Kaydet
a- | +A

Eskiden beri, Türkiye''de siyaset "ayak oyunu" olarak bilinir. O yüzden olacak ki, aklı başında, vatana ve millete hizmet ateşiyle yanan nice kişi siyasetten uzak kalmıştır.

Dolayısıyla da meydan yeri, siyaseti bu anlamıyla yapmaktan öte bir maharetleri olmayanlara kalmıştır!

Maalesef ve maalesef bizdeki siyasetin olmazsa olmazları vardır. Yalan, dolan, hile, vefasızlık, vicdansızlık, naehilleri kayırma, ehilleri harcama bizdeki siyasete yön veren ana unsurlardır.

Bunları beceremeyen değil, mahirane bir şekilde beceremeyenlerin siyasette işleri yoktur!

Aklı başında yığınla insan, yaşadığı müddetçe, bunları her an görüyor, işitiyor ve biliyor.

Hasbelkader, siyasi parti liderliğini eline geçiren, kral kesiliyor. Ne kadar kaliteli ve istikbalde koltuğu için, kendisine rakip olabilecek insan varsa, hepsini harcıyor.

Bu memleketin yetişmiş insan gücü var. Ama bunlar siyasette olup bitenleri, çevrilen dolapları, ayak oyunlarını görünce, siyasetin semtine bile uğramıyorlar.

Zira, siyasete girse şahsiyeti erozyona uğrayacak! Liderler ve yönetim kadroları, danışma meclislerini oluşturacak, fikirlerine müracaat edilecek istişare ehli aramıyorlar. Onların arayıp da buldukları, tabir caizse kurşun askerler!

Balık baştan kokar misali, demokrasinin vazgeçilmez unsurları siyasî partilerimiz bu yapılanmada olunca, yani kendi içlerinde daha demokrasiyi temin edemeyince, milletin beklediği demokrasi de çıkmaz ayın son perşembesine kalıyor!

14 Mayıs''ta Genel Kongre hazırlıkları sürdürülen Fazilet Partisi''ndeki olayları ibretle izliyoruz.

Demokrasiye tahammülsüzlük halini iktidar partilerinde de görüyoruz. Anayasa''yı ihlal pahasına, gizli olması gereken oylamayı, bütün milletin gözünün önünde, üstelik milletvekillerinin, hatta bakanların üzerinde baskı kurarak açık oylamaya dönüştürdüler!

Bir başka acı örnek de Hükümette yaşandı.

Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu, demokratik bir hakkını kullandı (Cumhurbaşkanlığına aday oldu) diye bakanlıktan azledildi!

Başbakan Ecevit''in bu isteğini, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, giderayak imzaladı.

Sadi Somuncuoğlu''nu, mensubu olduğu MHP, şu veya bu şekilde tecziye edebilir. Taltif de edebilir. O, partinin iç işidir. Ama, bakanlıktan azli, bir hükümet meselesidir ve bu Bakan, hükümetten azli gerektirecek ne suç işlemiştir?

Bu sualin demokratik bir cevabı var mıdır?

Benzer senaryo şimdi de Fazilet Partisi''nde yaşanıyor.

Sen misin "Emanetçi" Genel Başkan''a rakip aday! Vay hain vay! Vay bölücü vay! Demeğe getiriliyor ve demokrasi adına demokrasi katledilerek tüzük değişikliğine gidiliyor!

Abdullah Gül ve ekibinin, beraber ortak liste çıkaralım teklifi reddediliyor ve yapılan tüzük değişikliği ile de 1200 delege Genel Merkez''in listesinin dışından, bir kişiyi olsun seçemeyecek!

Bu 1200 delegenin tek bir listedeki insanlara oy verme mecburiyeti getirildiğine göre, bunun neresi kongre ve bu nasıl seçim?

Daha doğrusu seçim mi?

Fazilet Partisi''nde yapılmak istenen, ne yapıp edip, Tayyip Erdoğan''ın önünü bir şekilde kesmek! Yarın öbür gün, onu destekleyebilecek kadroları tasfiye etmek!

Ama, Tayyip Erdoğan''ın güzel bir tespiti var ki, buna er geç her siyasetçi kulak vermek zorundadır: "Tabandan güç almayan tavanlar çökmeye mahkumdur!"

Bizden hatırlatması!..