Bu gerçeği, artık herkes kabul etmeli. G.Saray, Avrupa''nın en önemli takımlarından biri. Etmeyene bunu Fatih Terim''in arslanları, kafalarına vura vura ettiriyor.
Avrupa''da futbola İspanya ile birlikte en büyük yatırımı yapan İtalya ve onun en tanınmış takımları önce Milan, sonrasında Bologna G.Saray''ın büyüklüğü önünde şapka çıkardılar. Milan''ı yenerek saf dışı bırakan sarı-kırmızılı ekibimiz, şimdi de UEFA Kupası''nda Bologna''yı elemenin eşiğinde.
G.Saray kar yağışının ağırlaştırdığı sahaya rağmen, Bologna önünde mükemmel top oynadı. Üstün tekniğini, topu büyük ölçüde ayağa pas yaparak kullanan sarı-kırmızılılar, eğer 44.dakikada Hasan Şaş''ın dokunamadığı topta golü bulsaydı, belki de çok şey değişecek ve muhtemel tur fırsatı avucumuza gelecekti. Bologna kendi sahası ve seyircisi önünde G.Saray''a karşı temkinli, hatta defans tedbirli bir oyun kurgusu içindeydi. Defans bloku içinde hücuma pek çıkan olmadı. Orta sahası ise Suat, Emre ve K.Hakan''ın agresif futboluyla üstünlük sağlayamadı. Buna rağmen ilk yarıda Capone''un bir hatasında Signori''nin mutlak gollük pozisyonunu Taffarel önlerken, devrenin son dakikasında Ventola''nın sert şutunu Popescu kesti. İlk 45 dakikada Bologna''nın yakaladığı net gol tehlikeleri bunlardı. G.Saray, orta saha ağırlıklı oyun planında, hem rakibini yavaşlattı, hem de topun daha fazla kendisinde kalmasını sağladı. Bu oyun tarzı, deplasmanda yapılması gereken gerçekti. Ancak, zaman zaman da Bologna kalesine gittiğimiz anlarda İtalyanlar''ın yüreğini ağızlarına getirmedik değil. Hasan Şaş''ın kaçırdığı bir gol fırsatı var ki; olsa size "tur atladık" derdim, ama olmadı. Hakan Şükür''ün bir vuruşunu ise kaleci son anda kornere çeldi. Yani ilk yarıda fırsatlarda deplasmanda olmamıza rağmen eşitliği yakalamıştık. G.Saray''da özellikle kalede Taffarel, oyunu müthiş izledi, mutlak bir golü önledi ve elle yaptığı atışlarda takımını hızlı atağa sürdü. Geride Popescu, uluslararası tecrübesiyle Bologna hücumlarında adeta bir dalgakıran oldu. Genç Ahmet müthiş fiziğine kattığı tekniği ile ön plana çıktı. Hava toplarında sağladığı üstünlük takımını büyük ölçüde rahatlattı. Capone oyuna hata ile başladı ve az kalsın bu da gol oluyordu. Sonra toparlandı, yumuşak ayaklarıyla hem kesici, hem de oyun kuruculuk işlevini üstlendi. Orta sahamızda küçük Emre, büyük futbol oynadı, defansına yardım etti, top kaptı, kullandığı her pası doğru adrese gönderdi. Onun başarısı pas yüzdemizi arttırdı. Suat''ın yüreğini, hırsını ve alın terini ortaya koyduğu anlarda top hep bizdeydi. Hasan Şaş hareketliydi, Bologna defansını driplingleriyle adeta dağıttı ama, atamadığı gol var ya onu atsa iş bitecekti. K.Hakan sert ve mücadeleciydi, ama bu başarılı olduğu anlamına gelmemeli. Ümit bulunduğu koridoru iyi kontrol etti, rakibin bindirmelerinde tanpon olurken, fırsat buldukça da hücuma desteğini eksik etmedi. Hagi, ligde gösterdiği başarılı futbolunu nedense Avrupa''da sergileyemiyor. Durgun, isteksiz ve tutuk göründüğü ilk yarı sonunda yerini Ergün''e bıraktı. İleri uçta tek başına mücadele veren Hakan Şükür ise elinden gelen herşeyi terinin son damlasına kadar sahaya koydu ve attığı kafa golüyle G.Saray''a tur kapısının yolunu açtı. Maçın hakemi İngiliz Graham Poll, mükemmel bir yönetim ortaya koydu ve sahanın yıldızı oldu.

