Sabahtan akşama kadar herkes evindeydi dün; tabii ki ailece, bir arada. Yıllar önce aileler, her pazar günü bir aradaydı ve gönülden gelen bir muhabbeti ve birlikteliği sıkça yaşıyordu. Şimdi ise bir sayım günü bu bir zorunluluk oldu. Belki bu zorunluluk, bu vesile, günümüz şartlarında kimi ailelerde sıkıntı, kimi ailelerde ise muhabbeti oluşturdu?!... Muhabbeti ve sohbeti bu vesileyle de olsa yaşayanlara ne mutlu!.. İster istemez çoğunluğun gözü televizyonda, kulağı ise kapı zilindeydi. Çünkü eninde sonunda sayım memuru gelecek, teker teker herkesi sayacak ve bu arada da çaylar-kahveler içilecekti...
Çaylar, kahveler ve meşrubat bolca içildi ama, dün sürekli TV seyredildi. TV kanallarında sayıma yönelik çeşitli programlar ve röportajlar yapıldı. Bazı ailelerse bir sonbahar pazarının eşliğinde tercih ettikleri filmleri izlediler..
Bu günü muhabbet, neşe ve sohbetle tamamlayanlara ne mutlu!.. Ne mutlu ana-baba hasreti ya da evlat, akraba, ahbap ve komşu hasreti çekenlere!... Sonuçta herşey bir vesile de, illâ bu vesileler bir sayım ya da bir TV izleme aracılığıyla mı gerçekleşmeliydi sadece?!...
Çok şeyi unuttuk!... Bir sayım, bize bunu hatırlattı... Niçin, etkin propaganda gücüne sahip olan bunca TV kanalı ve yapımları bu vesilelere sebep olmuyor diye içten içe düşünmemek elde değildi!...
Her yıl yaşadığımız bayramlar birer iletişim, birliktelik ve muhabbet vesilesi olabiliyor da, niçin TV kanalları her gün şu anlamlı vesileye bir türlü ulaşamıyordu?!...

