Siz saatlerce, durmaksızın, sürekli gülen birini hiç gördünüz mü? Ya da İstanbul''dan uçağa binip Vitoria şehrine varana kadar sürekli gülen bir insan için onu görenler ne düşünebilir? 10 seneden beri G.Saray''ı yazan biri olarak Gaziantep''i hem de bir Avrupa Kupası maçında yazmak ruhumu gıdıkladı. Alaves maçına gitmem söylendiğinde gülme krizine girdim. (Kih kih kihh...) Hele bir de tek başına bir ortamda.. Uçakta, buz gibi iki İngiliz''in arasında... Kıs kıs da kıs kıs... Kendi kendime "İlahi Engin, ne gülüyon kendi kendine, ne var bunda sanki" dedikçe krizim arttı. Artçı şoklar stada geldiğimde de sürdü... Ve kriz öylesine artarak büyüdü ki; Antepli futbolcuların kulağına, oradan ayaklarına ve nihayet sıfır sıfıra kadar uzandı...
Koskoca ilk devre tam istediğim gibi, tam istediğimiz gibi geçmişti... Belli ki Anteplim beni mahçup etmek istemiyordu. Belli ki Anteplim bütün bu gülmelerimi boşa çıkarmamak adına o gülücükleri kahkahaya çevirecekti... Birlerden binlere, binlercesinden milyonlara kopyaladı... Artık hep birlikte gülüyoruz. Tüm Antep... Bütün Türkiye... Hep birlikte... Muhahahhaaaa...
Bizim vatandaşa sorarsan Alaves''i... İspanyollar''a sorarsan G.Antep''i tanımaz... Avrupa arenasında adı-sanı olmayan iki çaylak... Fakat uzak memleketlerden gelen bizim Batista''yı seyrederken gol hevesim, Hasan''ı, Mustafa Şahintürk''ü izlerken göğsüm kabarıyordu. Üstelik bütün çocuklar 40 yıllık Avrupalı gibiydi... Top her ne kadar sürekli İspanyollar''daysa da kontrol mekanizması bizdeydi... Ama toplara fazla güven olmazdı. İhanete hiç gelemezdi. Alaves''e "Forman pembe, gönlüm sende" diyordu... Diyordu demesine ya, bu arada en anlamlı ilişkilerini de bizim çocuklarla yaşıyordu. Bir Hasan''a sevgili oldu, bir Fatih''le çıktı... Ama toplar ihaneti asla sevmezdi... Barthez''e de benzese neticede Ömer Ömer''di... Ve tabii ki o kadar kaçırmaya bir gol yerdi... Ama mert çocukmuş, o öyle yapmadı. Nitekim o işveli, o cilveli top, yıllar yılı Alaves''le kolkola, koyun koyuna gezdi de sonunda yüzüstü bırakarak Antep''ime yar oldu. Alaves aldatıldığını sıfır çektikten sonra anlayabildi. Ama heyhat, iş işten çoktan geçmişti. Şimdi bana Antep''e de gidecek ve rövanşı yazacaksın demezlerse inanın ağlama krizine girerim... Oysa şimdi gülüyorum... Pardon... Ve de hayır... Sadece gülmüyorum. Mutluyum da...
Çünkü ben bu gece Antep''i... Antep''in Avrupa''daki ilk destanını yazdım...
Hani düşündüm de, G.Saray''ın destanlarının da benimle bir ilgisi mi var acaba?

