TV kanallarının bütün programlarında hâlâ, çarşamba gecesi yaşadığımız büyük zaferin görüntü ve haberleri yer alıyor. Nasıl yer almasın ki; altın gollerin atıldığı o kader anında Türkiye, tarihi ve coşku dolu saniyeler yaşadı!...
Nasıl yaşamasın ki, TRT ekranı karşısındaki bütün seyirciler bugüne kadar alışılmadık bir heyecanı tek yürek hâlinde yaşadı o gece, o saniyelerde...
Ertesi günü bir muhabir "Kedilerin dahi sokağa çıkmadığı bir 120 dakika geçirdik" diye nitelendiriyordu o geceyi... Hâlâ o gece için, çok şey söyleniyor, yazılıyor, görüntüleniyor... Görünen o ki, bu büyük zaferin coşkusu daha uzun süre devam edecek TV kanallarında... Türkiye''nin haklı gururu Galatasaray''ın ülkemiz adına bütün dünyada bıraktığı iz, daha uzun süre konuşulmaya ve yankılanmaya lâyık!...
Başta Fatih Terim''iyle, futbolcularıyla, kulüp başkanıyla ve diğer takımları tutmasına rağmen, Galatasaray hayranlığını dile getiren seyircileriyle!... "Siyaset Meydanı"na çıkıp içten yorumuyla şarkılarını icra eden Emel Sayın''ın şu anlâmlı sözüne bakar mısınız. "Ben, Fenerbahçeli bir Galatasaray hayranıyım!..."
Evet, maç öncesi yazdığımız gibi, seyircinin tek yürek hâlindeki duâsı tuttu, stadyum Kopenhag''dan bütün dünyaya taştı ve büyük kupa Galatasaray''ın oldu!... Söylenecek başka söz yok! "Gönülden tebrikler Galatasaray!!..."
* * *
Perşembe geceleri Show TV''de daha önce överek yazdığımız "Kim 500 Milyar İster" adlı yarışma programının hemen ardından yayına giren "Şans Kapıyı Çalınca" hiç mi hiç çekilmiyor ve yayın akışını boğuyor!... Hele, geçen yarışmada, bir yarışmacının, bir basket topu üzerinde hiç düşmeden, düz bir hat üzerinde 3 metre ilerlemek zorunda olduğunu görünce, "el insaf" dedik!...
Şans kapıyı çaldıktan sonra, yarışmanın yapımcıları şayet katılımcılara bir şeyler kazandırmak istiyorlarsa, dikkât etmeleri gereken en önemli husus, "Profesyonel sirk cambazı"yla kapısı çalınan yarışmacıları birbirlerine karıştırmamaları gereğidir!!...

