevremizdeki insanlarla kuracağımız iyi ilişkilerle huzur içerisinde geçirebiliriz. Öğrencilik dönemi, gençlik yılları duyguların, en hareketli en yoğun yaşandığı zamanlardır. Bu zamanlarda edinilen dostlukların tadı çok başkadır. Menfaat ilişkilerinin fazlaca olmadığı bu dönemlerde edinilen dostluklar ömür boyu sürer. Bazen araya giren yıllara rağmen, tekrar biraaraya gelindiğinde kaldığı yerden devam eder. İleride dönüp baktığınızda gerçek dostlarınızın sayısının hiç de sandığınız kadar fazla olmadığını farkedersiniz. Arkadaş çoktur ancak gerçek dost sayılıdır. O yüzden dostlarınızın kıymetini bilin, onları oldukları gibi kabul edin. Mevlana''nın dediği gibi "kusursuz dost arayan, dostsuz kalır." Bakın bir lise öğrencisi yıllığında arkadaşına nasıl sesleniyor: "arkadaş çoktur, kimi okulda kimi mahallede. Mahalle arkadaşıyla top tepilir, okul arkadaşlarıyla aynı sırada oturulur, aynı öğretmenlerle mücadeleye girilir. Bütün bağ bu gelip geçici, alelade, ayrıntılardan ibarettir. Ama dost azdır. Çünkü onu ne mahallede bulabilirsiniz ne de okulda. Aradaki bağ ne tekmelenen top, ne de oturulan sıradır. Dostu insanın karşısına kader çıkarır ve aradaki bağ "kardeşlik" gibi "sevgi" gibi kelimelerin ifade edemeyeceği kadar sağlam olur. ... Birbirimizden çok şey öğrendik, kitapların çok büyük bir dost, kır pidesinin ne kadar lezzetli, küskünlüğün ne kadar kötü bir şey olduğunu birbirimizden öğrendik. Bundan sonra ne olacağı, kaderin bizi aynı yollarda sürükleyip sürüklemeyeceği meçhul. Ama seni asla unutmayacağım Dostum." Haydi gençler, okulların yeni açlıdığı şu günlerde yeni dostluklara yelken açıp, mevcut dostlukları koruyalım. Çalışan gençler, hayatın zorluğunu ancak dostlarınızla aşabilirsiniz. Ben, kendimi çok şanslı hissediyorum. Dostlarım olduğu için ve buradan onlara sesleniyorum, "hepinizi çok seviyorum." Herkese dostluğa açık, mutlu bir hafta dileğiyle.. Sevgiyle kalın. Betül B. Altınbaşak
Haftanın Sözü Hiçbir arkadaş, arkadaşlığını ispat edene kadar gerçek arkadaş değildir. Beaumont Fletcher

