Hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu ki: "Bedende bir et parçası vardır; (kalp). O düzgün olursa, beden de, bedenin bütün uzuvlarının işleri de düzgün olur.
Allahü teâlâ da Kur''an-ı Azimüş-şanda: "Kalpler, ancak Allahü teâlâ''nın zikri ile itminana (rahata, huzura) kavuşur." buyuruyor.
Bütün kötülükleri işleyip de; (Sen kalbime bak! Kalbim temiz! Mühim olan da kalbin temizliğidir!) diyenlere ne kadar hayret edilse azdır.
Kalp temiz ise beden de temiz olur, kalp bozuk olunca beden de bozuk olur. Bozuk bir bedenin (amelleri kötü ve çirkin olan) benim kalbim temizdir, siz benim kalbime bakın demesi, yalandan öte, kişinin kendine ihanetidir.
Zira, her kaptan, içinde olan sızar!
Bazı gafiller de, (Allah''ın rahmeti, gadabını aşmıştır) ilahi düsturuna, kendi akıllarınca mana vererek; (Kim olursa olsun, hangi inançta bulunursa bulunsun, ve her kim ne yaparsa yapsın; Allah''ın merhameti galebe çalacak ve bu kişiler rahmete ve huzura kavuşacaktır) diyerek yeni ve sapık bir din meydana çıkarmak gayretindedir. Hem her din mensubundan (!) bu tip bir gayretin içinde olan çeşitli insanlara rastlıyoruz. Hem de dünyanın her tarafında...
Şimdi, din adına moda cereyan bu...
İmam-ı Rabbani Hazretleri 266. mektubunda, kafirlere merhamet konusunu bir sual ve bir cevapla açıklıyor. Şöyle ki:
Sual: Allahü teâlâ, dünyada kafirlere merhamet ediyor. O halde, dünyada rahmet sıfatı, zatının gadabını aşmıyor mu?
Cevap: Kafirlere dünyada merhamet edilmesi görünüştedir. Yani, merhamet şeklinde görünen istidraçtır, hiledir. Nitekim, Kur''an-ı Kerim''de mü''minûn suresinde (kafirlere çok mal ve evlat vererek onlara yardım mı, iyilik mi ediyoruz? Küfürlerine karşılık olarak onlara bol bol iyilikleri çabuk çabuk gönderiyoruz mu zennediyorlar? Hayır, öyle değildir. Bu yardım onlara iyilik değil istidraçtır. Azmaları, kudurmaları ve cehenneme gitmeleri içindir) buyuruyor. A''raf ve Nûn surelerindeki (onları yavaş yavaş azaba yaklaştırıyorum. Haberleri olmuyor. Onlar azdıkça, dünya nimetlerini artırarak, fırsat veriyorum. Aldanıyorlar. Onlara hazırladığım azap çok şiddetlidir) ayeti kerimesi de, böyle olduğunu açıkça göstermektedir.
... Bu fakire göre (İmam-ı Rabbani Hazretlerine göre), Allahü teâlâ''nın rızasını ve sevgisini kazanmak için, küfürden teberri (kaçınmak, yüz çevirmek) gibi, hiçbir amel ve ibadet yoktur.
Kafirlere ve küfre, Allahü teâlâ''nın zatı, kendisi düşmandır.
... Nefslerin arzusu ve her çeşit günahları ise böyle değildir. Bunlara Allahü teâlâ''nın düşmanlığı, kendinden değil, sıfatlarındandır.
... Günahkarlar, bunun için, cehennemde sonsuz kalmayacak, belki bunlardan çoğunu, isterse affedecektir.
... Zatın düşmanlığı, sıfatın acımasından daha kuvvetlidir. Sıfat ile yapılan şey, zatın yaptığını değiştiremez. Hadis-i Kudside buyuruyor ki... (Rahmetim gadabımı aşmıştır.) Bunun manası, rahmet sıfatım, gadap sıfatımı aşmıştır, demektir. Yoksa, rahmet sıfatı, kafirlere, müşriklere karşı olan zatın gadabını aşar demek değildir.

