Kaydet
a- | +A

Avrupa basketboluna evsahipliği yapan bazı şehirler var ki, oralarda 40 dakikalık mücadeleyi seyretmek insana ayrı bir keyif veriyor. Bunlardan bir tanesi de Tel Aviv...

İsrail''in başkentine adım attığınız saniyeden itibaren basketbolun ne kadar önemli olduğunu görebiliyorsunuz. Sokaktaki bir çok insanla basketbol konuşabilirsiniz. Otelimizden Maccabi - Efes maçına taksiyle giderken, taksicinin basketbol bilgisi hepimizi hayrete düşürdü. Takside geçirdiğimiz yaklaşık 20 dakikalık süre sonunda spiker Murat Murathanoğlu, "Sizin basketbol bilginiz Türkiye''deki bir çok basketbol yazarından daha iyi" ifadesini kullanma ihtiyacını duydu. Pek tabii ki halkın basketbolu bilmesinde, gelişmeleri yakından takip etmesinde medya büyük rol oynuyor. Biz oradayken yazılı ve görsel basın sürekli Maccabi - Efes maçından söz etti. Yapılan röportajlar, antrenman görüntüleri televizyon ekranlarından basketbolseverlere ulaştı. Bu sürecin sadece Efes''e özel olmadığı, Maccabi''nin her Avrupa sınavından önce bu tablonun yaşandığını öğrendim. Tıpkı bizdeki gibi, değil mi ?

Tel Avivliler''in hayatında Maccabi ayrı bir yere sahip. Bunun bir çok nedeni var. En önemlisi, Maccabi''nin aldığı başarılı sonuçlar. Yaklaşık 40 yıl önce 1963''te üstü açık bir spor tesisi olarak hizmete giren, daha sonra salona dönüştürülen Yad Eliyahu''ya gelen bir İsrailli, biliyor ki, Maccabi Avrupa''lı rakibini büyük bir ihtimalle yenecek. Futbolda bu kazanma duygusunu yaşamaktan uzak olan Tel Aviv''liler, bunun için yenilmez armada gördükleri ve yaşamlarının bir parçası haline gelmiş Maccabi''yi çılgınca destekliyorlar. Doğrusu, Yad Eliyahu''da bugüne kadar izlediğim 4 karşılaşmadan büyük zevk aldım. Basketboluü bilen İsrail seyircisinin, takımlarına verdiği desteği kelimelerle anlatmak mümkün değil. Eğer bir basketbol aşığıysanız, mutlaka bir gün, Akdeniz''in kıyısındaki Tel Aviv''e giderek Maccabi''nin bir maçını Yad Eliyahu''da izlemelisiniz. İnanıyorum ki duygularınız benimkinden faklı olmayacak.

Bir bisküvi markası olan Elite''in yılda 2 milyon dolar ödeyerek ana sponsorluğunu yaptığı Maccabi, kendisine güvenen binlerce insana hayâl kırıklığı yaşatmıyor. Doksanlı yılların ikinci yarısında inişli - çıkışlı bir dönem geçiren Shimon Mizrahi''nin takımı, şimdi yeniden Avrupa''nın zirvesine oynuyor. Bu süreçte Huffman ve arkadaşları başarılı oldukça hem medyanın hem de seyircinin ilgisi artıyor. Maccabi''nin maçlarını televizyondan anlatan Eli Sahar, "Binlerce Maccabi taraftarı geçen yıl Tel Aviv''deki son PAF maçına girebilmek için sabaha karşı 03.00''te salon civarında toplandı. Bunlardan 9 bini bilet bulurken, 15 bini dışarda kaldı. Salona giremeyenler ise ekran başına geçti. Nüfusu 6 milyon olan İsrail''de Maccabi-PAF maçını televizyondan 2.5 milyon civarında kişi izledi" diyor.

Maccabi seyircisinin takımlarına gösterdiği yoğun ilgi bu sezon da devam ediyor. "Sarıların" basın sözcüsü Mike Karnon, "ULEB - FIBA arasında yaşananlar bizi etkilemedi. Bugüne kadar 8 bin taraftarımız sezonluk biletlerini satın aldı" açıklamasını yapıyor. Bilet satışından elde edilen 2.5 ila 3 milyon dolarlık gelir Maccabi bütçesinde önemli bir pay oluşturuyor. En pahalısı 1.200 ila 1.500 dolar arasında değişen sezonluk biletlerin, en ucuzu, öğrenci ve askerler için 200 ila 300 dolar arasında bir bedele satılıyor. Maccabi bir başka önemli geliri de televizyondan sağlıyor. Geçen yıl PAF maçında ortaya çıkan görüntü nedeniyle İsrail''in TRT''si (Birinci Kanal) ISL yaklaşık 5 milyon dolar ödeyerek Maccabi''nin SuproLeague maçlarını satın aldı. Bu alışverişten İsrail takımının kasasına giren pay 3 milyon dolar. Ne diyelim, darısı bizimkilerin başına ...