Kaydet
a- | +A

Hemen hemen bütün Pazar Yazılarımız, İslam alimlerinin kitap, söz, yazı ve sohbetlerinden alınmış olup, bunlarda yani; İslamiyet''i anlatmada bizim nakilden maada bir katkımız yoktur ve olamaz da...

Çetinler çetini olan bu mühim meselede papağan olma şerefi bize yeter de artar bile.. Evet.. Bilmeden İslamiyet olmaz. İslamiyet ilim dinidir. İlim öğrenmek, gerektiği şekilde amel yapmak içindir. Amel yapmak da, yalnızca Allah içindir.

Gerçek mü''min her yaptığı işi Allah için yapar. Hatta her düşüncesi Allah için olur.

Ahiret gününde, kişinin yaptığı işler bir bir önüne konur. Bunlardan Allah için olanlar, kabul görür ve alınır. Desinler, insanlar beğensin diye yapılanlar ise; ''bunlar yapıldığında insanlar tarafından beğenilip karşılığı dünyada verildi'' denilerek, kişinin yüzüne fırlatılır! Nice namazlar, taatler ve ibadetler, desinler diye yapıldığından; ahirettte yüzkaralığından başka bir işe yaramayacaktır. Beğensinler diye amel etmek, ibadet yapmak şirktir. En büyük günah Allah''ı unutmaktır. O''nu unutarak yapılan her iş hiçtir. O''nu unutarak kılınan namaz, jimnastik, tutulan oruç perhizdir.

Yarın, ahirette, Allah kendisi için yapılanları alacak, kendimiz ve başkaları için yaptıklarımızı ise yüzümüze çarpacaktır. Bunları kendiniz için yaptınız ve buyurun diyecek! Bir iş veya hizmet ne kadar kıymetli olursa, onun o nispette düşmanı olur. En kıymetli iş, Allah''ın dinine hizmettir. Bu, en kıymetli görev, insanlar içinden seçilmiş en şerefli kişilere verilir. Çünkü bunlar, Peygamberlerin varisleridirler.

Bu mühim işte ve her hayırlı işte, başta birinci düşman kendi nefsimizdir. O halde, evvel emirde düşmanı dışarıda aramayalım. Nefsimizle mücadelenin yegane yolu, ibadetlerde ve her işte ihlasa sarılmaktır. Yani, her işi Allah için yapmaktır. Kişi, dünyada Allah için ibadet ederse Allah, onun işlerini kolaylaştırır.

İmam-ı Rabbani Hazretleri dünyanın kötülüklerini bir bir saydıktan sonra (Allah için yapılmayan her iş dünyadır), bundan kurtuluş yani, kalbinden dünya sevgisini çıkarmanın yolu Allah adamları ile beraber olmaktır buyuruyor.

Kalpler, dünya sevgisi ile hastadır. Bu hastalığı tedavi etmek gerekir. Kalpler düzeltilmezse, onu ateş düzeltecektir! Sevgili Peygamberimiz, "İki mü''min bir araya gelir de Allah''tan, Peygamberden ve Ahiret Günü''nden bahsetmezlerse Allah oraya lanet etsin" buyuruyor. Yani, onlardan yardım ve rahmetini kessin! Yine İmam-ı Rabbani Hazretleri, devamla buyuruyorlar ki, "Kalbinde dünya sevgisi olan insanlarla karşılaşmayın; hatta bulundukları şehri terk edin! Abdülhakim Arvasi Hazretleri, ''Bu dünyadan bıktım usandım; Ahiretten ise, haberim yok!'' buyuruyor. Dünya bir hiç... Onun hiç tadı olur mu? Hiçe gönül bağlayanlar da hiç; yani ahmak... Cenab-ı Hakk insanları, kendisini tanısınlar ve kendisine ibadet yapsınlar diye yarattı. Yoksa, dünyanın gelip geçici zevklerine dalıp Allah''ı unutmaları için değil... Dünya, imtihan yeri.. Mükafat yeri ise Ahiret.. Sonsuz hayat, saadet ve nimetler orada.. Alemlerin Rabbi; ''Allah verdiği sözden dönmez.. Beni Rabb tanır ve bana ibadet ederseniz, size Cennet''imi söz veriyorum'' buyuruyor.