Kaydet
a- | +A

Güler bir çığlık atarak elleriyle ağzını kapattı. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Berrin hanım ise taş gibiydi. Hiç kımıldayamıyor, gözleri kızının yüzüne kilitlenmiş bir vaziyette duruyordu. Nefes bile almıyordu sanki. Bir şok yaşadığı belliydi. Esin tekrarladı sözlerini: - Ben dün evlendim... yanlış duymadınız. Devamlı soruyordunuz anne, hayatında biri var diye soruyordunuz. Haklıydınız, sevdiğim bir insan vardı. Onunla evlendim.

Berrin hanım dişlerinin arasından zorlukla fısıldadı: - Bunu nasıl yaparsın, nasıl yaparsın bunu? Bu bir skandal... Esin koltuklardan birine oturdu. Sakin görünmeye çalışıyor ama aslında içi içini yiyordu.

- Yapma anne... Hâlâ aynı düşünceler içindesin, kime karşı skandal? Ben sevdiğim insanla hayatımı birleştirdim sadece... - Kim bu? Kimin nesi? Nerede oturur, anası, babası kim, ne iş yapar? Genç gelin yutkundu. İşte şimdi kıyamet kopacaktı asıl. Tane tane, ama titremesine engel olamadığı bir sesle cevapladı bu soruyu. Annesinin yüzüne hiç bakmamaya özen gösteriyordu: - Kimsesi yok. Anne ve babası ölmüş. Yalnız bir insan. Adı Selim. Elektrik işiyle uğraşıyor. Güler bu tariften damadın kim olduğunu anlamış olacak ki zaten açık olan gözleri daha da büyüdü. Duyulur duyulmaz bir sesle mırıldandı: - Aman Allah''ım, işte şimdi yandık! Berrin hanım dudaklarını ısırdı: - Elektrik mühendisi yani? Öyle mi? Başını iki yana salladı Esin: - Hayır, bir elektrikçi dükkanında kalfa... Meslek lisesi mezunu. Kendi dükkanı değil. Berrin hanım duyduklarına inanamamış gibi baktı kızına.

- Ne dedin sen, ne dedin, Kalfa mı? Bir dükkanda kalfa mı? Başını salladı Esin. Söylemesi en zor olan şeyi söylemişti sonunda. Bir yıldırım hızıyla fırladı Berrin hanım. İşaret parmağını sokak kapısına doğru uzatarak haykırdı: - Defol, bu evden çabuk defol. Bir daha da uğrama sakın. Hep o halan olacak kadın yaptı bunları değil mi, ben gösteririm ona, kendine benzetti seni de değil mi? Ne anlar o evlat sevgisinden.

Esin yalvarır gibi atıldı annesinin ellerine: - Yapma anne, sizi çok sevdiğimi biliyorsunuz. Ama kocamı da çok seviyorum. Ne olur anlamaya çalışın beni istemediğim bir adamla kuracağım hayat beni bedbaht edecekti, bu hoşunuza mı gidecekti yoksa? Sizin sevginiz benim mutsuzluğum mu anne? Berrin hanım itti kızını elinin tersiyle. Öfke doluydu. Yaşadığı şokun etkisinden kurtulamadığı kekelemesinden belli oluyordu: - Hayır... hayır, benim için yüzkarasısın sen. Git el alemin çırağına gönlünü kaptır, bu kadar da mı ucuzdun? Esin bu son sözler üzerine ayağa kalktı. Gözlerini kısarak baktı annesine: - Tamam anne, gidiyorum, bir daha da gelmeyeceğim. Ben mutlu olacağıma inanıyorum. Ayrıca hiç de ucuz değilim. Sizin almaya gücünüzün bile yetmeyeceği bir şeye sahibim, sevgiye... Kapıya doğru kararlı adımlarla ilerledi. Berrin hanım bağırdı ardından: - Bu eve ancak o evlilik bitince girebilirsin... Acı bir gülümseme belirdi genç kadının dudaklarında: - Demek ki hiç girmeyeceğim artık. Sağlık olsun, yine de sizi seviyorum. Allah''a ısmarladık... Birkaç parça giysisini koyduğu valizlerini alarak çıktı. Serin hava yeni hayatını haber verir gibi çarpıyordu yüzüne...  DEVAMI YARIN