Kaydet
a- | +A

Helsinki''de alınan kararlara göre Türkiye, 13. aday ülke.. Bizde değil ama, Batı''da (Hıristiyan dünyasında); bu 13 rakamına hiç de iyi gözle bakmazlar!

İnanışa göre, Hz. İsa''yı 13. havarisi, düşmana haber vermiş ve bu suretle yakalanıp çarmıha gerilmişti. (İslam inancına göre ise; çarmıha gerilen Hz. İsa olmayıp, onu Yahudiler''e haber veren ve onların gözüne Hz. İsa gibi görünen havarinin kendisidir.) Nitekim; bu hususta Kur''an-ı Kerim''de Nisa Suresi''nin 157. ve 158. ayet-i kerimelerinde mealen şöyle buyurulmaktadır:

"Ve ''Allah''ın elçisi Meryem oğlu İsa''yı öldürdük'' demeleri yüzünden (onları lanetledik). Halbuki onu ne öldürdüler, ne de astılar; fakat (öldürdükleri) onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler, bu husuta zanna uymak dışında hiçbir (sağlam) bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler. Bilakis Allah onu (İsa''yı) kendi nezdine kaldırmıştır. Allah izzet ve hikmet sahibidir."

Ve yine Batı''lı kafa, Hz. Adem''in anasız babasız yaratılışına inanır da, Hz. İsa''nın babasız hak peygamber olduğuna akıl erdiremez! Ve bundan dolayı da ona, (haşa) Allah''ın oğlu der! İlahlık isnad ettiği zatın da, çarmıha gerilerek öldürülüşüne inanır!..

Bütün bunlar, bizim şu andaki konumuz değil. Üzerinde durmak istediğimiz husus, adaylık numaramızın Batı''cı kafaya göre uğursuz sayılması. Öyle ki, Batı''daki lüks otellerde 13. kat yoktur! Asansörlerinde bile 12''den sonra 14 gelir!

AB, dünyadaki ülkelerin standartlarına göre 1. lig. Buradaki, en fakir sayılan ülkede bile, kişi başına düşen milli gelir 10 bin dolardan aşağı değil.

Bir nevi zenginler klubü..

Bu ligde oynamayı kim istemez?

Adaylıktan sonra kesin üyeliğimiz için her kafadan bir ses çıkıyor. Kimileri 2010 yılında diyor, kimileri ise daha ileriki bir tarihi gösteriyor.

2010 senesine kalmadan üye olabileceğimizi söyleyenler de var...

Eğer, Türkiye zoru başarabilir ve birliğe tam üye olabilirse; Birlik içindeki ilk Müslüman ülke olarak, Batı''lının bu batıl inanışını da yıkmış olacaktır!

Türkiye''nin üyeliği, sadece Avrupalılar''ın elinde olsa, işimiz gerçekten zor. Mesela; bir Yunanistan var ki, başımızın belası!.. Bakmayın siz Yunan''lının sahte tebessümlerine; barış eli uzatmalarına!..

Daha önceki gün Yunanistan Dışişleri Bakanı Papandreu, "Ellerimizin çözülmesi Türkiye''nin tavrına bağlı.. Biz (Yunanistan) can-ü gönülden yardımcı olmak istiyoruz ama... Yunanistan, Türkiye ile hiçbir ihtilaflı konusunu tartışmak istemiyor. İşte, uluslararası mahkeme orada! (Lahey Adalet Divanı) her ne ihtilafımız varsa, oraya götürüp çözümlemeliyiz!.."

Yani, Yunan''a göre Türkiye''nin, AB''ye tam üyeliği Kıbrıs ve Ege''den vereceği tavizlere bağlı... Birlik ülkeleri de, üye ülkeler arasında ihtilaf istemiyor. Çözün, çözümleyin, anlaşın; öyle gelin diyorlar.

Burada dikkat edilecek nokta; bunu bize (Türkiye''ye) söylüyorlar. Bizimle aynı problemleri paylaşan Yunanistan''a, bunların hiçbirisini dayatmadan tam üye yaptılar.

Şimdi iş hükümete düşüyor. Daha doğrusu parlamentoya..

Evvelemirde Kopenhag Kriterleri''ni, kanunlarımızda vazetmeliyiz; ardından da, Yunanistan''la olan sınır ihtilaflarımızı çözüme kavuşturmalıyız.

Nasıl mı?

El mi yaman bey mi; hep birlikte göreceğiz...