Geçen cumartesi günü TGRT''de, Türkiye''de 10. yılına giren özel TV yayıncılığı "Zirvedeki Rüzgarlar" adlı yapımın ikinci bölümüyle enine boyuna tartışıldı. İkinci bölümün konusu habercilikti ve Uğur Dündar, Mehmet Ali Birand, Serpil Akıllıoğlu gibi, tanınmış haberci ve TV yayıncıları görüşlerini sundular.
Öte yandan aynı gün TRT 2''de Zeki Sözer''in sunduğu "Çözüme Doğru" adlı yapımda da, "Yeni RTÜK Yasası ve Medya''nın Sorumluluğu" tartışıldı. Her iki yapım da, seyircilerin bilgilenmesi, TV yayıncılığı gibi çok önemli bir konunun masaya yatırılması ve tartışılması bakımından önem arzediyordu. İyi ki yayınlandı, iyi ki bu tip konuları da ekran aracılığıyla takip edebiliyoruz. Ama yetersiz. Çünkü sadece bir iki kanal önem veriyor bu konulara; onların başında da mâlûm TRT ve TGRT geliyor. Diğer kanallar nerede?...
Üstelik bilmem kaç ayda bir, ya da çok ender görebiliyoruz bu konudaki tartışmaları... Hâlbuki TV yayıncılığı, haberciliği ve programcılığın gündemi olmaz. TV yayıncılığı özellikle ülkemizde başlıbaşına bir gündemdir. Sadece TV yayıncılığı üzerine her hafta yayına girecek olan nitelikli bir yapımda, pekâlâ bu konular tartışılabilir ve seyircilerin görüşleriyle katılımları sağlanabilir.
Ama ne yaparsak yapalım, ne dersek diyelim söz, gene ister istemez dönüyor dolaşıyor, Meclis''te bekleyen "Frekans ve Kanal Tahsisi Kanunu"nun son şeklindeki niteliğine ve niceliğine geliyor!...

