Kaydet
a- | +A

Cenab-ı Hakk, En''am suresinin 42. ayetinde, mealen; (Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ardından boyun eğsinler diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık) buyurmaktadır.

Görüldüğü gibi; eski ümmetlerin, Allah''ı ve O''nun gönderdiği Peygamber''i inkar etmeleri, dünyada iken, şiddetli fakirlik, hastalık ve çeşitli afetlerle cezalandırılmalarına sebep olmuştur.

Peki; inkarcıların, bu denli bela ve musibetlere düçar olmaları, imanları hususunda değişikliğe sebep oldu mu?

Asla! Nitekim; aynı surenin 43. ayetinde de; (Hiç olmazsa, onlara bu şekilde azabımız geldiği zaman boyun eğselerdi!) buyurularak insanoğlunun bu anlaşılmaz hırçın, gaddar ve katı yürekli hali sergilenmektedir.

Evet; kendini ve Allah''ı tanımak için yaratılan insan, tarihi boyunca bu ulvi gayeden uzak kalmıştır. İnananlar ve müttekiler her daim çok azınlıkta kalmışlardır. Çoğunluk iman etmeyerek, azgınlığa ve taşkınlığa sebep olmuştur. Bugün de öyle değil mi? İnsanoğlu, şu mahdut dünya hayatında ve o aciz haliyle, yerleri ve gökleri yaratan, her şeyin maliki, Mutlak Galip olan Allah''a karşı gelmekle ne yaptığını sanıyor? Sadece kendi yaratılışına bir baksa; ne idi ne oldu, nereden gelip nereye gidiyor, içinde ve dışında hangi nimetlerle mücehhez kılındı, hududu nedir, neye memurdur, kendi arzusu ile mi görüyor, doyuyor, koşuyor, zıplıyor?... O halde, insanın kendine yaptığı bu zulüm neyin nesidir? Neyine güvenerek, yaratılış kanunlarına karşı geliyor; her düşünce ve fiiliyle Allah''a karşı tuzaklar kuruyor?

Gözündeki gaflet perdesini aralayıp, kendinden öncekilerin hallerine baksa; ne idiler ne oldular, nerede onların caka satan, kibirli afra ve tafraları? Yakışıklı ve müzeyyen halleri ve görkemli sarayları? Hani nerede? Hepsi, aslına rücu etmiş, çürüyüp bir avuç toprak olmuş... Bu, bir avuç toprağa mı güvenip, uğruna, çeşit çeşit isyankarlıklarla Allah ve O''nun gönderdiği ebedi kurtuluş yolu görmezlikten gelindi? Sorarım size sevgili okuyucularım; bu alış verişten ziyan eden kim?

Allah, (onların tuzak kurduklarını, ancak; onların kurdukları tuzakları bozduğunu ve kendisinin tuzak kuranların en hayırlısı olduğunu) bildiriyor. Al-i İmran Suresi, ayet 54 Öyle ya; insanın yaptıkları kendinedir. Yaptığı her hayır, Allah''ın şanına bir şey katmayacağı gibi, yaptığı her kusur da O''nun şanından bir şey eksiltmez.

Öyleyse, insanoğlunun kurmuş ve kurmakta olduğu bütün bu tuzaklar, bizzat öz nefsi içinmiş meğer!

Zalimliğin ve cehaletin bedeli bu olsa gerektir!