Kaydet
a- | +A

Devletlerin dostlukları olmaz; onları bir araya getiren de, çatışma ortamına sokan da aralarındaki menfaatlerdir. Yani, devletlerarası münasebetler, çıkar ilişkilerine dayanır.

Bu ilişkiler yumağı, devletleri ister istemez birbirlerine karşı bağımlı kılar. Bu manada yeryüzünde tam bağımsız bir devletten bahsedilemez.

Dünyada tek süper güç kalan ve dünyanın jandarmalığına oynayan ABD bile, birçok bakımdan, çeşitli ülkelere bağımlıdır.

Bizim Cihan Devletimiz Osmanlı İmparatorluğu''nun üzerinde yaşamış olduğu topraklar, dünyanın en stratejik bölgeleri idi. Bu yüzden dün olduğu gibi bugün de bu topraklar paylaşılamamaktadır.

Orta-Doğu''ya bakın, Balkanlar''a bakın, Kafkaslar''a ve Türk Cumhuriyetleri''ne bakın durum aynıdır.

Dünkü savaşları hatırlayın, bugünkü çıkar çatışmalarına bakın; hep bu netameli coğrafya yüzünden olmaktadır. Nasıl olmasın ki, bu bölgelerde bulunan zenginlikler, dünyanın halini ve istikbalini şekillendirmektedir.

Parçalanan Sovyet İmparatorluğu, ne kaybettiğinin farkında ve bunu en aza nasıl indirebilirimin telaşında..

Bu korku ve telaş içindeki Rusya''nın yapmak istediği; daha doğru bir ifade ile, elinden gelen tek şey, elinden çıkmış olan eski nüfuz sahalarında (Kafkasya ve Orta Asya) huzuru ve istikrarı bozmaktır. Bu yörelerde huzur ve istikrarsızlık olsun ki, kendi dışındaki güçlerin buralara nüfuzu kolay olmasın!

Kafkasya ve Orta Asya''daki bütün karışıklıkların ve çatışmaların temelinde Rus parmağının olması bundandır.

Rusya daha önce, içindeki 89 eyaletten biri olan Çeçenistan ile bir anlaşma yapmıştı. Bu antlaşmanın süresi 2002 senesine kadar sürecekti.

Rusya''nın, kendi antlaşmasını hiçe sayarak bozması ve kendi halkım (!) dediği Çeçenistan''a saldırmasının temelinde, işte bu düşünce yatmaktadır.

Huzursuzluk ve çatışma çıkararak bu ülkelerin Batı ile ve özellikle Türkiye ile yakınlaşmalarını önlemek!..

Çeçenistan''da terörist var diye, topyekun bir ülke insanlarını hedef almak ve asker-sivil tefriki yapmadan vahşice katliamlar yapmak ve yüzbinlerce masum Çeçen''i yurtlarından etmek, dünyanın bugün geldiği noktada Rusya''nın iç işi olmasa gerektir.

Nasıl ki, Bosna, Yugoslavya''nın iç işi değil idiyse ve yine nasıl ki, Kosova, Sırbistan''ın iç işi değil idiyse, Çeçenistan da, bugün gelinen vahşet itibarı ile Rusya''nın iç işi olamaz.

İşte bu yüzden, İstanbul''da toplanan AGİT Zirvesi, başta ABD olmak üzere Batı ile Rusya arasında ciddi bir çekişmeye sahne oluyor. Bilindiği gibi ABD ve Batı, Çeçenistan''da sivillere karşı girişilen katliamın sona erdirilmesini ve meselenin diyalog yolu ile halledilmesi gerektiğini ısrarla vurguluyor; Rusya ise, askeri harekatta ısrarlı...

Dolayısıyla Rusya''nın AGİT Zirvesinde alınacak kararları imzalamaması ve hatta veto etmesi bekliyor.

Zirvenin birinci gününde Yeltsin''in yapmış olduğu konuşma ve bu konuşmaya Clinton''ın verdiği cevap bunu gösteriyor.

Rusya, bugün her zamankinden fazla olarak şantaja sarılmış durumda ve blöf yapıyor.

ABD, Türkiye ve Batı''nın bu durumu kavrayıp çok iyi değerlendirmesi gerekiyor.