"İnsanoğlu bilinmeyeni daima merak etmiştir." Gelecek hepimiz için merak konusu olmuştur, özellikle de kendi geleceğimiz sözkonusu ise. Herbirimizin kafasında kendimizle ilgili yüzlerce soru vardır. "Acaba okulu bitirince iş bulabilecek miyim? Bu şirktte 5 yıl sonraki pozisyonum ne olacak? Eğitimime yurt dışında devam edebilecek miyim? vs..." Tabii ki merak ettiklerimizin hepsi şahsımızla ilgili değil. Özellikle son zamanlarda, "dünyada ve ülkemizde neler olacak, neler değişecek?" diye merak ediyor, bu konuda çeşitli yorumlar yapıyoruz.
Gerçek olan şu ki, teknoloji alanındaki gelişim her alanda hızını katlayarak sürdürüyor. 21. yüzyılda da toplum bilgisayarlı enformatik bir toplum olacak. Teknolojideki gelişmelerin hızına bakılırsa, yakın bir zamanda daha birçok şey hayatımızda değişecek. Yeni yüzyılda bizleri, bilmediğimiz daha neler bekliyor dersiniz? Bu konudaki görüşlerini almak üzere Kültür Üniversiteki Rektörü Sayın Prof. Dr. Önder Öztunalı ile görüştük. Sayın Öztunalı''ya göre de; "İnsanlar geleceklerini her zaman merak etmişlerdir. Geleceğe yönelik varsayımlar, tarih boyunca gelişen bir teknik ve bilgi birikimiyle en önemli uğraşıların ürünü olmuşlardır. Bilinenden bilinmeyene ulaşım isteği, kuşkusuz yanılgı payını da beraberinde getirir. Ancak bilim, teknik, teknoloji, siyasal ve sosyo ekonomik yapı, kısaca insanlık uygarlığının ve kültürünün geleceği hakkında çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmaların sonuçlarındaki olası yanlış, yarının temellerini bugünden atmamızı engellemez".
Prof. Öztunalı, 21. yüzyılda bizleri nelerin beklediğini şöyle sıralıyor: * Bilgi üretme ve araştırma ihtiyacı gittikçe artıyor ve daha da artacağa benziyor. "Bilişim", "Biyolojik Süreçler ve Sağlık", "Doğa ve Çevre", "Kaynaklar ve Enerji" alanlarında önümüzdeki 25-30 yılda innovasyon çabalarının (yenilik) en çok yoğunlaşacağı alanlar olacağı anlaşılıyor. Ayrıca "Hizmet ve Tüketim", "Yönetim ve Üretim", "Kimya ve Malzeme", "Tarım ve gıda", "Konut ve Yapı", "Ulaşım ve taşıma", "Uzay Yolculuğu" vb. gibi konuların innovasyon dinamiği de yüksek olacaktır. * Sosyo ekonomik alanın en önemli sorununun işsizlik olacağı anlaşılıyor. Teknik teknolojik gelişmeye bağlı olarak alışılmış iş olanaklarının durulacağı, işsizlik oranlarının artacağı hesaplanıyor. Buna rağmen, yeni teknik ve teknolojik uygulamalar yeni işyerlerini de oluşturacaktır. Örneğin inşaat işçiliğinin en çok 2015-2020 yıllarına kadar sürebileceği, bu tarihlerden sonra inşaat robotlarının daha ekonomik olacakları hesap edilmektedir. Ancak bu robotları üretecek fabrikalarda da yüksek nitelikli teknisyen ve mühendise ihtiyaç olacaktır. * Elektronik yazıcılar, elektronik çeviri sistemleri 2015''li yıllardan itibaren sekreterlik veya çevirmenlik hizmetlerini üstleneceklerdir.
* Teknik ile yaşamayı öğrenmek, bilgiyi kaynağında bulmak ve değişime ayak uydurabilmek 21. yüzyıl üniversite mezunlarının ana uğraşısı olacaktır. * Üniversitelerin yapıları ve eğitim öğretim sistemleri kesinlikle değişecek ve elektronik bilgilendirme teknikleri ön plana çıkacaktır. 21. yüzyılda bir meslek sahibinin bir kez öğrendiği ile yetinmesi imkansızlaşacak ve "sürekli eğitim-öğretim" veya "hayat boyu öğretim" sistemleri üniversitelerin başlıca eğitim-öğretim programları olacaktır.
