Kaydet
a- | +A

Geçen gün gazetelerde okudum. ABD''nin bazı eyaletlerinde, Darwinizm, okul kitaplarından çıkartılıyormuş.

ABD''li yetkililer ve veliler, çocuklarının körpe beyinlerine Darwin''in insanın maymundan geldiği safsatasını, artık sokmak istemiyorlar. Zira, başta ABD olmak üzere Batı, bu safsata ile yetiştirdikleri nesillerin akıbetlerini gördüler. Gençler, kiliselere gitmiyor, dini evlilik yapmıyor ve din dışı bir hayatı yeğliyorlar. Temennimiz; inşaallah bu husus Batı''da umumî bir kabul görür de, böylece sıra bizim de okul kitaplarımıza gelir! 20. Asır insanlığı, ilim adına, ilmi katletmekle tarihe geçecektir. Zira, ilim adına, gençliğin önüne sürülen yığınla safsata ile Allah ve ahiret inançları yok edilmiş, dinsiz nesiller yetiştirilmiştir. 1789 Fransız İhtilali''nde öldürülen kimyager Lavoisier de, "Var olan şey yok olmaz; yok olan şey de, var olmaz" diyerek Allah''ın kudretini inkâr etti. Ve bu inkâr hali, hâlâ okul kitaplarında baş tacı edilmekte ve gençlerimiz inkâr batağına sürüklenmektedir. Halbuki bu söz, umumî olarak değil de, kimya hadiselerinde var ve yok olmaz şeklinde denseydi, hem bu söz doğru olacak ve hem de gençler kurtulacaktı. Nitekim, İslam düşmanı fen yobazlarının, tekrar dirilmeyi inkâr ederken Lavoisier''in bu yanlış sözünü ileri sürmeleri ilme ve fenne büyük iftiradır. Allah, dünyayı ve ahireti, yani herşeyi yoktan var etti. Hepsini tekrar yok edecek ve Kıyamet Günü yine var edecektir. Yaratması ve yok etmesi, O''nun sonsuz kudretine göre şaşılacak bir şey değildir. Bütün dinler, alemin yoktan var edildiğini ve tekrar yok edileceğini sözbirliği ile bildirmektedir. Filozofların bu sözleri, mahlûkların varlıkta durmaları için, Allah''a muhtaç olmamalarını da icap ettirmekte ve Allah''ın varlıkları yok etmeye kadir olmayacağını göstermektedir. Cisimlerin sıfatlarının var olduklarını ve yok olduklarını görüyoruz. Mesela; deniz suları, buhar haline, bulut, yani zerreler haline ve kar, buz haline dönmektedir. Suyun bir hali yok olup, diğer hali var olmaktadır. Cisimlerin hallerini yok iken var eden ve var iken yok eden Allah, cisimlerin kendilerini de yok iken var etmeye ve var iken yok etmeye kadirdir. Bugün bütün dinler, öldükten sonra tekrar dirilmeye, Cennet''e ve Cehennem azabına inanıyorlar. 20. Asrın sözde ilim belası yalnız Türk gençliğine değil, bütün insanlığa musallat olmuş ve kendisine "modern" diyen insan tipini Allah ve ahiret fikrinden uzaklaştırmıştır. Daha açık bir ifade ile söyleyelim: 20. Asırda, milletlerin eğitim sistemleri Materyalist (maddeci) nesiller yetiştirme şeklinde dizayn edilmiştir. Dolayısıyla sevgisiz, inançsız, katı ruhlu, herşeye maddî açıdan bakan, hasta tipler meydan yerlerini doldurmuştur. İnsanlık, inançsızlığının ilk meyvesini Komünizm olarak tattı. 1917 Bolşevik İhtilali''nden önceki, Çarlık Rusya''sına bakın; o günlerdeki Rus edebiyatını okuyun, inançsızlığın kol gezdiğini dehşetle irkilerek görürsünüz. Petesburg''un meyhanelerindeki Rus gençliğinin tek münakaşa konusu vardır: Tanrı''nın varlığı... Hemen arkasından gelen komünist rejimiyle din, büsbütün yasaklanır ve "afyon" ilan edilir. Rusya''da rejim marifetiyle yapılan, hür dünyada bilim adına ve bilim marifetiyle yapılmak istenmiş; ruhlar ve ma''bedler boş kalınca da, kaybedilen Tanrı yeniden aranmaya başlanmıştır! İşte "milenyum" bu aramanın habercisidir! Bizim ise, güneşin Batı''dan doğmasını beklemekten başkaca şansımız yok!..