Perşembe gecesi saat 22.45''ten itibaren yayına giren "Siyaset Meydanı"nı izlemeye başladım... Bu hafta masaya yatırılan konunun başlığı "İslâm ve Avrupa Birliği"ydi. Kendi alanlarındaki uzman konukları da hatırlatmakta yarar var: Zaman Gazetesi''nden Araştırmacı-Yazar Ali Bulaç, İst. Ünv. İlâhiyat Fakültesi''nden Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, İst. Ünv. Hukuk Fakültesi''nden Prof. Dr. Hüseyin Hâtemî, Siyasal Bilgilerden Prof. Dr. Nur Vergin, Tıp Fakültesi''nden Prof. Dr. Hüsrev Hâtemî ve Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk.
Kendi alanlarındaki uzman konuklar, İslâmî açıdan Avrupa Birliği''ne girmenin bir sakıncası olmadığında hemfikirdirler. Görüşlerini, birbirlerine son derece saygı duyarak çok yönlü bir biçimde belirttikten sonra, sıra stüdyoda bulunan gençlerin uzmanlara yönelik sorularına geldi. Uygun ve tatmin edici cevaplar verildikten sonra bir de baktım ki saat 01.50.
Derken Ali Kırca programı saat tam 02.00''de kapatacağını duyurarak ikişer cümleyle son görüşlere yer verdi. Som cümleler aktarılırken göz kapaklarımın bir hayli ağırlaştığını ve hafiften uyukladığımı hissettiğim sırada TV ekranından birdenbire seslerin yükseldiğini duydum. O da ne?.. Programın başından beri son derece seviyeli bir biçimde seyreden üslûbun, maalesef yerini sözlü saldırı ve hakarete bıraktığına şahit olduk!..
Program çok güzel başlamış ve çok güzel bir biçimde noktalanacakken bir de gördük ki Profesörler birbirine girmiş... Prof. Hüseyin Hatemi ile Prof. Zekeriya Beyaz, müthiş bir söz dalaşına girmiş birbirlerine hakaret ediyor!.. Ali Kırca, sözde programı saat 02.00''de kapatacakken o dahi tartışmayı engelleyemedi. Belki de "Reyting" uğruna?!..
Sahura doğru sözlü tacizler ve dalaşmalar sürerken program tam saat 03.17''de sona erdi. "İslâm ve Avrupa Birliği''nin tartışıldığı "Siyaset Meydanı"nı izleyen Avrupa Birliği''nin Uzmanları, bizdeki konsolosluklar ve elçiliklerin, TV ekranından üstelik dinî konularda ve hakaret boyutunda profesörlerimizin kavgasını seyrettiklerini şöyle bir düşündüm de?!..