Modada yeni yüzyıl rüzgârı Yirmibirinci yüzyıl sadece bilim ve teknoloji alanlarındaki gelişmeleri ifade etmiyor. Değişim ve gelişim, moda ve güzellik alanlarında da kendini hissettiriyor. Çünkü; bakımlı ve güzel görünmek, çok eski yıllardan beri insanoğlunun tutkularından biri olmuştur. Bu sebeple moda dünyasından, kozmetik devlerine kadar birçok firma tatlı bir telaş içinde.. Şu günlerde konunun uzmanları, milenyumun renklerini, modasını hızla ortaya koyuyor. Meraklılarına duyurulur... İşte konu hakkında bazı ipuçları: * Milenyumun renkleri; bejler, griler, doreler ve pembeler. * Kozmetik firmaları, milenyumda bayanlar için olduğu kadar, kendine bakan erkekler için de, traş kreminden, parfümüne kadar çok geniş bir çeşit yelpazesi sunuyor. * Akşam makyajınız için; güzelliğinizi vurgulayacak pırıltılar, farların içinde saklı. * Giyimde lameler ön planda. Erkek giyiminde, grilerin yeri bu yıl da tartışmasız ortada. Ayrıca yeni yılda insanlar, hayata daha iyimser bakacaklar. Siyahların yerini, daha renkli cıvıl cıvıl giysiler alacak. * Daracık, dekoltesi fazla kıyafetler artık terk ediliyor. Diz boyu, evaze etekler, şallar bu yıl çok moda. Çizmeler, topuklu pabuçlar, olmazsa olmazlar arasında. * Yeni yılda doğallık ön plana çıkacak. Doğal makyajda, kahveler, bejler, pembe ve turuncular çok moda. Yanaklarımız için pudra şeklindeki bronzlaştırıcıları tercih edin. Çok mat veya parlak olanlarından kaçının. * Göz makyajınıza önem verin. Rimeller, bu yılın en önemlikozmetik ürünlerinden. Kaşlarınızı önemseyin, yukarıya doğru tarayıp, düzeltin. Kavisini ortaya çıkartın. Gerekiyorsa cımbıza başvurun ama sakın kaşlarınızı incecik alıp, doğallığını bozmayın. * Tırnaklarınızı törpüleyin, ellerinizi düzenli nemlendirin. Beyler de el bakımının, sadece hanımlara özgü olmadığını kabul etsin. Bizden bu kadar, daha fazla bilgiyi araştırırsanız birçok yerde bulabilirsiniz ancak siz şu klasik sözü de kulak ardı etmeyin: "Moda kendine yakışanı giymektir..."
Öğrenmenin yaşı yoktur Sayın Esma Usta; dışarıdan ortaokul ve lise bitirmelerinin nasıl olduğunu sormuşsunuz. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Öğrenci İşlerinden aldığım bilgilere göre; sizin durumunuzdaki kişiler eğitimlerine Milli Eğitim Müdürlüklerinin, İl Eğitim Araçları ve Donatım Merkezlerine bağlı olarak faaliyette bulunan "Açık Lise"lerde devam edebiliyorlar. Diplomanızı da açık liseden alıyorsunuz. Ders kitaplarınızı açık liseden alıyor, dışarıda çalışıp size duyurulan yer ve tarihte sınava giriyorsunuz. Ortaokula kayıt için, ilkokul diplomanızın veya ortaokul tastiknamenizin olması, liseye kayıt için de ortaokul diplomanızın veya lise tastiknamenizin olması gerekiyor. Daha sonra bir Açık Lise bürosuna başvurup, gerekli formları doldurup, kayıt yaptırıyorsunuz. Kayıtlar; Temmuz-Ağustos ve Eylül ayları içinde yapılıyor. Ayrıca yaşınızı dert etmenize hiç gerek yok, üstelik de daha çok gençsiniz. Başarılar diliyorum. Size en yakın açık lise bürosu, Bahçelievler''de Bahçelievler Açık Lise Bürosu Tel: (0212) 441 43 06 Üsküdar Bağlarbaşı Açık Lise Bürosu Tel (0216) 333 32 11
