Kaydet
a- | +A

Birazcık dişimizi gösterdik, ABD Temsilciler Meclisi sözde Ermeni soykırım tasarısını geri çekti. Bunda, elbette Türk dostu Başkan Clinton''ın ve Pentagon''un büyük rolü oldu. Daha açık bir ifade ile, sivil ve asker Amerikan yönetimi Türkiye''nin ağırlığını biliyor. Biz, işgal ettiğimiz coğrafya ve yüklendiğimiz tarihi misyonumuzla, kendi ağırlığımızın, yani gücümüzün ne kadar farkındayız? ABD Temsilciler Meclisinin bu meşum karar tasarısını, şimdilik kaydıyla geri çekmesi, bizim neredeyse ayaklarımızı yerden kesti! Bunu, zafer olarak telakki edenlerimiz bile oldu. Halbuki, önümüzdeki Ocak ayında ABD Meclisinde ve daha yakın ve uzak zamanlarda da Avrupa''nın birçok merkezinde, bu mealde bir tasarının oylanıp karar altına alınmayacağını bize kim temin edebilir? Devamlı bu endişeyi mi taşıyacağız? Biraz derin düşünülünce, yapılan işin; bize, önce eşeğimizi kaybettirip sonunda buldurarak, hadi şimdi sevinin demekle eş anlamda olduğu görülür! Bu mesele, seneler senesi dünyanın gündeminde. Kendilerince zamanı gelince, konuyu ısıtıp ısıtıp önümüze getiriyorlar. Mesela; ABD Temsilciler Meclisi''ne gelen bu son tasarının üç senelik bir geçmişi var. Üç sene uğraştılar ve tasarıyı Meclis''e getirmeye muvaffak oldular.

Biz, bu üç sene boyunca uyuduk. Yumurta kapıya dayanınca bir kısım tedbirlere başvurduk. Alınan ve alınması lazım gelen tedbirleri zamanında almış olsa idik, yani şahsiyetli bir dış politika izlemiş olsa idik, bu hallere belki de hiç düşmeyecektik!

Bir musibet, bin nasihattan yeğdir derler; inşaallah bu hal, aklımızı başımıza devşirtir!

Biz, ne çektiysek bölgemizden tecrit edilmekle çektik. Komşu ülkelerimizle, seneler senesi düşman yaşadık. Belki de düşman yaşatıldık! Bu saatten sonra Irak''la yeniden komşuluk münasebeti kurma gayretine giriyoruz. Rusya''dan ve Fransa''dan sonra tabii! Dış politika, elbette devletlerin karşılıklı çıkarlarına dayanır. Ama; söyler misiniz Allah aşkına; Rusya ile Fransa''nın Irak''la olan çıkarları, bizimki ile kıyas edilebilir mi? Adamlar, üç kuruşluk menfaatleri için yapmayacakları şey, çalmayacakları kapı bırakmıyorlar. Biz ise, milyarlarca dolarlık menfaatimizi, bir çırpıda elimizin tersiyle itiyoruz! Büyük Atatürk''ün; ''Yurtta sulh, Cihan''da sulh!'' söyleminden, biz ne anladık bu güne kadar? Sulhun manası, sınır komşuları ile kanlı bıçaklı olmak mıdır? Bizim bu anlaşılmaz halimizden kârlı ve zararlı çıkan kim ve kimlerdir; düşündük mü? ABD, Irak''la düşman olabilir; bu hallerini uzun seneler de sürdürebilirler. Biz, öyle miyiz? Aynı coğrafyayı ve tarihi, asırlarca birlikte paylaştığımız ve şimdi de sınır komşusu olduğumuz Irak''a biz, nasıl bir ABD, Avrupa veya Afrika ülkesi gibi davranabiliriz? Irak''la bizim müştereklerimiz ve ortak çıkarlarımız, bir ABD, Avrupa ülkesi veya Afrika ülkesi ile aynı mı? Değilse, niçin onların dümen suyunda gidiyoruz? Bizim kayıplarımızı karşılıyorlar mı; hayır..

O halde? (Bu mühim mevzua yarınki makalemizle devam edeceğiz. F.B.)