"Neden Jon neden diye sordu annesi. Öteki martılar gibi olmak, sana neden güç geliyor? Alçaktan uçmayı pelikanlarla, albatroslara bırakamaz mısın?" Evet martılar yüksekten uçar. Martı Jonathan da kendi sınırlılıklarını zorladı ve uçtu hem de en yüksekten uçan martı ünvanını alarak.
"Ne istediğini bildiğin sürece başarırsın" diyor Richard Bach, Martı isimli eserinde, aramızda yaşayan gerçek Martı Jonathan''lara seslenerek. Oysa bırakın, sınırlarımızın üzerinde birşeyler başarmayı, bazı zamanlar insan kendini nasıl da, mutsuz sıkıntılı, hatta işe yaramaz hissediyor öyle değil mi? Böyle durumlarda ne yapacağımızı da bilemeyiz. Hoş bilsek bile, bu sefer de harekete geçecek o gücü bulamayız, kendimizde. Ne zenginlik ne de fakirlik dinler bu hâl. Zirâ siz kendinizden kaçarken, sahilde rastladığınız eski teknesiyle üç kuruş para için avlanmaya çıkmış balıkçı, şehrin arka sokaklarında küçücük atölyesinde elindeki tahta parçasına işlev kazandırmaya çalışan marangoz, birden en imrendiğiniz kişi oluverir. Ne dersiniz, sıkıntılarımızın altında acaba hayattan tam olarak ne beklediğimizi çözememiş, ya da beklentilerimize ulaşamamış olmak mı var? Martı Johathan gibi uçmak istiyoruz da kanatlarımızı mı bulamıyoruz? Peki ne yapacağız biz şimdi?.. 1) Önce kendinizi sorgulayın Canınızı sıkan mutlaka bir şey vardır. Kimbilir belki de bilinçaltınıza attınız ve düşünmek istemiyor, sorundan kaçıyorsunuz. Ama yapmayın. Çünkü bu sorun bir gün ortaya çıkacak ve sizi daha fazla rahatsız edecek; belki de sağlığınızı olumsuz yönde etkileyecektir. Sorunlara çözüm üretmek için sorunun ne olduğunu bilmek gerekir. Unutmayın sıkıntılara katlanabileceğimiz gibi, onları yenme gücüne de sahibiz. Her ne kadar bu denli güçlü olduğumuzu kabullenmesek te. Oysa kullanmasını bilenler için bu güç umduğumuzdan da çok fazladır. 2) Üzüntülerinizi, sıkıntılarınızı çözümleyin Alın kağıdı kalemi elinize yazın. Kendinizi, sorunları çözmeye çalışın. Hayattan ne bekliyordunuz, ne buldunuz? İsteklerinize ulaşmak için siz ne yaptınız ya da yapmadınız? Sorunlarınızın kaynağı kimdir nedir? Düşünün ve kafanıza takılan herşeyi parçalara ayırın. Daha sonra da üstesinden gelmek için yapabileceklerinizi yazın ve bir karara varın. Uygulamaya geçin. Sağlıklı bilgilere dayanan kararı aldığınız an harekete geçin. Sorunlar üzerinde düşünmenin de bir sınırı vardır. Unutmayın öyle bir an gelir ki, daha fazla düşünmek artık yıpratmaya başlar sizi. Bir noktada karar vermeli ve bir daha geriye bakmamalısınız. 3) Bilin ki sorunsuz hayat olmaz, olsa da tadı çıkmaz Sıkıntılı anlarda bilinmesi gereken en temel nokta budur. Siz daha önce de sorun yaşamıştınız. Yani bugünün sorunu başka bir şekilde daha evvel de karşınıza çıkmıştı. Geçmişi bir düşünün Sorunlarınızı nasıl çözmüştünüz. Bu çözüm sonunda hayatınızda ne gibi değişiklikler olmuştu? 4) Arada bir içgüdülerinize de kulak verin İçinizden gelen sesleri dinleyin. Beyninizin sol yarım küresinin işi olan sezgilerinizi de işin içine katarak, duygularınızı da ön plana çıkartın ve sizi etkileyen şeylere güvenin. 5) Kendinizi ve yapabileceklerinizi asla küçümsemeyin Kişisel efsanenizi keşfedin. Kimsiniz, nesiniz, nelerden hoşlanırsınız. Yeteneklerinizin ne kadar farkındasınız? Unutmayın, hayatta zorluk ve eziyet daima var fakat eğer bir şeyi gerçekten yapmayı istiyorsanız, mutlaka onu yapacak bir yol bulursunuz. Herkesin kendine ait yetenekleri vardır. Doğan Cüceloğlu''nun da dediği gibi; "Kendin için neyin doğru ya da yanlış olduğunu bilecek yetenek sende var. Karar verdiğin yönde bir yaşam oluşturma gücü de sende var. Diğer insanlar senin desteğin olacaklardır. Düşün, taşın, araştır, ne yapacağına karar ver, kolları sıva, giriş, nasıl ve nerede sana yardım edeceğimizi söyle, yardım edelim. Önemli olan senin girişimin. Ancak sen girişirsen biz sana yardım edebiliriz."
