Kaydet
a- | +A

İnsanlığın baş belası terör, Avrupa''nın içinde odaklanıp kümelenmesine rağmen, mağrur Avrupalı, bu hali görmezlikten geliyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın, süfli anlayışına sığınarak, bu belayı seyretmekle yetiniyor. Bela, her zaman beladır; bugün başkasında ise, yarın banadır basit mantığından bile yoksundur.

Teröre yataklık ve onu himaye edip, palazlandırarak üzerimize salan Avrupalı ne yapmak istiyor? Yarın, aynı terör belasının hedefi olabileceğini düşünmüyor mu? Avrupalı, madde dünyasında elde ettiği teknolojik üstünlükle, her şeyi hallederim zehabına kapılmıştır. Oysa, elindeki bu nimet, onun sebeb-i felaketi olacaktır; farkında değil! Bu boş vermiş ve şımarık tavrıyla Avrupalı, idam cezasını hukukundan kaldırdı. Böylece, sözde medeni olduğunu, dünya aleme göstermek istiyor!

Akılları sıra, insanın kutsal olan yaşama hakkını savunuyorlar. Ama, dikkat edilirse, Avrupalı nın bu sefil mantığı, haksız yere öldürülen insanların hayat haklarını kaale almıyor, yalnızca katillerin hayatlarından dem vuruyor!

Bu sefil mantığın altındaki gerçek; yaşasın kötülük, yaşasın kötüler ve yaşasın katil ve canilerdir.

İşte, dünyanın bugün geldiği nokta itibariyle, devletler siyasetinde haklı olmak bir şey ifade etmiyor. Haksız yere zulme uğramak da bir şey ifade etmiyor. Zira, dünya siyasetini, zorbalar ve zalimler güruhu elinde bulunduruyor. Her şey, onların istekleri doğrultusunda şekilleniyor. Çünkü, güç ve kuvvet ellerinde!.. Artık, dünyada güçlülerin haklılığı geçer olmuştur. Güçsüzseniz, haksızsınız! Bu anlayış, Avrupalı''nın başına bela olacak ve meydana getirdiği bu bataklıkta pek yakında boğulacaktır. Zulüm ilelebet sürmez. Avrupa''nın ortasında bir cani (Fehriye Erdal), eliyle zafer işareti yapıyor! Neyin zaferi bu? İnsanı, insanın en kutsal hakkı olan yaşama hakkını, hukuku ayaklar altına alan bu pespaye hal, kendisine medeni süsü veren Avrupa''da zafer addediliyor. Ateşle oynayan Avrupalı''nın aynı ateşte boğulması yakındır! Avrupalı''nın bize dikte etmeye çalıştığı Kopenhag Kriterleri''nde var mı bu pespaye hal? Aynı durum, bir ABD''linin başına gelseydi, Avrupalı bu küstah tavrını sergileyebilecek miydi? O halde, Türkiye''nin güçlü olmaktan başka çaresi yoktur. Madem ki, devletlerin tesir sahaları güçleri ile sınırlı; madem ki, dünya hak ve hukuktan anlamıyor; asgariden hak ve hukukunuzu korumak için güçlü olmaya mecbur, hatta mahkumsunuz. Türkiye''deki idam cezasının varlığını ileri sürmeleri, tamamen bahaneden ibarettir. ABD''de idam cezası var; neden ona karşı seslerini çıkaramıyorlar? Dedik ya, güç meselesi... Türkiye''de idam cezasını kaldıralım, Batı ile münasebetlerimiz süt liman olur düşüncesindekiler ne kadar aldanıyorlar! Bu zevat, Avrupalı''nın dününe baksın, yani, onlarda da idam cezası varken, münasebetlerimiz nasıldı? Ham hayal peşinde koşmayı bırakalım ve güçlü olmaya bakalım.