Kaydet
a- | +A

Kim ne derse desin ortada bir gerçek var; uluslararası iletişimde Amerika, dünyaya bakıyor. Bu ülkenin dünya renkleri, küresel ve lokâl bakış açıları çok farklı... Uluslararası iletişimde Amerika''dan sonra yabana atılmayacak bir ülke daha var. Şaşırmayın ama o da Türkiye. İnternet ortamında Türkiye, Avrupa''da bir numara çünkü...

Gelgelelim iletişim, çok geniş bir kavram ve her alanında da birçok "İletişim kazaları" yaşanıyor... Yolda, trende, uçakta, bakkalda, markette, işyerinde, tatilde, lokantada, dükkânda, evinizde ve radyo-televizyonlarda!...

Kiminle?... Elbet insanoğluyla... İletişim kazaları, aynen trafik kazaları gibidir. Akla hayâle gelmeyen yerlerde karşınıza çıkabilir!... Örneğin en yakın dostunuzun "Ben seni anlamıyorum" demesi, bir kazaya sebebiyettir.

Kültür ve değer farklılıklarından tutun da, reklâm dünyasından ekonomiye ve siyasete kadar her ortamda karşımıza çıkar "İletişim Kazaları..."

Trafik kazaları ülkemizde nasıl ki, "Trafik Canavarı"na dönüşmüşse, maalesef ki, iletişim kazaları da "İletişim Canavarları"na dönüşmüştür!... Özellikle kitle iletişim araçları içerisindeki en etkin güç olan radyo ve televizyonlar!...

Toplum psikolojisinin ve motivasyonunun temelini, sarsabilecek kadar etkin bir propaganda gücüne sahiptir çünkü radyo ve televizyonlar!... Rezil de eder, vezir de... Habbeyi kubbe de yapar, kubbeyi habbe de!... Yılanı tatlı sözle deliğinden çıkarabildiği gibi, insanları yönlendirebilme gücüne de sahiptir!...

Her türden dizisi, yapımı, haberi, programı, yayını ve sunuşuyla günümüz Türkiyesinde artık 4. kuvvetten çıkmış olup süper bir güç hâline dönüşmüştür, TV ve radyolar... Ve sonuçta o en kutsal varlık ve özellik oluşturan "İnsan Faktörü" de yavaş yavaş görsel medyada yerini, bir "İletişim Canavarı"na terkeylemede maâlesef!... Bu gidişâtın sonucu ne olacak?!...