İnternet''ten burs imkânı Geçen haftaki yazımızda burs veren kurumlardan bahsetmiş ve bu konuda sizlere yardımcı olmaya çalışmıştık. Yazımız üzerine bir burs haberi de Kombassan Vakfı''ndan geldi. Vakıf, yetenekli ve başarılı ama maddi imkânları yetersiz üniversiteli gençlere burs veriyor. Vakıf burs başvurularını bu yıl internet aracılığıyla yapıyor ve bunun sebebinin de, gençlere Türkiye''nin her yerinden kolayca burs imkânı sağlamak olduğunu belirtiyor. Vakfın burslarından yararlanmak isteyen gençlerin www.kombassan.com.tr veya www.kombassan vakfi.com.tr adreslerine girmeleri gerekiyor. İlgili adrese girerek form dolduran öğrencilere kişiye özel bir numara ve şifre veriliyor. Böylece kişisel bilgilere başkasının ulaşması engelleniyor. İhtiyacınız varsa haydi bir an evvel başvurunuzu yapın.
İbrahim Öğretmen''e; Ben üniversite eğitimimi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi''nde yaptım. Okuduğum dönemde okulumuzda biri felsefe, diğeri sosyoloji bölümünde okuyan 2 âmâ öğrenci vardı. Bu arkadaşlardan birisi ile, ortak aldığımız bir derste zaman zaman bir araya geliyorduk. Derste hocayı dikkatle dinleyişi, sakinliği ve sanki o anda gözlerinin benden daha iyi gördüğü izlenimi veren, istekli haliyle birçoğundan daha parlak bir tablo çiziyordu. Eğitim süremiz içinde onu biraz gıptayla, biraz da hüzünle seyrettim. Neler hissettiğini, neler düşündüğünü hep merak ettim. Ama biliyor musunuz bir türlü soramadım, nedense buna cesaret edemedim. Yazılı sınavlarda bölüm asistanının onun söylediklerini yazan halini, onun görmediği halde dağarcığına yerleştirdiği onlarca bilginin ağzından çıkan cümlelerle anlam kazanmasını, hep hayretle izledim. Şimdi anlıyorum ki hiç gerek yokmuş, hüzünlenmeme, şaşırmama. O kalp gözüyle bizleri görüyor, aklı ve mantığıyla da derslerinin, hayatın zorluklarının üstesinden geliyormuş. Geçenlerde medyaya yansıyan ve "kör olduğu için öğretmenlik yapamaz" diye şikayet edilen felsefe öğretmeniyle, daha çok uzaktan izlediğim ancak çok fazla yanına sokulamadığım arkadaşımızı bir kez daha hatırladım. İçin için gurur duyduğum, fakat hislerimi paylaşamadığım o arkadaşımızı aradım bu öğretmenin yüzünde... Allahım! Ne büyük bir haksızlık. Üniversite sınavına girerken türlü çalışmayı yapan, okulunu bitirip öğretmen olan ve kendine güvenerek böylesine kutsal bir mesleğe gönül veren bir insana, nasıl olur da "o bir kördür, kendini yetiştiremez" denir. Ey her şeyi gördüğünü zanneden gönül gözü kapalı körler; onlar biz görenlerden daha hassas, daha zekiler çünkü onlar önemli bir organları görevini yerine getiremediği için kulaklarını, ellerini, kafalarını ve gönüllerini bizden daha iyi kullanıyorlar. İbrahim öğretmenim; bu hafta, bu köşede yazmadan edemedim. Biz sizinle gurur duyduk, daima yanındayız ve sizden öğrenecek çok şeyimiz olduğunun farkındayız. Allah, bizlere yaşamaya, başarmaya, onura ve insanlığa dair güzel bir örnek oluşturduğunuz için sizden ve size sahip çıkan Sayın Valimizden razı olsun. Ben, okuyucularımızın da benim gibi düşündüğünden eminim. Sevgiyle kalın!...
