Kaydet
a- | +A

TV kanallarında izlediğimiz yerli dizilerde, sinema ve tiyatro sanatçılarının dışında, o kadar farklı oyuncular ve hiç görmediğimiz simâlar yer alıyor ki, kendilerini tanımakta gerçekten güçlük çekiyoruz?!... Gerçi, başarılı ya da başarısız bu yeni oyunculara sesleriyle can verenler, gene yıllarını tiyatroya ya da seslendirmeye adamış olan sanatçılarımız; en azından konservatuarlı ve yetenekli gençlerimiz!... Hiç kimseyi küçümsemiyoruz ama, en azından bir ses deneyiminden, eğitiminden geçmiş olanlar can veriyor dizilerde, şu veya bu şekilde boy gösterenlere!!...

Elbet dizilerde yer alan o yeni simâların sergileyip sergileyemedikleri bir de oyunculuk yanları var!... Sevgili okurlar, işte bu konuda sizlere önemli bir ipucu: Dizilerdeki oyuncuların sadece gözlerine bakın, kimin iyi kimin kötü oyuncu olduğuna karar verebilirsiniz... Kimlerin doğal ve yaşayarak, kimlerin ise öylesine oynadığına rahatlıkla karar verebilirsiniz!... Çünkü oyunculukta da, günlük hayatta da gözler yalan söylemez!.. (Bazen de öylesine söyler ki?!...)

Örneğin, geçen salı gecesi bilmem kaçıncı bölümü ekrana gelen "Mahallenin Muhtarları"nı ele alalım: Dizinin en önemli özelliklerinden ve hizmetlerinden biri, hemen her bölümde topluma güncel bir mesaj vermek... Kadro birbirine iyiden iyiye alışmış ve oturmuş... Dizinin bugünkü niteliğine ulaşmasındaki en büyük etken elbette ki Kandemir Konduk. En son izlediğimiz bölümde, böbrek vakfı, böbrek hastalıkları ve organ bağışı üzerine mizahla karışık öylesine anlamlı mesajlar verildi ki!...

Şu TV kanallarına ve yapımlarına biraz dikkâtlice bakıldığında ne sebep-sonuç ilişkileriyle karşı karşıya kalabiliyoruz?!... Çocuklara daha yakından bakılması gerektiği gibi, bakmayı, görmeyi ve gözlemlemeyi hep birlikte bir öğrenebilsek?!...