Kaydet
a- | +A

Riya, diğer bir deyişle ikiyüzlülükte gizli şirk vardır. Bu da, kulun işleyebileceği günahların en büyüklerindendir. Riya, bir şeyi olduğunun tersine göstermektir. Kısaca gösteriş demektir. Yani, dünya kazancına dini alet etmektir. İbadetlerimizin sahih olması için, Allahü tealanın rızası için yapmaya niyet etmek lazımdır. Nitekim; Cenab-ı Hakk, Sure-i Kehf''in 110. ayet-i kerimesinde mealen şöyle buyurmaktadır: ''(Habibim) De ki: Ben de sizin gibi bir beşerim. (Şu var ki) bana, ilahınızın sadece bir ilah olduğu vahyolunuyor. Artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, iyi iş yapsın ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.'' Şu halde, ihlas ile yapılan ibadetler, kusurlu da olsa, Allah için yapıldığından Allahü teala indinde makbul olur. Fakat, riyakarca yapılan ibadetler, görünüş itibariyle mükemmel de olsalar Allahü tealanın indinde bir kıymetleri yoktur.

Sevgili Peygamberimiz: ''Başkalarına gösteriş için namazını güzel kılan, yalnız olduğu zaman böyle kılmayan, Allahü tealayı tahkir etmiş olur'' ve ''Sizde bulunmasından en çok korktuğum şey, küçük şirke yakalanmanızdır. Küçük şirk, riyadır'' ve ''Dünyada riya ile ibadet edene, kıyamet günü ey kötü insan! Bugün sana sevap yoktur. Dünyada kimler için ibadet ettin ise, sevaplarını onlardan iste denir'' buyurmaktadır. Bakara suresinin 264 ve 272. ayet-i kerimeleri, konuyu apaçık ortaya koymakta ve takip edilmesi gereken yolu göstermektedir: ''Ey iman edenler! Allah''a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde birazcık toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Allah, kafirleri doğru yola iletmez'' , '' (Habibim) onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Lakin Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah''ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa, karşılığı size tam olarak verilir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.'' Demek oluyor ki, amel ve ibadetlerde aslolan ihlastır. Şeriatin de, tarikatin de gayesi, insanları ihlaslı kılmaktır. Riyadan, gösterişten, ikiyüzlülükten kurtarmaktır. Cenab-ı Hakkın mü''min kullarından murat ettiği halis din de işte budur. Peygamber Efendimiz, Muaz bin Cebel''i Yemen''e vali olarak gönderirken, ona şu nasihatte bulundu: ''İbadetlerini ihlas ile yap. İhlas ile yapılan az amel, kıyamet günü sana yetişir. İbadetlerini ihlas ile yapanlara müjdeler olsun! Bunlar hidayet yıldızlarıdır. Fitnelerin karanlıklarını yok ederler. '' ''Herkese üç şey çok lazımdır önce,

Biri, iman edinmektir iyice. Biri İslam''a uymaktır her yerde, Fıkhı iyi öğrenmeli elbette. Bir de ihlastır her işte daima, Şöyle ki, hiç olmaya ucb-u riya.''