Okuyucu Mektubu Yazılarımı bastırmak istiyorum Adana Kozan''ın Bucak köyünden yazan sevgili okuyucumuz Sayın Tuncay Yalım, öncelikle sizi tebrik etmek istiyorum. Mektubunuzda net olarak belirtilmemiş olsa da anladığım kadarıyla, şiir, öykü, hikâye denemeleriniz var ve onları değerlendirmek istiyorsunuz. Boş zamanlarınızı yazı yazmaya ayırmanız ve bunun için de çaba harcamanız gerçekten takdir edilecek bir davranış. Umarım emeklerinizin karşılığını alırsınız. Sorunuzun cevabına gelince, yazılarınızı bastırabilmenin çeşitli yolları var. Şöyleki, 1. yol: Onları alır istediğiniz bir yayınevine gidersiniz. Yayınevinin editörleri inceler. Şayet yazılarınız beğenilirse ve yayınevi isterse size telif ücreti vererek eserlerinizi, basar, dağıtımını da yapar Siz basımı için bir ücret ödemezsiniz. Telif ücretinden kasıt şudur; yayınevi eserinizin karşılığı olarak, size belli bir para verir ve çalışmalarınızı satın alır. 2. yol: Siz bütün masraflarına katlanarak bir yayınevinde, matbaada vb. çalışmalarınızı bastırır, onları piyasaya pazarlamaya çalışırsınız ki bu yol çok masraflı ve yorucudur.
Üstelik çalışmalarınızın tutmaması halinde zararınız da büyük olur.En kısa zamanda amacınıza ulaşmanız dileğiyle.
Yurt dışında eğitim Beşiktaş''tan sevgili Gizem; yurtdışında okumanın şartlarını ve ÖSS''yle ilgisini sormuşsun. Şayet yurt dışında okumak istediğin fakülte, ÖSS kitapçığında yer alan Kıbrıs, Türk Cumhuriyetleri ile Malta Adası''nda vb. YÖK tarafından tanınan ve kitapçıkta yeralan fakültelerden birisiyse, ÖSS''de o okulların açıkladığı puanları almanız gerekiyor. Ancak siz İngiltere, Almanya, Amerika, Fransa, Belçika, Avustralya vb. ülkelerdeki üniversitelere gitmek istiyorsanız, burada önemli olan not ortalamanız. Ayrıca gidilen ülkenin dilini de eğitiminizi sürdürecek kadar bilmeniz. Dil seviyeniz düşükse, belli bir yeterliliğe gelene kadar dil eğitimi görüyorsunuz. Önemli bir diğer nokta da; bu üniversitelerin, paralı oldukları ve fiyatlarının çok ta düşük olmadığıdır. Ancak başarılı öğrencilere burs verilebiliyor, ayrıca okumak için banka kredilerinden de yararlanabiliyorsunuz. Daha detaylı bilgi için Alternatif Yurtdışı Danışmanlık, Tel: 0212 292 43 26 Sağlıklı ve başarılı günler diliyorum.
Sağlıklı bir hayat için; vitamin Havalar oldukça serinledi. Yakında sonbahar mevsimini de geride bırakacak, kış mevsiminin soğuk, karlı günlerine "merhaba" diyeceğiz. Bu nedenle vücut direncinizi artırmak için vitaminlerden yararlanmayı sakın unutmayın. Yapılan araştırmalara göre vitaminler birçok hastalığın ilacı ve hepimizin belli ölçüde vitaminlere ihtiyacı var.Bu arada uzmanların bir uyarısını hatırlatalım; Küçük meyveler, büyük meyvelere oranla daha fazla vitamin içeriyor. Tercihinizi ona göre yapın.
Haftanın Sözü İnsan doğruyu ancak kalbiyle görür. Gerekli olan göze görünmez.

