Galatasaray ilk kez stresten uzak, gönül rahatlığı içinde ağız tadıyla oynadı. Aslar dinlendi, yedeklere gün doğdu. Aslan''ın bir pençesi bile rakibe yetti.
Arada çok fark var. G.Saray için bir antrenman, Ankara Büyükşehir için ise bir onur maçıydı. Her ikisi de maçın sonucunu önceden bildikleri için (!) birbirlerini üzmedi!
Ankara Büyükşehir takımı Avrupa''yı ayaklarımızın altına seren Cimbom''un gücünü bilerek mücadele etti. Avrupa Fatih''i de rakibinin işini hırpalamadan bitirdi. Yani anlayacağınız, alan da veren de memnun... Ankara için turdan önemli transferdi. Futbolcular, görücüye çıkıyormuş gibi neticeden önce, kendilerini pazarlamakla 90 dakikayı doldurdu. Bunların arasında Bayram ve Hürriyet arkadaşlarına oranla biraz daha albenisi olan oyunculardı. G.Saray için ne yazılsa yeridir. Cimbom''un genç isimleri belki şimdi değil ama ilerisi için umut kapısı. G.Saray, 1.Lig ve 2.Lig ayırt etmeksizin yine güzel şeyler üretti. Oynadığı futbol ve attığı birbirinden nefis gollerle gözleri, gönülleri doyurdu. Şu bir gerçek ki; Terim''in bu sistemine topu bomba gibi gören (!) birini bile koysak, milli olur! Yalnız Saffet hâlâ bu güzel çarka ayak uyduramıyor. Adeta çomak sokuyor. Saffet, İstanbulspor''da oynuyormuş gibi, vatan kurtaran aslanı üstlenmiş! Topla yatıyor, topla kalkıyor. Bu ise G.Saray''ın güzelliğine bir nebze gölge düşürüyor.
Her takımın trilyonlarca borcu olsun, ama mutlaka bir Fatih Terim''i olsun...

