Kaydet
a- | +A

Deprem bahanesi ile hükümetin ek vergi hazırlıkları içinde olduğunu biliyoruz. Yaprak kımıldamayan, piyasada, kambur üstüne kambur olacaktır bu ek vergi... IMF de yapacağı mali anlaşmayı bu ek vergi şartına bağlıyor.

1940''lı senelerde, içine girmediğimiz 2. Cihan Savaşı''nı bahane eden o günkü CHP iktidarı da Varlık Vergisi''ni meriyete koymuştu. Tamamen İsmet İnönü''nün Moskova''ya gittiğinde, etkilenip ülkemizde tatbik mevkiine koyduğu Varlık Vergisi ile biz; yüz yıllar boyu birlikte yaşadığımız gayr-ı müslim vatandaşlarımızı kaybettik.

Çoğu, bir daha dönmemek üzere ülkemizi terkettiler. Bunlardan Rumlar''ın çoğunluğu Yunanistan''a gitti, Museviler ise, Avrupa ülkelerine ve ABD''ye çil yavrusu gibi dağıldılar. Ermeni vatandaşlarımız da bunları takip etti.

Varlık Vergilerini ödeyemeyen bu vatandaşlarımıza reva gördüğümüz muamele neydi biliyor musunuz sevgili okuyucularım?

Aile reislerini, Haydarpaşa Garı''ndan vagonlara doldurup Erzurum, Aşkale''ye gönderip mecburî iskâna tabi tuttuk! Ve o yöredeki taşocaklarında taş kırdırıp, yol inşaatlarında çalıştırdık. Bu insanların evleri, barkları, çoluk çocukları İstanbul''da, kendileri, Kop Dağları''nda idi!

İnönü ve onun CHP zihniyeti, Yol Vergisi, Hayvan Vergisi, Mahsul Vergisi vb. adlar ile çeşitli vergiler çıkararak milleti canından bezdirmişti. Zira millet, meteliğe kurşun sıkıyordu. Hele köylü, paraya dürbünün tersinden bakıyordu. Öyle olduğu halde, bulup buluşturup 4 TL. yol vergisini ödemesi gerekiyordu. Ödemeyenler ki, çoğunluk ödeyemiyordu; ceza olarak yol inşaatlarında mecburi çalışmaya tabi tutuluyordu.

Zavallı köylüde kuruş yok; Karadeniz''de arazi de yok, hepsi hepsi elinde bir-iki bilemediniz üç baş hayvanı kendi geçimi için barındırabiliyordu.

Tahsildarlar gelir, hayvan başına köylüden cebren para talep ederlerdi. Yok ki, nereden bulup verebilsinler? Etraf köylerin hepsi bir araya gelse değil lira, kuruş çıkmıyordu!

Tahsildarın köye girdiğini haber alan köylü, hayvanlarını dağlara, ormanlara doğru kaçırırdı. Yakaladıklarını mahkemelerde süründürürlerdi.

Babalarımız, dedelerimiz o dehşetli günleri devamlı anar ve sebep olanların kulaklarını bol bol çınlatırlardı!

O zulüm günlerinin filmleri yapılsa, eminim gişe rekorları kırar.

Mesela bir sahne var ki, benim diyen senaristin hayal gücünün çok ötesindedir.

Rize''nin İkizdere ilçesinin köylerinde, kaçırılan inekler, toplanıp camilerin avlularında ayaklarından kelepçelenerek zaptedilirlerdi!..

Dilsiz hayvana bu zulmü reva gören zihniyet, insana ne yapmazdı?

Nitekim, millet öylesine sıkboğaz edildi ki, ilk hür seçimde CHP sandığa gömüldü; ve bir daha sandıkla iktidar yüzü görmedi. Ta ki Erbakan''ın 1973''te koltuk değneği olup, CHP''yi iktidara taşımasına kadar...

Şimdi; yani bugün aynı zihniyetin ağırlıklı bulunduğu koalisyon hükümeti, bizi 1940''lara götürmek istiyor!

Çıkarmış olduğu Vergi Kanunu ile parayı yurt dışına kaçırıyor, içerdeki piyasayı öldürüyor; tabii tahsil edebildiği vergiler düşüyor.

Piyasada hareket yok ki, vergi nereden doğsun?Aynı zihniyet, kendilerince işin kolayını buluyorlar; bahaneleri de var: Deprem oldu!

O halde gelsin ek vergi!

Ek vergi mi, salma mı; bunun cevabını millet sandıkta verecektir!