Kaydet
a- | +A

İslam Dini''ni tartışmaya açanlar ve bu gaye ile her meslek ve meşrepten insanların ileri geri konuşmaları tek kelime ile hezeyandır.

Neylersiniz ki bu hezeyan bugün modadır ve bu modaya uymayan yok gibidir!

Allah aşkına; dinin neresi tartışılabilir? Din, inananlarınca, Allah tarafından vazedilen ilahî hükümler manzumesidir. Ve yine müntesiplerince (inananlar) bu hükümler kutsal addedilip yerine getirilmeye çalışılır.

Her şeyden önce şu soruyu kendimize soralım: Biz niçin Müslümanız? Çünkü; Müslümanlar''ın inancına göre bütün kemâlât İslamiyete verilmiştir. Bütün güzellikler ondadır. O, dünya ve ahiret saadetinin ta kendisidir. Yine, biz Müslümanlar''ın inancına göre, başarı, İslamiyet''e uygunluk ölçüsüne göredir. Bugün, ortada bir başarısızlık ve geri kalmışlık söz konusu ise ki, öyledir; bunun suçu İslamiyet''te değil, İslamiyet''i gereği gibi öğrenip tatbik etmeyişimizdedir.

Yani, günümüz Müslümanlarının Müslümanlığı hem laftâdır ve hem de kendilerine göre şekillendirdikleri ve binbir türlü mana verdikleri ve adına din dedikleri "Ve minel garâib" bir haldedirler.

Kur''ânî bedahat ölçüsüyle belirtelim ki; "De ki, siz dininizi Allah''a mı öğretiyorsunuz?" Hucûrat Suresi, ayet 16.

Evet, din adına yapılmakta olan hemen bütün tartışma programlarına dikkat edin; her önüne gelen, dini Allah''a öğretme gayretinde!..

Ve yine dikkat ediniz; böylelerinin dillerinde ne dinin peygamberi vardır ve ne de O''nun varisleri olan İslam alimleri...

Varsa, yoksa kendi küflü ve küçücük beyinleri ve onunla ürettikleri bir yığın hezeyan...

Her şeyden önce bu tipler, İslamiyet''in edebinden bîhaberler. Hemen hepsi, "ben", "bana göre" diyerek küstahlıklarını sergiliyorlar. Tarihte hiçbir gerçek İslam alimi ben dememiştir. "Ben" demeyi bid''at (çirkin) bilmişlerdir.

Şeytan, "ben" dediği için lanetlenmiştir ve kovulanlardan olmuştur.

Ellerine Kur''an-ı kerimi almışlar meydan meydan geziyorlar. Arapça bilmekle, Kur''an-ı kerimi anlayacaklarını sanmışlar. Kendilerinin sapıtmış olduğu yetmiyormuş gibi, binlerce masum insanın da dini ile imanı ile oynuyorlar!

Ayol! Peygamberin hadisleri (ki onlar, Kur''an ayetlerinin açıklamalarıdır) olmadan, Kur''an-ı Kerimden ne anlaşılabilir?

Yoksa; hâşâ o Kur''an bunlara mı geldi de böyle fütursuzca ahkâm kesiyorlar!

Edep ya hû!

İslam alimleri, "ben" demeyi, nusret-i ilahinin (Allah''ın yardımı) gelmesine engel bilmişler ve bundan kaçınmışlardır.

Hiç düşündünüz mü sevgili okuyucularım; bu küflü kafalar, neden hiçbir İslam aliminden bahsetmez? Onların kütüphaneler dolusu eserlerinden bir satır olsun alıp nakletmezler?

Bunun iki sebebi var. Birincisi, nefs yani enaniyet... İkincisi de, onların büyüklükleri açıklanınca, kendi zavallılıkları anlaşılmış olacak!..

Yani bunların gayeleri, gerçek din büyüklerini unutturarak yıkmak ve böylece kendilerinin bücür ve şahsiyetsiz kişiliklerini ortaya çıkarmak...

Bu maskara tiplere aldanmamak için dinimizi öğrenmekten başka çaremiz yoktur. Zira, "İnsan bilmediği şeyin düşmanı olur" hadis-i şerifi bize bu ikazı yapıyor.

Onların iddia ettikleri gibi din, Kur''an-ı kerimden ve hatta hadis-i şeriflerden öğrenilemez! Kur''an, anayasa gibidir. Kur''an''ın ve hadis-i şeriflerin fert ve cemiyet bazındaki hükümleri; iman, ibadet, muamelat (ticaret, alış-veriş), münakehât (evlenme-boşanma), ahlâk vb. konu başlıkları ile ilm-i hal kitaplarında, bizlerin anlayacağı şekilde açıklanmıştır. Ve bu bilgiler, her Müslüman için lazımdır. İlm-i hal bilgilerinden yoksun kişi, nasıl inanacağını bilemeyeceği gibi, nasıl ibadet edip, nasıl davranacağını da bilemez.

İsmi üzerinde; hal ilmi...

Önce halimizi bir bilelim ve gereğini yapabilelim, ondan sonrası kolay!

Nasıl mı?

"Bildiklerinizle amel ederseniz, bilmediklerinizi de öğrenirsiniz."