Sadece diploma yetmez... Artık 2000''li yıllardayız. Yaşadığımız günlerin adı "bilgi çağı" olarak çoktan konmuştu. İnsanoğlu tarih boyunca şahit olduğu gelişmenin birkaç mislini, çok daha kısa zaman dilimleri içinde yaşar oldu. Bu hızlı değişim kendi şartlarını da beraberinde getirdi. Bunlardan biri de klasik "okumuş insan" tarifinin değişmesidir. Bu noktada bir okuyucumuzdan gelen mektup çok manidardır. İsminin açıklanmasını istemeyen okuyucumuz, ülkemizin seçkin kolejlerinin birinin ardından İTÜ''yü birincilikle bitirip, B.Ü.''de yüksek lisans yapmış. Bugün bu vasıflarına rağmen kendisi işsiz, ne yapacağına karar verebilmiş değil ve mutsuz. Ülkemizde her yıl yüzbinlerce genç, yüksek öğrenim şansını yakalamak için çırpınırken, böylesi bir gencin mutsuzluğu ilk planda hayret verici olabilir; fakat bu durum diploma sahibi olmanın herşey olarak görüldüğü klasik anlayışın dışına çıkamayan birçok genç için geçerlidir. İnsanımızı 21. yüzyıla hazırlarken, bilgiyle donatma çabalarının yanına, "karar verme, kendine güven, kendini tanıma, kendini ifade edebilme, kendine yön tayin etme" gibi vasıfları da koymalıydık, koymalıyız da. Gençler!.. Üniversiteyi bitirmiş olmak, bizlere kapıların sonuna kadar açılacağı anlamına gelmez. Kişisel çabayı hiç de küçümsememek lâzım. Madalyonun, bizimle çok yakından ilgili yüzünü de görmek zorundayız. "Karar vermek ve kararımıza sahip çıkmak." Burada önemli olan, kendimize ne yapmak istediğimizi sesli olarak sormak ve cevabımızı yine kendimizin vermesi. Büyüklerin tavsiyesine kulak vermekte her zaman için büyük fayda vardır. Ancak bazı kararların asıl sahibi, işi yapacak olan kişidir. Unutmayalım ki ne denli nitelikli ve hak eder olursak olalım, daha iyi bir yaşama ancak, bunu kendimiz için düşleyebildiğimiz ve kendimize ona sahip olma izni verdiğimiz zaman ulaşabiliriz. Bunun için de kişisel gelişiminize önem verin. Kişisel gelişimi en basit şekliyle, "temel ihtiyaçlarımızın ne olduğunun tümüyle bilincine varma ve bu gereken ihtiyaçları kaliteli bir biçimde karşılama çabamız" olarak tanımlayabiliriz. Kişisel gelişiminiz için de ne istediğinizi bilmeniz, gelecekte varmak istediğiniz noktayı belirler. Bu da sizi devamlı olarak öğrenmeye, gelişmeye iter ve mutlu olmanızı sağlar. Diğer önemli bir nokta da zaman zaman başarısız olabileceğimizi kabul etmektir. Başaramamak "yenilmiş olmak" değildir. Yaşamdaki en büyük yenilgi, yeniden bir girişim yapmayı bırakmaktır. Genç insan mücadeleci olur, kolay yaşam hiçbir şey öğretmez. Ramazan ayı yarın bitiyor. Bayramınızı kutlar, sağlıklı ve huzurlu günler dilerim. Sevgiyle kalın. * Betül B. Altınbaşak
Her türlü soru ve sorunlarınız için: (Ayrıca hoşunuza giden bir anekdot, hikaye ya da haberi Genç Türkiye okuyucularıyla paylaşmak ister misiniz?) Türkiye Gazetesi Genç Türkiye Köşesi 29 Ekim Caddesi 34530 Yenibosna/İST. Faks: 0 212 454 20 30 e-mail: BetBay@apexmail.com

