Kaydet
a- | +A

Kim ne derse desin, Türkiye''deki terörün temelinde 1974 yılı affı yatmaktadır. 1974''teki CHP-MSP (Ecevit-Erbakan) koalisyonu, kamu vicdanını rahatsız eden Genel Af Kanununu Meclis''ten geçirince, içerde bilenmiş olan militanlar, Türkiye''yi hızla kaosa sürüklediler. Zira dışarıda, güç aldıkları odaklar, militanları yüreklendiriyor ve aşikare destekliyordu. Bu hal, akıllara ziyan bir şekilde devletin kurum ve kuruluşlarına da sirayet etmişti. Hatta, halkın güvenliğinden sorumlu polis teşkilatı bile, militanca sağ ve sol kamplara ayrılmıştı. Üniversiteler ve işçi sendikaları, anarşistlerin kol gezdiği mekanlardı. 1974 Genel Affından sonraki 5 sene içinde, Türkiye sıkıyönetimle bile idare edilemez olmuş ve bunun sonucunda da, 1980''de Asker idareye el koymuştur. O günlerin siyasi sonuçlarını ve sorumlularını, ileride tarih yazacaktır. Ama biz, burada şu kadarını söyleyelim. O günkü siyaset de bölünmüş, kelimenin tam anlamıyla sorumsuzluk sergilemekte idi. Günde 25-30 kişinin öldüğü, sokağa çıkılamayan Türkiye''de Meclis, 10 ayda Cumhurbaşkanını seçememişti.

21. yüzyıla ekonomisi bozuk bir Türkiye ile giriyoruz. Buna bir de, iyi hesap edilmeyen ve adil olmayan Genel Af gibi sosyal dengeleri altüst edecek bir çapıklığı eklersek, bunun altından zor kalkarız gibime geliyor. Bir kere şu hususu hemen belirtmekte fayda var: Genel bir affın mantığı yanlıştır. Bu hal, suçu ve suçluyu teşvik anlamındadır ve namuslu vatandaşı cezalandırmaktır. Basında yer aldığı kadarıyla, çıkarılacak Genel Af Kanunu incelendiğinde, dehşete kapılmamak mümkün değildir. Devlet, ancak kendisine karşı işlenen suçları affedebilmelidir. Bunda da azami dikkat gösterilip, kaş yaparken göz çıkarılmamalıdır. Bilindiği gibi sonra, eyvah para etmiyor. Türkiye''de cinayet işleyen suçlu, infaz kanunu gereği, (8) sene hapiste yatıyor. Bunun daha neresini affedeceksiniz?

Kişilerin birbirlerine karşı işlemiş oldukları suçlarda ise, devletin af yetkisinin olmaması lazım gelir. Mağdur edilmiş taraf: "Ne hakla?" diye sorduğunda devlet bunun cevabını verebilecek midir? Bir kere ana yanlış, başlangıçta yapılıyor ve af kanunu, belirli çevrelerin ağzında sakız ediliyor. Bu, son derece sakıncalıdır. Ayrıca, taslaktaki garabete bakın ki; devlete karşı işlenmiş düşünce suçunu af kapsamı dışında tutuyor, aynı suçu basın yayın yoluyla işleyenin cezasını ise (ceza daha katmerli olması gerekirken) tecil ediyor! MHP, vaktiyle (1974) MSP''nin işlediği hataya düşmemeli ve Türkiye''yi yeniden terör batağına sürüklemenin vebalini yüklenmemelidir! Kanun, taslaktaki haliyle çıkarsa, tarih tekerrür edecek ve 1974''ü yaşayacağız. Suçluların büyük bir kısmını Meclis, kalan büyük bir kısmını da (Anayasa''ya aykırılığından) Anayasa Mahkemesi salıverecektir! İz''an ve basiret, Kaf Dağı''nın ardında mı?