Muhammed aleyhisselamın ümmetinin bir ismi de "Ümmet-i Merhume''dir. Bunun manası, günahları bağışlanmış ümmet demektir. Cenab-ı Hakk, sevgili Peygamberine, ''Sana uyan mü''minlere (merhamet) kanadını indir'' buyurmaktadır. Şu''ara suresi, ayet 215.. İnsanoğlunu hidayete (ebedi kurtuluş) daveti için gönderilen Peygamberler''e sonsuzluk kapıları açılmış ve her birisine ayrı ayrı; ''Dile bizden! Ne istersen makbulümüzdür!'' ilahi hitabı erişmiştir. Bunlardan yalnız Muhammed aleyhisselamdır ki, bu isteğini ''Mahşer Günü''ne bırakmış, onu da ümmetinin bağışlanması için kullanacağını va''detmiştir. Bağışlanmaya en layık ve en muhtaç, O''nun ümmetidir zira... Eski ümmetlere nazaran, ömürleri çok kısa olmasına rağmen, ziyadesiyle günah işleyen, bu ümmetten başkası değildir. Hele, yaşanılan bu ahir zamanda, zulmetin karartmadığı kalp kalmamış gibidir. Küfür ve irtidat (inkar ve dinden çıkma) aleniyet kazanmış; dağlar misali günahı da yüklense, imanını muhafaza edebilen, parmakla gösterilebilecek kadar azalmıştır! Nitekim, Sevgili Peygamberimiz, eshab-ı kiramına (arkadaşlarına) seslenirken; İslamiyet on kısımdır. Sizler, bunlardan dokuzunu yapıp, birini terk ederseniz helak olursunuz! Ama, öyle bir zaman gelecek ki, onlar ahir zaman ümmeti olacaklardır; İslamiyet''in dokuz kısmını yapamayıp bir kısmını yerine getirirlerse, kurtuluşa ereceklerdir. İşte, o bir kısım da imandan başkası değildir, buyurarak bu inceler incesi hali dile getirir. Evet; sevgili Peygamberimiz, ümmetine kendi canlarından daha yakındır. Mesele, O''nun ümmeti olarak O''na kavuşabilmektir. Yani, son nefeste imanlı olarak ölebilmektir. Peygamberimizin, mü''minlere kendi canlarından daha yakın olduğunu, Cenab-ı Hakk, Ahzab süresinin 6. ayet-i kerimesinde buyuruyor. ''Mü''minlere merhamet kanadını indir'' emr-i ilahisine, Peygamberimizin iman ve teslimiyetine bakın ki, mü''minlere kendi canlarından daha yakın oluyor!... Onun içindir ki, O''na sevgi ve merhamet Peygamberi deniyor. Yine onun içindir ki, hamd (övülme) Allah''a mahsus iken, kul planında Muhammed (övülmüş) O''dur. İnsanlık, O''nunla kemale erdi. Yer ve gökler O''nunla aydınlandı. Melekler, O''nun adını anarak Allah''a yakın oldu. O''ndaki üstün ahlakı, ahlak-ı hamide (övülmüş ahlak) diye Alemlerin Rabbi olan Allah methediyor. Ve O''nun gönlünü hoş etmek için buyuruyor ki; ''Yakında, gönlün hoş oluncaya kadar (sen, yeter deyinceye kadar) Rabbin sana verecektir'' Duha suresi, 5. ayet... O, hoşnud olmayı ve Rabbinden dilemeyi Kıyamet Günü''ne bırakmış ve ümmetinin bağışlanmasına tahsis etmiştir. O''nun ümmeti olup da, böylesine merhamet deryasına dalıp bir damla olsun, tatmadan ölenlere yazıklar olsun! O deryadan kana kana içenler, şimdi toprak altında. Onların ayrılık acısına dayanamayan Allah dostlarının feryadı:
''Sevdiklerimin ayrılığından ruhum kan ağlıyor. Onların firakından, kemiklerimin ilikleri yanıyor.''

