Kaydet
a- | +A

İngiltere Başbakanı Tony Blair, gazetelere verdiği demecinde, onbinlerce insanın kanına giren Slobodan Miloşeviç''in idam edilmesi gerektiğini ve bu idamın siyasi bir yönünün bulunmadığını belirtti.

Biz de 30 bin kişinin katilini yargılıyoruz; Batı kompleksinden olsa gerek, bir kısım akl-ı evvellerimiz, her zaman olduğu gibi yine, şom ağızlarını açtılar:

"Öcalan''ı, asker üyenin bulunduğu mahkemede yargılarsak, adil davranmamış oluruz. Hele, idam kararı verip, bir de onu infaz edersek, Avrupa''nın yüzüne bakamayız.

AB''ye girmemiz konusunda, zaten bin bir zorluk çıkarıyorlar; bu olaydan sonra, kapıyı tamamen yüzümüze kapatırlar..."

Açık ve net bir şekilde ifade etmek gerekir ki; Öcalan konusunda, başından beri yanlış yol izliyoruz.

Terör örgütünün ve bu örgütün lideri konumundaki Öcalan''ın, başından beri, dışımızdaki dünyanın himayesinde olduğunu bilmiyor muyuz?

Biz, daha Yunanistan''a haddini bildirmedik. O Yunanistan ki, terör örgütüne ve mensuplarına yardım ve yataklık etmekte, onları eğitip üzerimize salmada suçüstü yakalanmıştır.

Ülkelerin anlayacakları dilden konuşma hususunda, dış politikamız zayıf ve pasiftir maalesef.

Bakınız şu Yunan''a! Her hal ve şartta, Türkiye''ye karşı olan düşmanlığını aleni şekilde gösteriyor.

Biz ise, nedense hep alttan alıyor, dostluk (!) eli uzatmaya çalışıyoruz. Buna mecburmuşuz gibi!..

Adamları, NATO''nun askeri kanadına biz dahil ettik. Onlar, şimdi Sırp''ın yanında NATO''nun aleyhinde çalışıyorlar.

Karadeniz''de kıyıları olmamasına rağmen, Karadeniz Ekonomik İşbirliği''ne biz davet ettik ve kuruluşun bankasının Selanik''te olmasına göz yumduk.

Avrupalı, yüz verince astar ister; bunu neden görmek istemiyoruz?

Ayrıca, şu Öcalan davasını nasıl sürüncemede bıraktığımızı görüyor musunuz?

Ele geçirilişinin haftasında cezasını bulmalıydı.

Biz onu Terör Örgütü başı biliyor, fakat ona meşru bir savaşı kaybetmiş kumandan, yahut mağlup bir devletin başı imiş gibi muamele etmiyor muyuz?

Nedir bu kadar masraf ve şamata?

Onu İmralı''ya tıktığımızdan beri, ihracat ve ithalatımızın çok önemli merkezlerinden olan Bandırma Limanı sinek avlıyor!

Aylar sonra, tam turizm mevsiminin başlangıcında, bu davayı başlatmak, Türk turizmine kaça patladı dersiniz?

Evet, o hesap veriyor da, biz ne yapıyoruz? Her şeyden önce, şu hususu bilmekte ve açıklamakta fayda var: Türkiye''de de hakimler vardır.. Ve onlar, Türk Milleti adına karar verirler.

Batı ne der, kompleksinden kurtulamadan Batı''lı olunamaz!

Şimdiye kadar böyle davrandık da, Batı ne dedi ki? Demek o, hep bildiğini okudu ve okuyacak! Bize ne oluyor, biz neden kendimiz olamıyoruz?

Bakınız, ABD''de idam var; kimse ABD''ye, sen Batılı ve medeni değilsin diyebiliyor mu?

Sanki biz, idamı kaldırıp, 30 bin kişinin katili bu caniyi beslemeye devam etsek; Batı''lı dostlarımız (!)dan "Aferin!" alacağımızı mı zannediyoruz?

Bize, buyurun AB''ye girin mi diyecekler?

Hadi canım siz de!

Bütün bir insanlık şahsiyete meftundur.

Cam kafeste hesap veren Öcalan bile, Batı''nın ikiyüzlülüğünü haykırıyor!

Biz hâlâ Batı ne der kaygısındayız!