Kaydet
a- | +A

Başta Peygamberler (a.s.) olmak üzere, bilgeler, düşünürler, bilginler, muallimler hep insanoğlunu terbiye etmek için çalışıp, didinmişlerdir.

İnsanın içinde bulunan, 7 başlı ejderha olan nefsin ıslahı için gayret sarfetmişlerdir. O nefs ki, şeytandan 70 kat daha kafir ve insanoğlu için bir o kadar tehlikelidir.

Düşmanı dışarda arayıp bulduğunu zanneden ve bu amaçla birbirinin kurdu olan insan, boşa gayret sarfediyor.

Gerçek ve büyük düşmanın, kendi içinde olduğunu bilse, aleme düşmanlığı bırakır ve kendine döner. İnsanı sonsuz felaketlere sürükleyen asıl düşman kendi içinde zira!..

Bir hadis-i kudside Cenab-ı Hakk: "Nefsine düşmanlık et, zira o benim düşmanımdır!" buyuruyor.

Yaratılış itibariyle nefs, kötülükler deposudur. Bununla beraber kendisini iyi zanneder ve beğenir. Yani, ehl-i mürekkeptir o... Katmerli cahil...

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), insanoğlu için cehalet karanlığını yırtıyor ve; "Nefsini bilen, Rabbini tanır!" buyuruyor.

Zaten yaratılışın gayesi, Alemlerin Rabbi olan Allahü Teala''yı tanımak değil mi idi? İşte bu büyük davanın yolu da insanın kendisini bilip tanımasından geçiyor.

Muhammed Aleyhisselam ümmetinin göz bebeği, ariflerin ışığı İmam-ı Rabbani Hazretleri buyuruyor ki: "Kendini (nefsini) frenk kafirinden üstün bilen (gören) gerçek manada iman etmiş olamaz..."

Meydan cenginden dönen peygamberler peygamberinin (s.a.s.) eshabına (arkadaşlarına) öğüt ve ikazı: "Küçük cihattan döndük, asıl ve büyük cihatla yüz yüzeyiz..."

Kutlu velilerden Bayezid-i Bistami, bir bayram günü, pırıl pırıl, bembeyaz elbiselerini giymiş, yanında talebeleri olduğu halde, sokakta yürüyordu. Bir ara, dar sokakta köpekten korunmak için, elbisesinin eteğini toplayarak yürüdü. O anda köpek dile gelip fasih bir lisanla:

- Ey Bayezid! Seni benden sakındıran hal nedir? Unutma ki; seni Bayezid olarak, insan şeklinde yaratan Allah; beni de bu halimle köpek olarak halketti!...

Biraz sonra, aynı topluluk bir evin önünden geçmektedir. Pencereyi açan kadın, elindeki külü aşağıya, Bayezid''in üzerine boca eder. Kirlenmesin diye köpekten sakındırdığı bembeyaz elbiseleri, simsiyah leke içinde kalmıştır.

Hali gören talebeler, son derece müteessir olurlar ve kızgınlıkla, külü döken kadına çıkışmak isterler.

Bayezid-i Bistami Hazretleri onları ikaz eder ve:

"Buna da şükür!... Biz, bu külün ateşlisine layık ve müstahaktık; Cenab-ı Hakk lutfetti, merhamet etti ateşsiz külü gönderdi. Kızmak, ne haddimize! Sonsuz kerem sahibi olan Rabbimize sonsuz şükürler olsun!...

Yine Peygamberler Peygamberinin (s.a.s.), "Bizi bize bırakma!" yakarışı, nefsin tasallutundan korunmayı amaçlamıyor mu?

Nefslerin gemi azıya aldıkları bu zamanda, şeytanlara pek iş kalmasa gerektir. Kendi işini kendinden iyi yapan nefsleri görünce, sevinip önce seyirci kalmış, meydan yeri kötülükle kaplanınca da, bizzat şeytan, nefs''in şerrinden korkar olmuştur.

... Ve nefsimizin şerrinden Allah''a sığınmaktan gayrı çare kalmamıştır.